Mutlu Hesapçı

Mutlu Hesapçı

“Toplumun ruh sağlığı maalesef daha kötü”

İnsanın kendini tanıma yolculuğu bitmiyor ve her defasında ruh sağlığını, gündemle birlikte sorguluyor. Kaçışları oluyor, kabullenişleri oluyor ve işin içinden çıkamadığı ruh hâllerinde debelenip duruyor. Mutlaka her dönemde, psikolojim açısından kendime döneceğim kitaplar okumaya devam ediyorum. Bu değerli çalışma da o kitaplardan biri oldu. Çünkü bazı kitaplar yalnızca bilgi vermez, aynı zamanda insanın kendisine dönüp bakmasını sağlar. Prof. Dr. Kültegin Ögel’in önderliğinde hazırlanan ‘Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu’ tam olarak böyle bir çalışma. Psikoterapiye dair doğru bilinen yanlışları psikoterapistler eşliğinde ele alan kitap, insanın kendini tanıma serüvenine ışık tutarken ruh sağlığına ilişkin pek çok soruyu, cevabı ve bilinmesi gerekenleri gündeme getiriyor.

Belirsizliklerin arttığı, insanların hem kendileriyle hem de hayatla kurdukları ilişkiyi yeniden sorguladığı bir dönemden geçiyoruz. Ruh sağlığı artık yalnızca psikolojik sorunlar yaşayanların değil, toplumun tamamını etkileyen ciddi bir mesele. Peki insanın kendini tanıma yolculuğu ne zaman başlıyor? Mutlu olmanın bir formülü var mı? Terapi gerçekten ne işe yarıyor ve bağımlılıklar neden giderek büyüyen bir sorun hâline geliyor?

Türkiye’nin bağımlılık ve ruh sağlığı alanındaki önemli isimlerinden, Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel ile psikoterapiden mutluluğa, toplumsal ruh hâlinden bağımlılıkla mücadeleye uzanan konuları konuştuk.

rop-yaptigi-adam

İnsanın kendini tanıma yolculuğu ne zaman başlıyor, bu nasıl bir süreç ve ancak öldüğünde mi bitiyor?

Doğuştan çok kısa süre sonra başlıyor. Bebekler çok küçükken ellerini yüzlerine götürürler. Biraz büyüyünce ellerini ağızlarına sokarlar. Tüm bunlar aslında kendini tanıma yolculuğunun başlangıcıdır. Bu yolculuk bir ömür sürer.

“Sosyal medya psikoterapiyi bize öğretiyor ama nasıl?”

Psikoterapi nedir? ‘Psikoterapi - Kendini Tanıma Yolculuğu / Psikoterapi Hakkında Bilmek İstedikleriniz’ kitap çalışması nasıl bir ihtiyaçtan doğdu ve nasıl bir içeriğe sahip?

Eskiden psikoterapi dediğimizde kimse anlamazdı. Şimdi artık herkesin psikoterapi hakkında az çok bir fikri var. Ama maalesef “az çok”. Yanlış bilgiler çok yaygın. Öte yandan yanlış yönlendirmeler de çok fazla. Sosyal medya psikoterapiyi bize öğretiyor ama nasıl? İşte bu nedenle psikoterapinin ne olduğunu, kimin psikoterapist olduğunu, psikoterapiden neler bekleyip neler bekleyemeyeceğimizi yazmak istedik.

“Kitabın yazarlarının hepsi psikoterapist”

Kitap sizin yönetiminizde hayata geçti, ekip kimlerden oluşuyor?

Kitabın yazarlarının hepsi psikoterapist. Hem de deneyimli psikoterapistler. Hastanemizde çalıştıkları için günde bir ya da iki danışan da görmüyorlar. Çok sayıda danışanla çalışıyorlar. Bu nedenle psikoterapiyi tüm yönleriyle biliyorlar.

“Belirsizlik, umutsuzluk, değersizlik”

Bir başucu kitabı olmuş. Maalesef ülke ve dünya gündeminden dolayı akıl sağlığımızı korumakta zorluklar çekiyoruz. Şu an toplumun içinde bulunduğu genel ruh sağlığı ne durumda ve eskiden daha mı iyi durumdaydık?

Maalesef daha kötü diyeceğim. Zaten kentleşmenin ruhsal sağlığı olumsuz yönde etkilediğini biliyoruz. Öte yandan toplumlar için korkutan üçlü dediğimiz unsurların hepsi bizde var: Belirsizlik, umutsuzluk, değersizlik.

“Peki niye farklı terapiler türedi?”

Psikoterapi türleri neler ve her bireyin terapi yöntemi farklı mı? Terapiler kişiye göre nasıl belirleniyor?

