Cengiz Erdil
Türkiye’nin ilk gıda dedektifi: Osman Nuri Koçtürk
Atatürk’ün ölümünden hemen sonra borç için batıya avuç açan Türkiye, büyük savaşın sona ermesiyle de ABD Emperyalizminin uç üslerinden biri haline geldi. NATO denilen örgüt; CIA ile kol kola, komünizmle mücadele ayağıyla yürütülen tüm kötülüklerin silah kuşanmış haliydi. ABD’nin suç trafiğinde bu ikili başroldeydi.
Sadece ülke topraklarını yıllarca nükleer savaş tehlikesinin dibinde tutmanın yanı sıra, emperyalistlerin ve iş birlikçilerinin hedefi; Kemalist kadronun öncülüğünde gerçekleşen devrimler, sanayi ve tarım uygulamaları ve de eğitim sistemi oldu. Barış gönüllüleri ve uzman etiketiyle gelenler ABD emperyalizminin kültür mühendisleriydi. Mesela ilk hedeflerinde toprak ağalarının da baskısıyla Köy Enstitülerinin kapatılması vardı.
Şunu bilin; eski ve yeni iş birlikçiler Atatürk’ün Ankara’daki Orman Çiftliği’ni neden kurduğunu bir türlü anlamak istemedi.
Elin barış gönüllüsü aslında savaş kışkırtıcıları, çocuklarımızın emdiği sütü burnundan getirdi.
Evet; günlük hayatımıza kadar girdiler, soframıza el attılar. Keçi sütü anne sütünden sonra en değerli süttü. “Ormanları keçiler yok ediyor” yalanıyla Anadolu’da keçi üretimini bilerek engellediler. Sanki keçilerin boynunda benzin bidonu vardı, ilerleyen yıllarda ormanlara maden ve taş ocaklarıyla dalacaklardı. Şunu da belirtelim iş işten geçtikten sonra keçi üretiminin artması için devlet şimdi teşvik veriyor!
“Ekmeğin beyazı makbul” diyerek esmer köy ekmeklerini küçümsediler. Halkımızın kimyasal katkılı ekmek yiye yiye beyni küçüldü, beyaz ekmek her köşe başında üretilip satılır oldu.
TARHANA OSMAN
İşte buna karşı ilk direnişi gösteren veteriner hekim Osman Nuri Koçtürk idi (1918-1994).
Türkiye'de halk sağlığı ve beslenme sorunları denince akla gelen ilk ve en önemli bilim insanlarından biriydi Koçtürk.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği arşivinden elde ettiğim bilgilerden derlediğim notlar şöyle; 1950'li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri, Marshall Planı kapsamında Türkiye’ye tonlarca süt tozu, soyalık un ve margarin hibe etti. Dönemin hükümetleri bu süt tozlarını ilkokullarda çocuklara zorunlu olarak içiriyordu. Bu gıdaların ülke tarım ve hayvancılığına, aynı zamanda çocukların sağlığına zarar verdiğini savunmuş ve buna karşı tek başına savaş açmıştı. Koçtürk şöyle diyordu;
" Bizim geleneksel tarhanamız var. Tarhana; içinde yoğurt, buğday, domates ve biber barındıran fermente bir mucizedir. Çocuğa yabancının soyasını değil, Anadolu'nun tarhanasını içirin!"
O yıllarda da çok akıllı geçinen basınımız, Koçtürk’e hemen bir lakap uydurdu; “Tarhana Osman”…
Oysa Koçtürk, emperyalizmin gıda üzerine oynadığı oyunları ifşa etmiş. Yıllar önce büyük tehlikeye dikkat çekerek "Açlık Korkusu" adlı bir kitap yazmıştı.
‘AMERİKAN DÜŞMANI’ DİYE DAVALAR AÇILDI
Doğruları söylemenin bedeli o dönemde de ağırdı. Emperyalist gıda tekellerine ve yerli iş birlikçilerine karşı açtığı savaş yüzünden çok büyük baskılar gördü.
Üniversitedeki kürsüsü elinden alındı, akademik olarak önü kesildi ve profesörlük unvanını alamadı. Hakkında davalar açıldı, "Amerikan düşmanlığı" ve "komünistlik" ile suçlandı. Neden bir suç olduğunu halkımız hiçbir zaman sorgulamadı. (Günümüzde halkı kin ve düşmanlığa tahrik!) Ancak o asla geri adım atmadı; sendikalarda, işçi kahvehanelerinde ve köylerde halka beslenme ve gıda bağımsızlığı dersleri vermeye devam etti.
Osman Nuri Koçtürk, "Gıda Egemenliği" ve "Yerli Üretim" denince akla gelen en namuslu, en aydın bilim insanı. Günümüzde organik beslenme, fermente gıdaların (tarhana, turşu, kefir) önemi yeni yeni anlaşılırken O, bunu 70 yıl önce haykırıyordu.
Unutmayalım…

OSMAN NURİ KOÇTÜRK KİMDİR?
Doç. Dr. Osman Nuri Koçtürk, Ömer Sadi ve Naime Koçtürk’ün ilk çocuğu olarak 25 Haziran 1918’de İzmir’in Karşıyaka ilçesinde dünyaya geldi. Karşıyaka İlkokulu'nda (1933) ve İzmir Erkek Lisesi'nde (1937) okudu. Ankara Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi'nden (1942) okul birinciliği derecesi ile askeri veteriner olarak mezun oldu. İlk görev yeri, Mardin-Midyat Hudut Alayı oldu. 1943-46 yılları arasında Güneydoğu’da hizmet verdi. Bu görevinin ardından, Ankara’da biyokimya dalında doktora tezini sundu ve doktor unvanını aldı.1949-1953 yıllarında ABD Missouri Üniversitesi’nde beslenme üzerine araştırmalar yapan Koçtürk, 1953 yılından itibaren Ankara Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görevine devam etti. 1980 yılına kadar 2 bin makale, 63 kitap ve sayısız konferans ile halkı beslenme konusunda bilinçlendirmek için mücadele verdi. Koçtürk, 4 Nisan 1994'te Ankara'da yaşamını yitirdi.