Duruşmada ilk gün, ‘Sen-siz’likten umuda: Davanın unutulmaz anları!

Hakim İmamoğlu'na ‘sen’ dedi, izleyiciler ‘siz’ diye tepki gösterdi. Söz hakkı vermedi, İmamoğlu aldı. Salona seslendi, ve sözleri umut verdi. Dillerde tüm yaşanan şeylere isyan olsa da her şeye rağmen yüzler gülümsüyordu…

GAZETE PENCERE - Sabah saat 08.00, uzun bir araç kuyruğu, olağanüstü güvenlik önlemleri, yol kenarında yürüyen ellerinde cübbe taşıyan avukatlar. Silivri’de yapılan duruşmalarda karşılaştığımız manzara artık bu.

Cezaevi Kampüsü’nün girişine 1 kilometre kala kontroller başladı. Duruşma salonu önüne sadece avukatları, sanıklar ve turkuaz kartı bulunan gazeteciler alındı. CHP’li vekiller ve yöneticiler saatler öncesinde duruşma salonun olduğu bölgeye geldi.

Duruşmayı izlemek için gelen ve alınmayan CHP’liler ve aile yakınları CHP’nin kurduğu dayanışma çadırında davayı takip etti. Dayanışma çadırında Ekrem İmamoğlu’nun kaldığı hücrenin maketi de vardı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel duruşma dakikalar kala CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP‘li Ali Mahir Başarır ile salona girdi. Özel bu esnada önce gazetecilere açıklama yaptı.

Özel açıklamasında “insan içine çıkamaz diyorlardı şimdi geldik alnımızın akıyla buradayız” ifadelerini kullandı. Kalabalık bir grupla içeri giren özel avukatlarla da selamlaştı ve TRT’yi eleştirdi; “sanki duruşmayı canlı verecekler 4 araçla gelmişler komik…”

Duruşma salonunda kendilerine ayarlanan bölüme geçen CHP’liler ve tutuklu sanıkların yakınları yan yana oturdu. Dilek İmamoğlu ile Özgür Özel yan yana oturarak duruşmayı izledi.

whatsapp-image-2026-03-09-at-17-20-58
DURUŞMAYI İZLEYEN BİR YURTTAŞ

Tutuksuz yargılananlar ile tutuklu yargılanan ayrı bölmelere alındı. Tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun kuvvetli bir alkışla salona giriş yaptı. İmamoğlu girdiğinde herkes ayağa kalktı. İzleyicileri kısmında yer alan vekiller ve aile yakınlarının gülümsemeleri dikkat çekiciydi.

Davanın tutuklu sanıkları duruşma salonuna alınmaya başlandı. Duruşmayı izlemek için salonda bulunanlar, tutuklu sanıklara alkışlarla destek verdi. Bunun üzerine kolluk sanıklara, izleyicilere el sallamamaları yönünde uyarıda bulundu. İlk gerilim de bu anlarda yaşandı.

Duruşmanın başlayıp başlamadığını daha anlayamamışken bu esnada Ekrem İmamoğlu söz alma talebinde bulundu. Bu talebi kabul etmeyen mahkeme heyetinin başkanı ile İmamoğlu arasından gerginlik çıktı. Heyet başkanı İmamoğlu’na “sen” diye hitap edince izleyiciler arsında “siz siz” sesleri yükseldi.

Tepkiler artınca izleyicilerin çıkartılmasını yoksa yargılamanın yapılmayacağını ifade eden heyet salonu terk etti.

İmamoğlu ise mahkeme heyetine "Sen buraya yargılamaya gelmedin mi? Böyle kaçarak çıkamazsınız" diyerek tepki gösterdi. Ve heyet daha duruşmaya başlayamadan duruşmaya ara verdi.

Mahkeme başkanı gergin görünüyordu. CHP’liler ise bunun bahane edilerek yargılamanın uzatılacağı görüşünde. Arada konuştuğum bazı parti yetkilileri sıkıntı çıkmaması için ellerinden geleni yaptıklarını bu yüzden geniş çağrı bile yapmadıkların söylediler. CHP’lilere göre mahkeme heyeti kaos çıkarma gayretinde.

Duruşmaya verilen aradan sonra CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik mahkeme heyetinin izleyicilerin çıkartılmaması konusunda ikna edildiğini açıkladı. Aralarında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de olduğu izleyiciler bulundukları alandan ara boyunca çıkmadı.

Ara bittikten sonra tutuklu sanıklar salona alkışlar eşliğinde giriş yaptı. Özellikle İmamoğlu ve avukatı Mehmet Pehlivan salona girince izleyiciler ve diğer sanıklar ayağa kalktı ve bu iki ismi ayakta alkışladı.

Bu esnada birbirini görmeyen tutuklu sanıklar arasında ilginç diyaloglar da yaşandı. Bulunduğumuz yerden kimlerin konuştuğunu görmesek de “bilmem be abi seni göremeyince tahliye oldu sandık” dedi. Bunun salonda duyulması üzerine gülüşmeler gerçekleşti.

