Haldun Solmaztürk
‘Donroe’ Amerikanın Hitlerleri.!
JD Vance, 2016 başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçilerin adayı olmak için yarışmış ama Trump’a karşı kaybetmişti. O zamanlar, “Biz düşük gelirli ve düşük eğitimli [gariban] beyazların partisiyiz. Trump, Nixon’dan daha da beter bir çıkarcı, berbat bir tip, kültürel uyuşturucu, [Başkan seçilirse] Amerika’nın Hitleri olabilir” demişti.
Tam da öyle oldu, başkan seçildi; 2024’te ikinci kez seçilecekti.!
Ama Trump tek Hitler (!) değildir.!
JD Vance, başkan yardımcısı olmaya davet edilince koşarak gitti; birbirlerine benziyorlardı.
Söylediklerini hiç inkâr etmedi, “Solcu medyanın dezenformasyonuna” kanmıştı ama artık “Başkanın yanında olmaktan gurur duyuyordu, radikal solla savaşında ona destek verecekti”.
Ukrayna devlet başkanı Zelenski’yi canlı yayında milyonlar izlerken aşağılayan Trump’ı kışkırtan, sonra da vücut diliyle ona ‘Aferin, iyi yaptın.!’ diyen işte o JD Vance’ti.
Özgüvensizlik—yetersizlik kompleksi—kendini farklı şekillerde dışa vurur ki biri de üstünlük kompleksidir. Bunlar başkalarına yukarıdan bakar—onları aşağılar, vehmettikleri başarılar ya da statü sembolleriyle özgüvensizliklerini dengelemeye çabalar, başarısızlığı veya eleştiriyi kabul etmekte zorlanırlar—uç örneklerde tümüyle reddederler.
Kendilerine benzemeyenler, sadece etrafta oluşlarıyla onlara ‘eksiklerini’ hissettirdiklerinden dışlanırlar. Trump da kendine benzeyenleri seçtiği için etrafındakiler de tam onun gibi…
ABD anayasası Başkan tarafından atanacak 1200-1400 kadronun Senato onayını gerektirir. Bunların yirmi kadarı Başkan’ın en yakınında çalışanlar ki başta Başkan yardımcısı geliyor.
Onlarla kendini daha iyi hissediyor çünkü hepsi ruh ikizi gibi onu yansıtıyorlar.!
Dışişleri bakanı Marco Rubio, Kübalı bir göçmen ailenin çocuğu ama göç karşıtı, yabancı düşmanı. “İsrail’in bu vahşilerle [Filistinlilerle] bir arada yaşamasının mümkün olmadığına, yok edilmeleri gerektiğine inanıyor”; zaten Gazze’deki soykırım sırasında gereğini (!) yaptı.
Savunma bakanı Pete Hegseth, Fox News’ta program yapıyordu. ‘Savunma’ geçmişi milli muhafız ordusunda sınırlı süre göreve dayanıyor. Irkçı, radikal dinci, cinsiyetçi, aşırı sağcı; beyaz ırkın üstünlüğüne inanıyor. O ‘eski’ savunma ordusunu sevmiyor; artık ‘Savaş’ Bakanı ve kendi ordusunu oluşturuyor.! İşe ‘zenci’ Genelkurmay Başkanıyla başladı; onu emekli etti, yerine emekli ‘beyaz’ bir korgenerali aktif göreve çağırıp Genelkurmay Başkanı yaptı.
Sonra da Deniz Kuvvetleri Komutanını değiştirdi—kadındı.!
Onları hava kuvvetleri komutan yardımcısı ve kuvvetlerin hukuk danışmanları takip etti.
Bunların hepsi ‘hak savunucusu’ ya da ‘yavşak’ generallerdi; o, kukla ‘gestapolar’ arıyordu.
Adalet Bakanlığının başına getirdiği Pam Bondi, 2016’dan beri Trump’ın yanında; 2020’deki ‘görevden uzaklaştırma’ davasında da onu savunan avukatlar arasındaydı; yani aileden.!
