Yeni bir hayat; Eskişehir…

Efendim; yaklaşık 50 yıl sonra doğduğum topraklara, memleketim Eskişehir’e döndüm. Şimdi bizim zamanımızda diye başlamanın tam zamanı. Çocukluk ve gençliğimin ilk yıllarının geçtiği bu topraklar; gelişmiş Anadolu kentlerinden sayılsa da ortadan akan Porsuk’un koktuğu, sert esen bozkır rüzgarlarıyla toz toprak içinde kalan bir kentti.

Kent iki binli yılların başından itibaren büyük bir değişim geçirdi. Eski kentin yeni projelerini hazırlayan, liderlik yapan belediye başkanlığına kadar kentin çok iyi tanıdığı, Anadolu Üniversitesi'ni adeta baştan yaratan Profesör Yılmaz Büyükerşen idi.

Büyükerşen’in bir bozkır kentini Avrupa’daki gibi yeşil vahaya dönüştürdüğü manzarayı çizerken, çok kalem harcarsınız ama ben izlenimlerimi kısaca not edeyim.

Bir kere Porsuk çevresi parklar ve yürüyüş alanlarıyla kaplı. Geçmiş yıllarda ağır kokan, renkten renge giren Porsuk; gondollarla, nehir botlarıyla gezilerin yapıldığı doğal su kanalı durumunda… Rakipleri hocaya yüklenirken Çakma Venedik(!) gibi laflar ettiler ama Eskişehir bir anda yerli ve yabancı turist çeken bir kente dönüşüverdi.

Malum İstanbul'da kupon araziler gökdelenler ve AVM’lerle kaplanırken, Eskişehir’de kamuya ait alanlar parklara dönüştü. Kentte o kadar çok irili ufaklı park var ki say say bitmez.

Sazova Bilim Kültür Sanat Parkı ve Kentpark gibi tematik devasa iki parkın bulunduğu kentin orta yerindeki şehir stadyumu yıkılınca, Eskişehirlileri bir korku sarmış. “Acaba burası betonla mı kaplanacak?” diye endişe etmişler, tepkiler yüksek sesle dile getirilince, merkezi yönetim de burayı ‘Millet Bahçesi’ haline getirmiş(herhalde seçim falan yakındı) Yani ağaç ve park rekabeti kent açısından mutlu sonla bitmiş.

Stadyum dedim ya; futbolla yaşayan kentlerden olan Eskişehir’de yeni stadyum kentin biraz dışında. Dışında dediğime bakmayın… Eskişehir’in bir ucundan bir ucuna topu taşıma araçlarıyla 20-30 dakikada gider gelirsiniz.

Eski kentin yeni uydu kentleri arasında raylı sistem var. Her yere tramvayla ulaşım mümkün. Ancak stadyuma yok. Çünkü karayolları “ Bu çevre yolu benim. Hiçbir şey yapamazsın” diyor. Yıllardır AKP’ye yerel yönetimini kapalı tutan kent güya böyle cezalandırılıyor.

Eskişehir izlenimlerim devam edecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Erdil Arşivi

Akbelen direnişi

09/05/2026 07:00

Kar kuraklığı

28/02/2026 07:00