İşgücü piyasasının durumu

TÜİK hafta içerisinde işgücü istatistiklerini açıkladı.

Hazine ve Maliye Bakanı (HMB) Mehmet Şimşek böyle gelişmeleri hemen “ekonomik programımız çalışıyor” şeklinde pazarlıyor.

Bu defa da X hesabından bir paylaşım yaptı.

Mesajında “ikinci çeyrekte mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı %7,9’a gerilerken istihdam çeyreklik 155 bin kişi arttı” dedi ve ekledi: “beşeri sermayeyi güçlendiren, istihdamı destekleyen ve iş gücüne katılımı artıran politikalarımızı sürdürüyoruz.

Öteden beri söylerim.

Dünkünden daha iyi olmak, iyi olmak anlamına gelmez.

Siz iktisaden büyüyebilirsiniz.

Ama diğer ülkeler de büyüyor nur yüzlüm.

Önemli olan diğer ülkelere göre nasıl daha hızlı büyüdüğünüz?

Daha da önemlisi artan gelirinizi yurt içinde nasıl bölüşüyorsanız?

Gelin bu soruların cevabını arayalım.

Nasıl mı?

Gelin bir bakalım.

TÜRKİYE’NİN DÜNYA GELİRİNDEN ALDIĞI PAYIN GELİŞİMİ

Mehmet Şimşek 4 Haziran, 2023’te bakanlığa atandı.

Geldiğinde yıllık manşet enflasyon %59,95 idi. Temmuz ayında ise %31,90 olarak gerçekleşti.

Şimşek enflasyon oranlarının düşmesini iyi haber olarak veriyor.

İyi de bir de diğer ülkelere bakınca ne görüyoruz.

Türkiye yüksek enflasyon konusunda yıllardır ilk beş ülke arasında yer alıyor.

Düşünsenize Avro Bölgesinde ortalama yıllık enflasyon %2,9.

Savaştaki Rusya’da bile enflasyon oranı çok ama çok düşük (%6).

Üstelik Türkiye 9 yıldır çift haneli enflasyonla yaşıyor.

Yüksek enflasyon, sabit gelirleri yani ücretlerin refahını bozmaktadır.

TÜİK’in düşük enflasyon manipülasyonunun katkısıyla memur, işçi ve emeklilerin refahı daha da hızlı bozulmaktadır.

Alttaki şekilde, Türkiye’nin Dünya gelirinden aldığı payın gelişimini gösteriyorum.

2016 yılında Türkiye, Dünya gelirinin %1,14’ünü alıyordu.

Tek adam rejimi sayesinde bu pay hızla düştü.

2023 yılında, kısmi oranda arttı, ama hala 2016 yılının gerisinde.

Sonuçta, diğer ülkeler bizden daha hızlı büyüyüp refahlarını artırıyorlar.

Bunun yanı sıra Türkiye’de gelir dağılımı da bozuluyor.

Bu da özellikle ücret geliri kazananları cendere altına alıyor.

Maaşlara TÜİK’in düşük enflasyonu oranında ve gecikmeli olarak zam yapılıyor.

Ama iktisadi büyümeden kaynaklanan “refah payı” hakları ödenmiyor.

Bitmedi.

Devam edelim.

ATIL İŞGÜCÜ

Mehmet Şimşek dar tanımlı işsizliği müjdelerken atıl işgücünden hiç bahsetmiyor.

Atıl işgücü, bir ekonomide çalışmaya hazır ve istekli olduğu halde tam anlamıyla değerlendirilemeyen, resmi dar tanımlı işsizlik rakamlarına tam olarak yansımayan potansiyel işgücü kapasitesidir.

Geniş tanımlı işsizlik olarak da bilinir.

Geniş tanımlı işsiz sayısındaki artışın sebebi zamana bağlı eksik istihdam ve ümitsiz işsizler ile iş aramayıp çalışmaya hazır olanları, iş arayan ancak hemen çalışmaya başlayamayacak olanları kapsayan potansiyel işgücü sayısındaki artıştır.

Bu sebeple dar tanımlı işsizlik sınırlı bir çerçeveye sahip ve işgücü piyasalarını anlamak için yetersizdir.

DİSK-AR’ın 2026’nın ikinci çeyrek araştırmasına göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 129 bin, oranı yüzde 29,9 oldu.

Çalışanlar çalışıyorlar da ne oluyor.

İşsizlerden daha mı iyi durumdalar?

Çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret alıyorlar.

Asgari ücret açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının dörtte biri düzeyindedir.

Devam edelim.

OECD’DE İŞSİZLİK DURUMLARI

Yazılarımı takip edenler bilirler.

Türkiye’yi, uluslararası gelişmelerle karşılaştırmak için sıklıkla OECD verilerini kullanırım.

Bu defa da benzerini yapacağım.

Mehmet Şimşek dar tanımlı işsizlik oranının %7,9’a düştüğünü açıklamıştı ya.

Bu oran, OECD ülkelerinde ortalamada %4,8’dir.

Ders kitabı, bu orandaki işsizliğe “yapısal işsizlik” diyor.

Her ekonomide karşılaşılan doğal bir durum yani.

Yapısal işsizlik, bir ülkenin ekonomik yapısındaki, teknolojisindeki ya da tüketici tercihlerindeki kalıcı değişimler nedeniyle iş gücü arzı ile talebinin uyuşmaması sonucu ortaya çıkan uzun süreli bir işsizlik türüdür.

İş arayanların sahip olduğu beceriler ile işverenlerin aradığı nitelikler birbirini tutmaz

Türkiye’de genç işsizlik oranı da OECD ülkelerine göre çok yüksektir.

Ev genci diye bir kavramla karşı karşıyayız.

Türkiye'de yaklaşık 5 ila 6,5 milyon genç, uluslararası literatürde NEET (Not in Employment, Education or Training) olarak adlandırılan grupta yer alıyor; yani ne bir okulda eğitim görüyor ne de bir işte çalışıyor.

Bu oran TÜİK verilerine göre genç nüfusun yaklaşık dörtte birine denk geliyor.

Ne diyordu Maliye Bakanı şimşek.

“Beşeri sermayeyi güçlendiren, istihdamı destekleyen ve iş gücüne katılımı artıran politikalarımızı sürdürüyoruz.”

Hatırlayın, Kibar Feyzo filminde Feyzo, Maho Ağaya ne demişti?

Ağam bizimle eğleniy.”

İyi pazarlar.

qqqqqqqq

Önceki ve Sonraki Yazılar
Uğur Emek Arşivi

Yol yabdılar!

05/07/2026 07:00

İfade özgürlüğü

28/06/2026 07:00