Beşiktaş’ın hovardaca harcadığı puanlara kim yanmasın?
Harp çıktı. Günlerdir ABD İran’ı vurdu vuracak derken memleketi yıldıranların dediği oldu sonunda. Sanki ABD vurmasaydı hocalıkları ellerinden alınacak, erken kariyerleri yerle bir olacaktı. Hadi uzunca bir süre konuşup dursun, birbirinden fantastik öngörüleriyle memlekete Lahey, Brüksel, Washington muamelesi yapsınlar. Niye mi? Ahali ekmek, yumurta peynir fiyatlarını bilmiyor, Suriye’yi sokak sokak, İran’ı mahalle mahalle biliyor, Trump’ın giyeceği kıyafete kahvede bahis yapıyor. Mali Şube’ye ihbar değildir.
Futbola dönelim daha fazla sinirlenmeden. Beşiktaş geçtiğimiz hafta sezonun en iyi topunu oynattı. Memleket renklilerin dünyasından çıkıp biraz da olsa futbol gördü. Bu hafta merak ediliyordu. Süper Lig’de olmasından hep mutlu olduğum Kocaeli deplasmanı öncesinde nedensiz bir gerilim yaşandı. Özellikle Kocaeli taraftar grupları tarafından yapılan kışkırtmalar buna sebepti. Aziz mübarek gün olacak şey değil. ABD İran’ı siyonist İsrail ile vururken, Pakistan ile Afganistan’ın birbirine girmesi gibi. Bak görüyor musun? Beni de etkisi altına almış her şeyi bilen yorumcular.
Öyle ki Başkan Adalı da taraftarlara eşlik edip otobüsle Kocaeli’ne geldi. 9’u deplasman olmak üzere 15 maçtır bileği bükülmeyen Beşiktaş’ın eksiği çok ve önemliydi Orkun cezalı, Toure sakattı ve kadroda yoktu. Ama en önemli eksik Sergen Yalçın idi. Geçen hafta göz kararı 2,5 derece hipermetrop ve o kadar da miyop hakemler ceza vererek onu da tribüne göndermişti.
Beşiktaş’a Oh çektiren yeni golcü, tribünleri de Güney Koreliler ile süslemeye başladı. Güzel görüntülerdi. Orkun olmayınca kaptanlık pazubandı Ndidi’nin kolundaydı.
Tutuk başlayan müsabaka Kocaelispor’un art arda yaptığı faullerle sık sık durdu. Beşiktaş’ın tempolu oyununa karşı tedbirin bu olduğu anlaşıldı. Beşiktaş da bu oyuna geldi, orta sahada rakibiyle dalaşmaktan ilk yarı kaleyi bulan şut atamadan tamamladı. Etkili, baskılı, yıpratıcı oyunu gösteremedi.
İlk yarı Orkun’un eksikliği hissedilirken Cengiz Ünder, adeta takımı 10 kişi bırakacak kadar etkisizdi.
“Savunmanın Generali” unvanını alan Agbadou, Kocaeli ceza sahasında sahne aldı. Kafayla yapacağını yaptı, oyunu açtı. 52’de gelen bu golün ardından Beşiktaş sahaya daha iyi yayıldı, Cengiz bile kıpırdanmaya başladı. Ama faydasızdı. Oyundan alındı. Aynı dakikada Cerny öyle bir gol kaçırdı ki evlere şenlikti.
İkinciyi bulup maçı rahatlatamayan Beşiktaş, son dakikaları zora soktu. Kocaeli tribünlerinin lüzumsuz öfkesi de buna eklenince oyun yine dalaşa döndü. Uzatmalarda Olaitan tabelacılara dükkanı erken kapattırabilirdi ama olmadı.
Beşiktaş, Körfez’den de üç puanı hakkıyla aldı. Sergen Yalçın kenarda olsa daha da farklı olurdu. Hekime gitmeyi bir türlü kabul etmeyen hakemler sevinsin. Bu buldumcuklar son dakikada bir girişimde bulunup penaltı icat etmeye çalıştılarsa da olmadı.
Devre arasında yapılan takviyeler, sahaya konulan futbol iştahını görünce Beşiktaş’ın hovardaca harcadığı puanlara kim yanmasın? Hele de İnönü’de dağıtılan puanlar? Ah Beşiktaş ah.