Eda Yılmayan
Pinokyo dans ediyor
İtalyan yazar Carlo Collodi tüm zamanların masalı Pinokyo’yu bundan 200 yıl önce yazmıştı. Gepetto Usta’nın ahşaptan oyduğu bir kuklayla kurduğu ilişki, Pinokyo’nun başından geçen türlü maceralar, yalan söylediğinde uzayan burnu ve balinanın karnında geçirdiği günler… Yıllardır farklı versiyonlarıyla karşımıza çıkan Pinokyo bu sefer zamanın ruhuna uygun, bir “sentetik çocuk” olarak karşımızda. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu’nun sahnelediği Pinokyo.exe oyununda, adında da yer aldığı gibi çarpık zamanlar için bir kuklanın hikayesi anlatılıyor. Çarpık zamanlar ne derseniz, yanıtını Pinokyo.exe’in yaratıcısı Emre Karaca anlattı.

Pinokyo sizin için ne ifade ediyor?
Pinokyo bir çocuk masalı gibi görünse de, çocukluğumda izlediğim çizgi filmlerden ve okuduğum masallardan aklımda kalanlar aslında biraz karanlık imgelerdi. Asi bir çocuk, eşeğe dönüşen çocuklar, çocuğu yutan balina, Pinokyo’yu kandıran kedi ve tilki… Hepsi hafif korkutucu ama bir o kadar da etkileyiciydi. O yüzden Pinokyo’yu hatırladığımda “biraz ürkütücü ama çok güçlü” bir dünya geliyor aklıma. Sonradan araştırdıkça o dönemin masallarının gerçekten daha karanlık bir dili olduğunu fark ettim. Pinokyo bana göre zamansız, her döneme uyarlanabilecek ve bambaşka şekillerde yeniden anlatılabilecek bir hikâye.
Sahnede farklı bir Pinokyo seyrediyoruz.
Günümüzde yapay zekâ ve robot teknolojileri çok hızlı gelişiyor ve “nereye gidiyoruz?” sorusunu sürekli düşündürüyor. Biz de Pinokyo.exe’de yalnız ve yaşlı bir adamın sipariş ettiği “sentetik bir çocuk”la kurduğu bağı anlatıyoruz. Gepetto’nun hayaliyle kabusu arasında geçen bir Pinokyo hikâyesi bu.
Sahnede gördüğümüz Pinokyo klasik masaldaki ahşap kukla değil, sentetik bir çocuk. Daha mekanik, daha soğuk ama bir yandan da insan olmaya çalışan bir varlık. Duyguları öğrenmeye çalışan, yalnızlıkla ve ait olma duygusuyla boğuşan bir Pinokyo izliyoruz.
“Sentetik Pinokyo bugünü yansıtıyor”
Pinokyo’nun sentetik olması zamanın ruhunu mu yansıtıyor?
Evet, kesinlikle. Sentetik bir çocuk olması bugünün ruhunu yansıtıyor. Aynı zamanda hikâyenin zamansız bir dünyada geçmesini de sağlıyor. Ne tam geçmişteyiz ne de bugündeyiz; biraz gelecekte, biraz hayalin içinde bir yerdeyiz.

Emre Karaca: MDTistanbul Sanat Yönetmeni
Collodi’nin eserini sahnelemeye nasıl karar verdiniz?
Koreografımız Erika Silgoner’la “bir masal, bir hikâye anlatalım” diye yola çıktık. Cindirella, Giselle, Fındıkkıran gibi klasikler üzerine konuşuyorduk. O sırada Carlo Collodi’nin doğumunun 200. yılı olduğunu bir haberden öğrendim. Erika da İtalyan olduğu için “Pinokyo hakkında ne düşünüyorsun?” diye sordum. O da tam o günlerde dedesinden kalma çok eski bir Pinokyo kitabı bulduğunu ve bildiğimiz hikâyeden çok daha farklı bir versiyon olduğunu söyledi. Çok etkilenmişti. “Kesinlikle Pinokyo yapmalıyız” dedi ve böylece Pinokyo.exe yolculuğu başladı.

Neden ‘Çarpık zamanlar için bir kukla’?
Bunun iki sebebi var. Birincisi, zamanlar arasında bilinçli bir kırılma yaratmak istedik. Gepetto 1970’lerde yaşayan bir karakter gibi. Odasında tüplü televizyon, eski duvar kâğıtları var. Ama hayali tamamen distopik bir gelecekte geçiyor. Pinokyo da aslında o geleceğin içinde var oluyor. Bu yüzden “çarpık zamanlar” dedik. İkinci sebep ise günümüz insanlarının yalnızlıklarını yapay zekâ, sosyal medya ve sanal dünyalarla doldurmaya çalışması. İnsanların birbirine daha az dokunduğu, daha az temas ettiği bir çağdayız. Koreografımız bu yüzden “çarpık zamanlar için bir kukla” fikrini çok önemsedi.

Oyuna ne kadar sürede hazırlandınız, kaç kişiyle çalıştınız?
22 dansçıyla provalara başladık. İstanbul Devlet Opera ve Balesi olarak arka planda çok büyük bir ekip vardı. Tasarımcılarımız, repetitörlerimiz, atölye çalışanlarımız, teknik ekip… Herkes büyük emek verdi. Müzik tasarımcımız Gökçe Özücoşkun, Dekor/Kostüm tasarımcımız Gülden Sayıl ve ışık tasarımcımız Yasin Gültepe başta olmak üzere hepsine buradan gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca projenin gerçekleşmesini sağlayan Siemens ve Müdürümüz Caner Akgün’e de desteklerinden dolayı teşekkür ederim. Kostümden ışığa, müzikten dekora kadar her detay çok özenli çalışıldı. Yaklaşık iki buçuk – üç aylık bir hazırlık sürecimiz oldu. Tasarımcılarımız ve koreografımız bu sürece daha önceden online olarak başladılar.

Pinokyo.exe’i İtalya’da da sahneleyecek misiniz?
İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu olarak koreografımız Erika Silgoner ile bu eseri İtalya’da sahneleme fikri bizi çok heyecanlandırıyor. Umarım bunu gerçekleştirebiliriz. Hatta sadece İtalya değil, tüm Avrupa’yı kapsayan bir turnede Pinokyo.exe’yi paylaşmak en büyük hayallerimizden biri.
