Van Gölü’nde son durum

Şu cennet köşesi vatanın o kadar çok çevre sorunu var ki; saymakla bitmez. Vahşi madencilik uygulamaları, orman vasfından çıkarılan alanlar, milli parklara kadar uzanan yağma ve talan düzeni, deniz kıyılarındaki el koyma ve betonlaşma, yaylalardaki kaçak yapı çılgınlığı, nehir yataklarında yapılaşma ve bazı göllerin kuruyup yok olma sürecine girmesi… Ülkemizin en büyük gölü, yöre halkının ‘deniz’ dediği Van Gölü’ne bakacağız. Burada iyi bir işten söz etmenin tam zamanı…

Yüzölçümü 3 bin713 kilometrekare olan Van Gölü tam olarak ne tatlı su ne de deniz gibidir. Dünyada başka bir örneği olmayan bu göl tuzlu ve sodalıdır bu yüzden Van Gölü yüksek rakıma ve sert kışlara rağmen donmaz. En derin yeri 451 metre olan gölün yaşının 600 bin yıl olduğu biliniyor.

Özellikle 2012 depreminden sonra hayata geçirilen "Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı" çerçevesinde devasa bir çevre ve altyapı yatırımı gerçekleştirildi.

TRT’nin haberine göre; göl tabanından 2 milyon metreküpü aşkın dip çamuru çıkarıldı. Ayrıca göle akan akarsuların kirlilik taşımasını önlemek için yaklaşık 222 kilometrelik dere ıslahı ve taşkın kontrol uygulaması tamamlandı. Havza genelinde kurulan ileri biyolojik arıtma tesisleri sayesinde göle ulaşan evsel atık suların arıtılma oranı yüzde 98 seviyesine çıkarıldı. Bunun yanı sıra, göl çevresindeki tüm ilçelerde bulunan vahşi çöp depolama alanları kapatılarak tamamen ıslah edildi ve entegre katı atık bertaraf tesisleri devreye alındı.

ANCAK VAN GÖLÜ KÜÇÜLÜYOR

Bunun sorumlusu küresel iklim değişikliği ve göl çevresinde deprem riski taşımasına rağmen neredeyse yüz yıldır süren yapılaşma… Adeta bir iç deniz olan Van Gölü , Asya’daki (mesela Aral Gölü) diğer iç denizler gibi küçülüyor. Burada buharlaşma daha fazla… Gölün derinliklerinde saklı olan göl mercanları bazı yerlerde görünür hale geldi. Yıllar önce teknelerin yanaştığı birçok balıkçı limanı ve iskele tamamen karanın ortasında kaldı. Balıkçılar teknelerini göle indirirken zorlanıyor.

Bu kış aylarında Van Gölü Havzası son yılların en yoğun kar yağışlarından birini aldı. Uzmanlar bu yağışların yeraltı su kaynaklarını beslediğini ve bölgenin bu yılki su ihtiyacını büyük oranda karşıladığını belirtiyor.

Ancak Van Gölü, Marmara Denizi'nin neredeyse üçte biri büyüklüğünde devasa bir ekosistem. Yıllardır süregelen derin su kaybının dengelenmesi ve gölün eski seviyesine ulaşması, sadece bir yıllık iyi yağışla mümkün olmuyor.

Dünyada eko sistemi ‘hassas’ olan ve korunması öncelikli alanlardan biri olan Van Gölü’nde buraya has bir balık türü var; İnci Kefali.. Bir ara yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu balığın öyküsü bir başka yazının konusu… Temmuz ayında da Van’da önemli bir çevre çalıştayı gerçekleştirilecek. Buradan da duyurmuş olalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Erdil Arşivi

Akbelen direnişi

09/05/2026 07:00