Emre Özpeynirci

Emre Özpeynirci

Elektrikli istiyoruz ama vermiyorlar

Türkiye elektrikli otomobilde ilginç bir dönemden geçiyor. Elektrikli araçlar ÖTV sistemi sayesinde içten yanmalı modellere göre önemli bir vergi avantajına sahip olmasına rağmen, satışlar yılın ilk dokuz ayında yüzde 9,1 gerileyerek 120 bin 329 adede düştü. Elektrikli otomobil pazarı Avrupa’nın aksine Türkiye’de büyümek yerine daralıyor. Bu tablonun arkasındaki önemli nedenlerden biri giderek daha belirgin hale gelen araç bulunurluğu sorunu. Çin ve Japonya’dan elektrikli otomobil ithalatı mevzuat engellerine takılırken, Avrupa’dan araç getirebilen markalar da istedikleri adetleri Türkiye’ye ayıramıyor. Bunun en net örneklerinden biri Volkswagen. Türkiye’nin en çok satan otomobil markalarından biri olan Volkswagen, ilk dokuz ayda 51 bin 685 otomobil satarken, bunun yalnızca 922 adedi elektrikli modellerden oluştu. Başka bir ifadeyle Volkswagen satışlarında elektriğin payı sadece yüzde 1,8’de kaldı. Oysa aynı dönemde elektrikli otomobillerin Türkiye otomobil pazarındaki payı yüzde 19,2 oldu.

TALEP VAR AMA ARAÇ YOK

Volkswagen Binek Araç Genel Müdürü Gino Bottaro, Gazete Pencere’ye yaptığı açıklamalarda bu büyük farkın nedenini açık biçimde ortaya koydu. Bottaro, Volkswagen’in bugün karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin üretim ve tedarik olduğunu belirterek, Volkswagen AG’nin üretim tarafında geçmişte lider olduğu döneme göre hâlâ yaklaşık yüzde 25 geride bulunduğunu ve birçok modelde tedarik sıkıntısının devam ettiğini söyledi. Sorunun elektrikli otomobillerde çok daha belirgin olduğunu vurgulayan Bottaro, Avrupa’daki emisyon hedefleri nedeniyle elektrikli araçların ağırlıklı olarak Avrupa pazarlarına yönlendirildiğini ifade etti. Bottaro, “Elektrikli otomobil pazarının yaklaşık yüzde 19 seviyesine ulaştığı bir dönemde, marka olarak bizim performansımız yüzde 1’ler seviyesinde kalıyor. Dolayısıyla pazarın hızla büyüdüğü böyle bir ortamda, istediğimiz ürünü istediğimiz adette alamamamız bizi en fazla zorlayan konulardan biri oluyor” dedi.

ginobottaro
Volkswagen Binek Araç Genel Müdürü Gino Bottaro

KONVANSİYONELDE DESTEK VAR

Avrupa’daki emisyon hedeflerinin Türkiye açısından bir başka sonucu daha var. Elektrikli otomobiller Avrupa pazarlarına öncelikli olarak ayrılırken, Volkswagen Türkiye elektriklide yaşadığı kaybı konvansiyonel modellerle telafi etmeye çalışıyor. Bottaro’ya, Avrupa’nın elektrikli araçları kendi pazarında tutarken içten yanmalı modelleri Türkiye gibi AB dışındaki pazarlara daha güçlü desteklerle yönlendirmesinin Volkswagen Türkiye’nin elini güçlendirip güçlendirmediğini sordum. Bottaro, Türkiye’nin Volkswagen AG açısından Avrupa’da satış performansı bakımından 5’inci büyük pazar olduğuna dikkat çekerek şu yanıtı verdi: “Elektrikli otomobillerde yaşadığımız performans kaybını konvansiyonel modellerle telafi etmek ve pazar payımızı korumak için hem Volkswagen AG hem de biz gerekli özveriyi göstererek maksimum çaba sarf ediyoruz.” Yani Volkswagen Türkiye’nin bugün ilginç bir dengesi var; Elektriklide istediği ürünü ve adedi alamıyor, buna karşılık konvansiyonel modellerle kaybını telafi etmek için merkezle birlikte daha güçlü çalışıyor.

3 YENİ ELEKTRİKLİ GELECEK

KOZU ID.CROSS OLACAK

Volkswagen Türkiye elektriklide yaşadığı pazar payı kaybını önümüzdeki yıl yeni modellerle azaltmayı hedefliyor. Doğuş Otomotiv olarak elektrikli dönüşüm için satış sonrası organizasyonundan eğitime, ekipmandan şarj altyapısına kadar gerekli yatırımları tamamladıklarını belirten Bottaro, ID. Polo, ID. Cross ve ID. Tiguan’ın 2027 yılında Türkiye’de satışa sunulacağını açıkladı. Ancak Bottaro’nun açıklamalarında özellikle ID. Cross konusunda daha iddialı olduğu dikkat çekiyor. ID. Polo’da Türkiye’ye ayrılabilecek adetler konusunda daha temkinli bir tablo ortaya çıkarken, SUV gövde yapısıyla Türkiye pazarına çok daha uygun olan ID. Cross’ta Volkswagen Türkiye’nin eli daha güçlü görünüyor. Nitekim Türkiye’de SUV’ların otomobil pazarındaki payı yüzde 66’yı aşarken Volkswagen satışlarında bu oran yüzde 91,7’ye ulaşmış durumda. Bu nedenle 2027’de elektrikli ürün gamı genişlerken, Türkiye açısından asıl hacim potansiyelini taşıyan modelin ID. Cross olması bekleniyor.