Çok sayıda terapi yöntemi var. Ama temelde ikiye bölebiliriz: Psikodinamik terapi ve bilişsel terapiler. Diğer tüm terapiler aslında bu ikisinden türüyor. Peki niye farklı terapiler türedi? İşte bunun nedeni insanların ihtiyaçlarının çeşitli olmasıdır. Terapi yöntemi kişinin özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre belirlenir. Kısa süreli bir terapi mi istiyor, ilişki zorluğu mu yaşıyor, geçmişi üstünden atamıyor mu? Bu ve benzeri faktörlere göre terapi yöntemlerini belirliyoruz.

psikoterapi-kendini-tanima-yolculugu

Terapi sürecinden ne beklenmeli, ne beklenmemeli?

Psikoterapiden beklenebilecek şeyler: Kendini daha iyi tanımak, duyguları daha iyi düzenleyebilmek, davranış örüntülerini fark etmek, daha sağlıklı baş etme yolları geliştirmek, ilişki biçimlerini değiştirmek, kendini daha iyi hissetmek.

Psikoterapiden beklenmemesi gereken şeyler: Terapistin hayatı düzeltmesi, sürekli rahat ve iyi hissetmek, hızlı ve mucizevi değişim, hiç kötü hissetmemek, sadece terapinin yetmesi (değişim çoğu zaman terapi odası dışında yapılanlarla da ilgilidir), terapistin “hakem” olması.

“İnsanların hayatlarında terapi varsa tabii ki filmlerde de terapi olacak”

Dizilerde ve filmlerde terapi sahneleri oldukça popüler hâle geldi. Bu durum sizce normal mi ve sahnelerde yer alan terapiler ne kadar gerçeği yansıtıyor?

Filmlerin, insan hayatında ne varsa onu yansıttığını düşünüyorum. İnsanların hayatlarında terapi varsa tabii ki filmlerde de terapi olacak. Ama filmler aynı zamanda bir şeyleri abartmalı ki seyredilsin. O nedenle hatalar çok oluyor ama ben bunu normal karşılıyorum.

“Her insanın terapiye ihtiyacı yok”

Terapiye her insanın gitmesi gerekiyor mu? Arkadaşı olmayan, sadece içini dökmek için terapiye gidenler var. Bu doğru bir yaklaşım mı?

Her insanın terapiye ihtiyacı yok. Terapi insanın içini dökme yeri de değildir. “İçini dökmek”, terapinin sadece bazı bileşenlerinden birisi olabilir. Bazı insanlar utanma, sosyal baskı gibi çeşitli faktörlerden dolayı duygularını anlatamazlar. O zaman terapide belli kurallar çerçevesinde bu yapılabilir.

Bağımlılık sizin uzmanlık alanınız. Son zamanlarda alkol ve uyuşturucu bağımlılığını neye bağlıyorsunuz? Temel sebebi mutsuzluk mu?

Umutsuzluk, yalnızlık, keyif almakta zorluk ve yaşamla başa çıkmakta zorluk olarak sıralayabilirim.

Sempozyum; Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bağımlılık Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi işbirliği ile 5-6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleşiyor.

Uluslararası Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda dünyanın farklı ülkelerinden uzmanlar bir araya geldi. Sempozyumda bugün son gün. Sempozyumdan çıkan en önemli sonuçlar neler oldu? Bağımlılık alanında önümüzdeki döneme ilişkin hangi mesajlar öne çıktı?

Uluslararası Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda bağımlılığın artık yalnızca madde kullanımıyla sınırlı olmadığı bir kez daha ortaya kondu. Özellikle dijital bağımlılık, sanal kumar, çevrimiçi bahis ve diğer davranışsal bağımlılıkların dünya genelinde hızla arttığı vurgulandı. Farklı ülkelerden uzmanlar, tedavi yaklaşımlarını ve saha deneyimlerini paylaşırken, bağımlılığın bir irade sorunu değil, tedavi edilebilir bir hastalık olduğu konusunda ortak bir görüş ortaya çıktı. Sempozyumun en önemli mesajlarından biri de iyileşmenin mümkün olduğu ve bağımlılıkla mücadelede umudun, bilimsel iş birliğinin ve toplumsal farkındalığın büyük önem taşıdığıydı.

“Bir insanın mutlu olması için hedefleri olmalı”

Bir insan nasıl mutlu olmalı? Bu röportajı okuyanlara genel tavsiyeleriniz olur mu?

Bir insanın mutlu olması için hedefleri olmalı. Kendi değerlerine uygun bir yaşam sürmeli. Hep geçmişi veya geleceği değil, bugünü yaşamalı. Kendini yaşam içinde var edebilmeli. Başkalarıyla kıyaslama yerine kendi hayatını yaşamalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mutlu Hesapçı Arşivi