Sapanca Gölü nasıl yok oluyor?

Sapanca Gölü, asırlardır önemli su kaynağıydı. Kardeşi İznik Gölü'yle birlikte Marmara Bölgesi’nin can damarlarını besliyor, bağ ve bahçeleri ayakta tutuyordu. Osmanlı beylikten imparatorluğa yükseldiyse bu iki su kaynağını ele geçirmesinin de payı vardır.

Kocaeli ve Sakarya illerimizin paylaştığı Sapanca, günümüzde ölüm listesinde ilk sıralarda. Binlerce yıldır can suyu olan Sapanca’ya eğer böyle giderse, biçilen ömür 50 yılı bile bulmuyor.

Gölün uzun dönem ortalama yüzölçümü 50 kilometrekareydi. Su havzasının alanı da 290 kilometrekareyi buluyordu.

TARİHİN EN DÜŞÜK DEĞERİ

Sapanca Gölü’nün su seviyesi 2025’in Ekim ayında 27 metre olarak ölçüldü; bu, kaydedilen tarihin en düşük değeri ve kritik eşik olan 29,4 metrenin hayli altında.

Bazı üniversitelerin yaptığı araştırmalara göre, kıyı şeridinde 50 metreye varan çekilmeler yaşandı, iskeleler susuz kaldı, kayıklar karaya oturdu. Gölün derinliği 61 metreden 28,66 metreye kadar geriledi ve son iki yılda 250 milyon metreküp su kaybı kaydedildi. Bu miktar, Sakarya’nın bir yıllık su tüketimine eşdeğer.

GÖL NEDEN YOK OLUYOR?

Sorun yıllar öncesine dayanıyor, tarım alanlarının plansız sanayileşmeye açılması bu sonucu getirdi. Göl çevresindeki özellikle otomotiv ve imalat sanayi hem su tüketimini artırıyor hem de endüstriyel atıkların göle karışma riskini yükseltiyor.

Yine yıllardır göl çevresi adeta yazlık cehennemine döndü. Göle yakın alanlarda kontrolsüz yapılaşma, doğal su toplama havzasını tahrip ediyor.

Sapanca Gölü, Adapazarı ve Kocaeli gibi büyük yerleşim yerlerinin içme suyu ihtiyacını karşılıyor. Nüfus artışıyla birlikte aşırı su çekimi, göl seviyesini kritik seviyelere düşürüyor.

Tarımsal Sulama: Çevredeki tarım arazilerinin sulanmasında gölden yoğun şekilde yararlanılması, su kaybını hızlandırıyor.

Gölün sadece suyu azalmıyor kirleniyor da. Arıtma sistemleri çok yetersiz. Yağmur sularıyla göle taşınan kimyasallar, su kalitesini bozulmasına yol açıyor. Yol, otopark gibi geçirimsiz yüzeylerden gelen kirli sular, göle direkt karışıyor.

Ve elbette iklim değişikliği… Bölgedeki yağış miktarının azalması ve buharlaşmanın artması, gölün doğal beslenmesini olumsuz etkiliyor.

Çözüm zor ama imkansız değil diyen uzmanlar; su çekiminin kontrollü yapılması ve alternatif su kaynaklarının geliştirilmesi, atık suların tam arıtılması, yapılaşmanın sonlandırılması, kaçak yapıların yıkılmasını talep ediyorlar. Yoksa; elveda Sapanca Gölü…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Erdil Arşivi

Betona yenilen bir çiftçinin öyküsü

03 Ocak 2026 Cumartesi 07:00

2025: Ölümlerden ölüm beğen yılı…

27 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

“İnsan yediğidir”

20 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

Göcek Halk Meclisi direniyor

13 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

James Cameron sergisinin düşündürdükleri

06 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

İklim zirvesinin ardından

29 Kasım 2025 Cumartesi 07:00

Motosiklet uçar gider!

22 Kasım 2025 Cumartesi 07:00

Sarıalan mı? Sarı altın mı?

15 Kasım 2025 Cumartesi 07:00