Cengiz Erdil
Haydarpaşa Garı ne olmalı?
"İstanbul denince aklıma Haydarpaşa Garı gelir/ İstasyon arkasında deniz vardır/ İstasyon arkasında devasa trenler düdük çalar/ İstanbul denince aklıma gurbet gelir."
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dizelerine deniz misali dökülen Haydarpaşa, İstanbul’un ta kendisidir. Gurbetçileri ilk selamlayan bu Alman yapısı 2010 yılında geçirdiği yangından beri İstanbul’dan adeta koparılmıştı. Osmanlı’nın son döneminde; Bağdat demiryolunun ana istasyonu olarak inşa edilen Haydarpaşa Garı neredeyse 20 yıldır onarılıyordu, şimdi yarı gar yarı kültür merkezi olarak faaliyete geçeceği söyleniyor.
Gerekçeleri İstanbul’a yeni bir kültür merkezi kazandırmakmış! Oysa burası uzayıp giden tren yollarının son durağı olmasıyla kentin ve Anadolu’nun ulaşım hafızasıydı, bir tarihti. Kentin karanlık ve aydınlık sokaklarına açılan bir hayattı. Hayat zaten kültürün orta yerinde durmuyor mu?
Güçlü bir onarımdan geçen ve aslına uygun yenilenen Haydarpaşa’daki çalışmaların başarısı yadsınamaz. Ancak burası gar kimliğini yitirmemeli. Anadolu tren seferleri yeniden buradan başlamalı, Marmaray’ın Gebze seferlerinden bazıları buradan gerçekleşmeli. Şehir hatlarının Haydarpaşa İskelesi tam kapasiteyle çalışmalı. Kısacası Haydarpaşa Garı hayatın içine alınmalı. İşte o zaman kültürün bir parçası olur.
Uzmanlara ve duyarlı yurttaşlara göre, gar gar olarak kalmalı ama Haydarpaşa çevresinde yapılan arkeolojik kazılar da unutulmamalı. Kazılarda Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait önemli kalıntılar ortaya çıkarıldı. Garın Kadıköy’e uzanan bölümü Haydarpaşa Arkeoparkı olarak değerlendirilebilir. Benim aktif çalışma yıllarımda girdiğim kimselerin bilmediği depo, tünel ve galeriler var Haydarpaşa Garında… İkinci Dünya Savaşı’nda değerli müze eserlerinin saklandığı bu galeri ve tüneller acaba nasıl değerlendirilecek?
Asıl önemli olan garın üst katlarında devlet yöneticilerine oturma alanı yapılacakmış. Hazretler boğaz manzarasını buradan seyredeceklermiş.. Oysa bu bölümler kütüphane ve sergi salonları yapılırsa zaten kimse karşı çıkmaz.
Kadıköylüleri endişelendiren gar çevresinin zamanla, otel, AVM, lüks restoranlar gibi rant odaklı projelere açılması… Yani bir soylulaştırma projesi…
Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarının yanı sıra eski banliyö hattındaki ve Anadolu’daki tren istasyonları Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarının mirasıdır. Sahip çıkılması istenen bu mirastır.