Besim Güçtenkorkmaz

Besim Güçtenkorkmaz

Ankara’nın terk edilen tarihi mahallesi: Kayabaşı

Ankara Kalesi, uzun yıllar öncesinin en önemli ticaret merkezlerinden birisiydi. İpek yolunun üzerinde kalan Ankara’da yaşam, korunma amaçlı olarak çoğunlukla kale için olarak bildiğimiz yerde sürüyordu. Nüfusun artması ile birlikte yaşam, doğal olarak surların dışına da taşmaya başladı.
Kale surlarının hemen dibindeki kayalık alana inşa edilen evler, kale dışında kaldıkları için korunma içgüdüsüyle birbirlerine çok yakın, hatta bitişik yapıldı. Dip dibe yapılan evlerin arasında, zenginler tarafından yüksek duvarlarla korunan, geniş avlulu konaklar da vardı.
Kayabaşı adı verilen ve kalenin dış duvarlarına bitişik nizam olan bu mahallenin en büyük özelliği, bir saldırı anında, burada yaşayanların özel geçitleri kullanarak, kale surlarındaki kontrollü kapılardan kale içine girebilmeleriydi. Bu mahalleyi kale içine bağlayan kemerli giriş kapısının yeri bugün belli ama, kapılar duvar olmuş halde.

whatsapp-image-2026-02-19-at-12-04-07-2
AHİ MAHALLESİ


Ankara’nın en eski mahallelerinden biri olan Kayabaşı Mahallesinde yaşam 1200’lü yıllarda başladı. Kayabaşı Mahallesi, kale içinden sora Ankara’nın o dönem şartlarına göre en değerli yaşamın olduğu mahallesiydi. Evler Selçuklu mimarisi örnek alınarak yapılıyordu. Ahilik kültürünün ön plana çıktığı bir yerleşim yeriydi. Esnaf ve sanatkarlar, yıllarca bu bölgede oturdular. Arayanların çabuk ulaşabilmeleri için, bazı evlerin üzerinde oturanların, doktor, kırıkçı, çıkıkçı, ebe gibi meslekleri yazıyordu. Mahallenin alışveriş merkezi, kale içindekilerin de kullandığı Atpazarı ile Samanpazarı’ydı.

whatsapp-image-2026-02-19-at-12-04-07


MİMAR SİNAN’IN ANKARA’DAKİ TEK ESERİ: CENAB-I AHMET CAMİSİ


Mimar Sinan’ın Ankara’daki iki eserinden birisi olan Camii, 1565 yılında bu mahalleye yapıldı. Camiye, o dönem Ankara Valisi olan Cenab-ı Ahmet Paşa’nın adı verildi. Caminin içerisinde bir mezarlık ve türbe de yer aldı. Mimar Sinan’ın Ankara’daki diğer eseri ise taş Han olarak anılıyordu ve yıkıntıları, bugün Ulus’ta bulunan eski Sümerbank binasının altında kaldı.


Kayabaşı Mahallesinin bir diğer tarihi değeri ise 1288 yılında Selçuklular tarafından yapılan ve Ankara’da Selçuklu döneminde ilk namazın kılındığı Saraç Sinan camii ve mektebi. İçerisinde dervişlerin uzun yıllar kullandığı bir de Çilehane bulunuyor.


Kayabaşı’nda tarihi değerde 4 cami bulunuyor. Camilerin tamamı çok iyi korunmuş durumda. O dönem ortak kullanılan sokak çeşmelerinin bazıları da restore edilmiş. Molla Camisinin yanında çeşmesi hala duruyor. Çeşmenin adı, “Zehra Kadın” Çeşmesi". Yılların eskitemediği minaresi ahşap ve oldukça iyi korunmuş durumda. Çeşmelerin suyu yıllar boyunca oldukça zor bir yoldan, Elmadağ’dan getirilmiş ve büyük bir başarıyla kale yükseltisine kadar borularla taşınmış. Adnan Oktar’ın da ilk tekke binası da bu mahallede yer alıyor.

whatsapp-image-2026-02-19-at-12-07-33

ŞİMDİ NE DURUMDA?


40 yıllık Ankaralıların birçoğunun bile adını hiç duymadıkları, Kalenin hemen dibindeki mahalle, uzunca bir süredir kaderine terk edilmiş halde. Daracık sokakları, birbirine bitişik Selçuklu mimarisini yansıtan evleri, cumbalı konakları ile tarihi cami ve medreseleri, hatta mezarlıkları ile bin yıllık bu mahalle, uzun süre mahalle kabadayılarının mekan tuttuğu yer olduğu için, göz önünde değildi. Belalıların hüküm sürdüğü mahalle, oturmak için tercih edilmemesi nedeniyle, zamanla ihtişamını kaybetti ve mahalledeki evler kabadayıların mekanı oldu. Böylece ekonomisini kaybeden Kayabaşı Mahallesinde hiçbir ev onarılmadı, yerine yenisi yapılmadı, dolayısıyla, mahallenin mimarisi günümüze kadar doğal olarak korundu..

whatsapp-image-2026-02-19-at-12-04-07-1
Bugünün Kayabaşı Mahallesi, 300 yıl önceki yaşamın izlerini taşıyor. Bazı bakımsız ve terkedilmiş binalar çökse de özellikle Selçuklu mimarisi ile yapılan konaklar ve köşkler hala ayakta duruyor. Bent Deresinin hemen üzerindeki bazı evlerde hala oturanlar var. Az da olsa sokaklarda oynayan çocuklar var.
Kayabaşı, içerisinde yaşattığı Selçuklu mimarisi özellikleri bozulmadan elden geçirilirse, İstanbul’un yeni cazibe merkezi Balat’ının en önemli rakibi olabilecek potansiyel ile yeniden ayağa kalkmayı bekliyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Besim Güçtenkorkmaz Arşivi

Gökyüzü Kadınları

09 Kasım 2025 Pazar 07:00

Ya Gabriel O Gün Orada Olmasaydı

14 Eylül 2025 Pazar 07:00

Ahlat'ın Sırrı

20 Temmuz 2025 Pazar 07:00

Dağların Başkenti Hakkari

06 Temmuz 2025 Pazar 07:00

Futbol Canavarı

06 Ocak 2025 Pazartesi 14:48

Göcek Kıyıları yürürken de güzel

01 Aralık 2024 Pazar 07:00

Olimpiyat ikonlarımız

13 Ağustos 2024 Salı 00:20