İç Güvenlik bakanı Kristi Noem, terörle mücadele, sınır güvenliği gibi kritik sorumluluklar üstlendi. Sağ görüşleri, ‘Müslümanların’ Amerika’ya girişlerinin yasaklanması gibi uç politikalarla tanınıyordu. İşe alım ilanlarında “Ülkemizi geri alacağız” sloganlarını kullanıyor.
Milli İstihbarat Başkanı Tulsi Gabar eski Demokrat; 2022’de partisinden ayrıldı, 2024’te hidayete erip (!) Cumhuriyetçilere katıldı. Artık 17 farklı ‘istihbarat’ kurumunun üstünde yetkisi var; ABD kara kuvvetlerinde ‘yarbay’ rütbesinde ve henüz 45 yaşında…!
Basın sorumlusu Karoline Leavitt 27 yaşında; en gençleri ama Trump’tan daha Trumpçı…
Yakın zamanda yaşanan iki olay bu kadronun gerçekte ‘ne olduğunu’ açıkça gösterdi.
Amerikan vatandaşı 37 yaşında genç bir kadın, 7 Ocak’ta, Minnesota’da Trump’ın—ve Noem’in—ırkçı devlet görevlileri tarafından vurularak öldürüldü. Vuran, burada yazılamayacak bir küfürle arkasını döndü, gitti; ölüp ölmediğine bile bakmadı.!
Noem, olayın ertesi günü, üzerinde ‘Bizden biri. Sizin hepiniz.’ (One of ours. All of yours) yazılı bir kürsüden öldürülen kadını ‘yerel terörist’ ilan eden bir basın toplantısı düzenledi.
Başkan Yardımcısı JD Vance’e göre, “Kadın kendisini vuran görevliyi ezmeye çalışmıştı”. Bu yapılan kamu düzenine, Amerikan halkına bir saldırıydı ve medyanın tutumu utanç vericiydi.”
İki hafta sonra bir başka Amerikan vatandaşı—37 yaşında erkek yoğun bakım hemşiresi—daha Trumpçılar tarafından katledildi.
Aynı senaryo bir kez daha sahnelendi; o da ‘suikastçi’, silahlı teröristti.!
Ve geçtiğimiz hafta Trump, kendi sosyal medya hesabından, önceki başkanlardan Obama ve eşini ‘maymun’ olarak gösteren bir paylaşım yaptı.
Cumhuriyetçi senatörlerin bile “Bu kadar olmaz” dediği olayı ‘basın sekreteri’ Leavitt, “Trump ‘Ormanın kralı’, Demokratlar da ‘Aslan Kral’ karakterleriydi” diyerek savunmaya çalıştı. Ona göre tepkiler “Sahte öfkeydi”.
Sorun, Trump’ın etrafındakilerle sınırlı değil, çok daha yaygın ve derinde…!
Bazı (!) Amerikan vatandaşlarının devlet (!) görevlileri tarafından öldürülmesini kutsayan bir kitle var. Trump’ın 2021’de—kaybettiği seçim sonrası—başkan kalmak için ABD Kongresine saldığı ve sonra da başkanlık yetkisini kullanarak kitle halinde affettiği 1500 hükümlü de onlardan.!
Ruhunu şeytana satmış bir ‘komedyen’, öldürülen kadını programında alay konusu bile yaptı.
Bir kadını vurup öldürmek ve ardından cinsiyetini aşağılamak, Amerikan ‘Hristiyan milliyetçiliğindeki’ kadın düşmanlığının tipik yansıması. Yöneticilerin erkek olduğu ve herkesin itaat ettiği ya da cezalandırıldığı bir toplumsal düzen istiyorlar—Hitler gibi.!
Bu yıl sonunda ara seçimler var; 2028’de de başkanlık seçimleri…
Trump yerine kimleri düşünüyor bilin bakalım: JD Vance ya da Marco Rubio.!
Kaderlerini Trump’a bağlamış bir siyasi kadro ve hastalıklı bir taban, ‘yücelttikleri’ değerler uğruna hem kendi ülkelerini hem de dünyayı felakete sürüklemekte kararlılar.
Aynı Hitler’in Nazi Partisi gibi.!