Cengiz Erdil
Ormanlardaki trafolar nasıl saatli bomba oldu?
“Bu yıl Datça’da elektrik kesintileri gerçekten çok can sıkıyor. Bu sıcak günde yine elektrik yok. Orman yangını tehlikesi olduğu için bakım yapılmayan, yenilenmemiş trafolar kapalı... Orman yangınları hepimizin en korktuğu şey aman ha yangın olmasın diye ağaç dikmemek, ormanları sıfırlamak yangın çıkmasın diye trafoları kapamak…”
Datça yarımadasında bir yere kapağı atan, varını yoğunu buradaki konutuna yatıran emekliden gelen mesaj böyle. Özellikle Akdeniz ve Ege Bölgesinde ormanlara yakın yerleşim yerlerinde elektrik kesintileri sık sık uygulanıyor. Bu kesintiye su da eklenince, yaz hayatı çekilmez hale geliyor. Kıyılardaki gündüz sessizliğini jeneratörlerden yükselen sesler bozuyor.
Enerji nakil hatları, sayısal olarak bakıldığında çıkan yangınların yüzde beşinden doğrudan sorumlu. Bu istatistik aldatıcı olabilir, ancak elektrikten çıkan yangının yayılma hızı diğer risklerden çok daha fazla.
Bu yangınlar genellikle şiddetli rüzgar altında hatların birbirine çarpması, tellerin kopması veya kuru ağaç dallarının tellere temas etmesiyle başlıyor. Kıvılcımlar ve patlayan çam kozalakları yangını hızla büyütüyor. Bu yüzden trafo ve hat yangınları, şiddetli rüzgar dönemlerinde olursa; toplam yanan ormanlık alanların yüzde 25’ine varan büyük yıkımlara neden oluyor.
ÜLKEMİZDE ENERJİ HATLARININ DURUMU
Enerji Bakanlığı’nın verilerine göre; Türkiye geneline yayılmış yaklaşık 80.000 km'yi aşkın yüksek gerilim hattı ve 1.000.000 km'ye yakın dağıtım hattı bulunuyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) verilerine göre de, doğrudan orman arazilerinden geçen enerji nakil hatlarının uzunluğu 50.000 km’nin üzerindedir. Bu durum binlerce kilometrelik bir risk koridoru anlamına geliyor.
TRAFOLAR ESKİ VE BAKIMSIZ
Ormanlarımız ‘saldım çayıra, mevlam kayıra’ misali Allah’a emanet. Almanya ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde ormanların neredeyse tamamı kontrol altındayken( her ağaç numaralı, gözümle gördüm) Bizde ormanların çok küçük bölümünün bakımı yapılabiliyor.
Elektrik dağıtım hatları bölgesel özel şirketler tarafından işletiliyor. Ne yazık ki bu şirketler altyapının geliştirilmesine ve bakıma önem vermiyor. Birçok Ege ve Akdeniz bölgesindeki hatta kullanılan direkler, trafolar, izolatörler ve iletkenler 30-40 yıllık eski teknolojilere sahip. Özellikle yaz aylarında turizm bölgelerindeki aşırı klima kullanımı trafolarda aşırı ısınmaya ve patlamalara yol açıyor.
Eski trafoların yağ sızdırması, bakımsız kalan porselen izolatörlerin çatlaması veya kuş ile ağaç dallarının teması sonucu kıvılcım oluşması yangınların nedeni olarak gösteriliyor.
ÇÖZÜM NE?
Bunun için Elektrik Mühendisleri ve Orman Mühendisleri Odası çözümleri gösteriyor. Buna göre; Yangın riski kritik olan orman bölgelerinden geçen hatların yeraltına alınması gerekiyor. (kentlerde yapılmayan iş ormanda nasıl yapılacak acaba?)
Yeraltına alınması imkansız hatlarda ise çıplak iletkenler yerine izole edilmiş (kaplamalı) kablo sistemlerine geçilmeli. Rüzgar veya temas nedeniyle hatta sıra dışı bir yüklenme/kıvılcım oluştuğunda akımı milisaniyeler içinde kesen "akıllı kesiciler" ve röleler yaygınlaştırılmalı. Enerji hatlarının altındaki ve sağındaki-solundaki ağaç budama/temizleme mesafeleri artırılmalı, ağaç dallarının tellere yaklaşması engellenmeli. Trafo merkezlerinin ve direk diplerinin altındaki kuru otlar tamamen temizlenmeli, direk tabanları yangına dayanıklı malzeme veya beton kaplama ile çevrilmeli.
VE ASIL ÖNEMLİSİ
Elektrik dağıtım şirketlerinin orman içi hatlardaki bakım, yenileme ve budama yükümlülükleri EPDK ve OGM tarafından sıkı şekilde denetlenmeli; aksatan şirketlere ağır yaptırımlar uygulanmalı…
Ağır yaptırım bu dönem zor ama beş yıllık planlara alınmasında yarar var!