id-cross

SON 3 AYDA SATIŞLAR ARTAR

Otomotiv sektörü yılın son çeyreğine yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişim sıkıntısının yanı sıra bu kez fon krizinin yarattığı belirsizlikle giriyor. Bottaro, fon krizinin etkisini tek başına ayrıştırmanın henüz mümkün olmadığına işaret ederken, yılın ikinci yarısında pazarın belirgin biçimde zorlaştığını söyledi. İlk dokuz ay sonunda toplam otomotiv pazarı yüzde 13,4, otomobil pazarı ise yüzde 15,4 daraldı. Özellikle temmuz, ağustos ve eylül aylarında talepteki yavaşlamanın daha belirgin hale geldiğini ifade eden Bottaro, yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimdeki zorluklar ve tüketicilerin satın alma kararlarını ertelemesinin pazarı baskıladığını belirtti. Buna rağmen Volkswagen son çeyrekte satışların artmasını bekliyor. Bottaro, son beş yılın son çeyrekleri incelendiğinde yıllık satışların yaklaşık yüzde 31’inin son üç ayda gerçekleştiğini belirterek, bu yıl da benzer bir eğilim beklediklerini söyledi.

tayron-manset

VW’nin D Segmentinde yer alan iddialı SUV modeli Tayron’un, 2027 başında 2.0 TSI motorlu, dört tekerlekten çekişli versiyonu gelecek. Fiyat desteği alınan modelin 5 milyon TL civarında olması bekleniyor.

SATTIĞI HER 10 OTOMOBİLDEN 9’U SUV

Volkswagen, rakiplerine göre daha yüksek fiyat segmentinde konumlanmasına rağmen Türkiye otomobil pazarında ikinci sırada. Bottaro’ya göre bu başarının arkasında markanın küresel ölçekte uyguladığı “Top of Volume” stratejisi bulunuyor. Yani Volkswagen kendisini yüksek hacimli markaların üzerinde, premium markaların ise hemen altında konumlandırıyor. Bottaro, bu stratejiyi güçlü ürün gamı, insan kaynağı, yaygın dağıtım kanalı, satış sonrası hizmetler ve dijital yatırımların desteklediğini söylüyor. Türkiye’deki başarının bir başka önemli ayağı ise SUV stratejisi. Volkswagen, sedan modellerin üretimden kaldırılmaya başlandığı dönemde SUV talebindeki yükselişi öngörerek 2018’den itibaren SUV modellerine yönelik satış stratejisini şekillendirmeye başladı. Bugün Türkiye otomobil pazarında SUV’ların payı yüzde 66,2 iken, Volkswagen satışlarında bu oran yüzde 91,7’ye ulaşıyor. Yani markanın Türkiye’de sattığı neredeyse her 10 otomobilden 9’u SUV. Volkswagen şimdi SUV gamının üst tarafını da yeniden şekillendiriyor. Touareg’in üretiminin sona ermesiyle oluşan boşluğu doldurmak üzere Tayron’un 2.0 TSI motorlu, dört tekerlekten çekişli versiyonu 2027’nin ilk çeyreğinde Türkiye’ye gelecek.

TÜRKİYE AVRUPA’NIN DIŞINDA KALAMAZ

“Made in Europe” tartışması Türkiye otomotiv sanayisinin geleceği açısından kritik önem taşırken Bottaro, Türkiye’nin Avrupa otomotiv ekosisteminin dışında kalacağına ihtimal vermiyor. Türkiye’nin yalnızca Avrupa’dan otomobil ithal eden bir ülke olmadığını, aynı zamanda Avrupa’ya üretim yapan önemli markalara ve güçlü bir tedarik sanayisine sahip olduğunu vurgulayan Bottaro, “Türkiye’nin kesinlikle Avrupa otomotiv ekosisteminin dışında kalmayacağını düşünüyorum” dedi. Türkiye’nin Volkswagen açısından önemine de dikkat çeken Bottaro, ülkenin bugün Volkswagen’in Avrupa’daki 5’inci büyük pazarı olduğunu söyledi. Çinli markalar konusunda ise Bottaro, Türkiye’deki koruyucu unsurların azalması veya rekabet koşullarının değişmesi halinde Volkswagen’in maliyetlerini düşürmek, rekabetçi kalmak ve pazardaki konumunu korumak için kapsamlı çalışmalar yapması gerektiğini ifade etti. Ancak Volkswagen AG tarafından bu konuda kendileriyle paylaşılmış net bir yol haritasının henüz bulunmadığını da ekledi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Emre Özpeynirci Arşivi