Avukatlar daha sonra reddi hâkim talebinde bulundu. Talepler esnasında İmamoğlu’nun avukatı Fikret İlkiz, gazetecilere konulan kısıtlamayı da gündemine aldı.

Gazeteciler İlkiz’in ifadeleri esnasında biraz acı acı gülümsedi…

Avukat Akın Atalay reddi hâkim talebi için yaptığı konuşmasında mahkeme heyetinde yer alan 2 üyenin kura çekerek hakimliğe Mayıs 2024’te başladığına vurgu yaparak 1,5 yıllık 2 hâkim bu davayı sürdüremeyeceğini söyledi.

Mahkeme her açıdan Türk yargı tarihinin en epik anlarına şahit oldu diyebiliriz. Mahkeme başkanı yoklama almadan duruşmayı açtı. Müdafi avukatlarının sözleri bitirilmeden ve müştekilerin kim olduğu açıklanmadan müşteki avukatlarına söz verildi.

Avukatların reddi hâkim taleplerinden sonra mahkeme başkanı duruşmayı uzatmaya yönelik diyerek bu talebi kabul etmedi.

İmamoğlu duruşmanın ilk anlarından son anlarına kadar söz hakkı talebinde bulundu. Ancak heyet tarafından kabul görmeyince heyet başkanı ile gerilim yaşandı. Duruşmanın sonuna doğru tekrar sesini yükselten İmamoğlu hâkimin önüne kadar giderek “Karar verirken el işareti yaptınız. Bana söz hakkı vermek zorundasınız aksi takdirde yaptığınız yargılama olmaz” diye seslendi. Ancak heyet başkanı İmamoğlu’na yine söz vermeyince İmamoğlu fiili olarak söz alarak izleyicilere ve avukatlara dönerek bir konuşma gerçekleştirdi. O anlarda hem izleyici hem avukat hem de sanık sandalyelerinde bulunan herkes pür dikkat İmamoğlu’nu dinledi.

İmamoğlu adeta mitingde konuşuyor gibiydi. Sesi çok gürdü ve salonun sonuna kadar o hengamenin içinde ne dediyse duyuldu. İzleyici sıralarından “helal olsun işte bu sesleri” eşliğinde.

Bu coşkulu konuşma sırasında kolluk İmamoğlu’nu salondan dışarı çıkarmaya çalışıyordu. İmamoğlu o esnada “Beni itemezsiniz” diye tekrar bağırdı ve salondaki tansiyon tekrar yükseldi. Tepkiler de gelince jandarma ekipleri İmamoğlu’nun konuşmasını bitirmesini bekledi. Konuşma bittikten sonra yine miting sonu gibi duruşma salonunda sloganlar yükseldi.

Salon boşaltılır boşaltılmaz dışarı çıkan herkesin dilinde bu anlar vardı. İmamoğlu’nun bu çıkışı avukatlara, izleyici bölümünde oturan vekillere ve ailelere umut verdiğini söyleyebiliriz. Biraz sinir, biraz umut, biraz karamsarlıkla salondan çıktı herkes.

Dışarı çıktığımızda tam teçhizatlı jandarma ekipleri tekli sıra halinde bizleri karşıladı. Bariyerlerin içinden TOMA’nın yanından ve onlarca jandarmanın aralarından geçerek cezaevi idaresinin basın mensupları için ayarladığı İBB davası için düşünülen ama yetişmeyen o büyük duruşma salonu inşaatı önüne geçtik. Özgür Özel’in mahkemeye ilişkin neler söyleyeceğini takip etmek için bol rüzgarlı o alanda bekledik. Özel, kalabalık bir ekiple oraya geldi, kameralar karşısına geçti ve bugün yaşanan her durumu tek tek ele aldığı bir konuşma gerçekleştirdi. Özel’i o anlarda sadece gazeteciler dinlemiyordu. Yapılmakta olan duruşma salonun şantiyesinde görevli mavi baretli, sarı yelekli işçiler de Özel’i dinledi. Kimi gülümsüyor, kimi ciddi ciddi bakıyor kimi de telefonları ile o anları ölümsüzleştiriyordu. Özel’in ateşli konuşmasının içinde bu an davanın en unutulmaz anlarından biri olarak kayda geçti.

İşte o anlar...

whatsapp-image-2026-03-09-at-17-16-46

Konuşma sonlanınca işçiler, gazeteciler ve CHP’li yetkililer alanı terk etti. Cezaevi girişinde bulunan cami yaşanan kaosu arkada bırakmanın noktası. Orası içerdekilerle ruhen de ayrılma noktası gibi biraz. Özellikle tutuklu sanıkların aileleri o noktadan geriye Silivri Cezaevi kapısına son bir bakış atarak bindi araçlarına. Hem aynı şehirde hem de çok uzak Silivri’de görülen duruşmalar herkes için yorucu ve yıpratıcı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Tolga Balcı Arşivi