Mutlu Hesapçı
“Biz büyük olmak için değil, nitelikli olmak için çalışıyoruz”
Antiphellos Antik Tiyatrosu’nda yıldızlara bakarken kurduğu hayal, bugün Türkiye'nin dikkat çeken bağımsız film festivallerinden birine dönüştü. Kaş Uluslararası Film Festivali'nin kurucusu ve direktörü Seren Topaloğlu, kendi rüyasını "Kaş bir rüya"ya dönüştürdü. Kültür sanat hayatının bağımsız ve genç girişimlerle güçlendiğine ve sonuna kadar desteklenmeleri gerektiğine inanan biri olarak, Seren ile bir hayalin uluslararası bir festivale dönüşme hikâyesini konuştum. Kaş Uluslararası Film Festivali sayesinde Kaş tatilimi festivale denk getirmeye çalışanlardan biri artık benim. Bu yıl maalesef çok önceden yaptığım plan nedeniyle gidemedim ama seneye orada görüşürüz.

Kaş Uluslararası Film Festivali bu yıl 5. kez düzenlendi. Bu yıl program ve katılım nasıldı, nasıl geçti?
Bu yıl bizim için çok özel bir yıldı çünkü festivalimizin beşinci yılını geride bıraktık. Beş gün boyunca Kaş'ta sinema dolu bir atmosfer yaşandı. Türkiye'den ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen yönetmenler, yapımcılar, sektör profesyonelleri ve sinemaseverlerle çok güçlü bir buluşma gerçekleştirdik. Katılım hem yerel halk, hem de ziyaretçiler açısından bugüne kadarki en yüksek seviyesine ulaştı. 2000 yıllık ve 4000 kişilik kapasiteye sahip Antiphellos Antik Tiyatrosu’nda yapılan gösterimler epey dolu geçti. Özellikle uluslararası konuklarımızın sayısındaki artış ve sektör profesyonellerinin festivale gösterdiği ilgi, Kaş'ın artık uluslararası sinema takviminde kendine kalıcı bir yer edinmeye başladığını gösteriyor.
“Festivalimizin kendine özgü yanlarından biri de su altı filmlerine yer vermesi”
Programda neler gösterildi?
Bu yıl programımız kapsam ve çeşitlilik açısından şimdiye kadarki en yoğun yılımızdı. Açılışımızı Joachim Trier'in Cannes'da büyük ilgi gören filmi Manevi Değer ile yaptık. Filmin yapımcısı Atilla Yücer de bu yıl jüri üyelerimiz arasındaydı. Ayrıca yarışan kısa filmlerin dışında her sene farklı bir ülkeyi odak alarak, o ülkenin sineması üzerinden, kültürüyle bağlar kuruyoruz. Bu sene ise odak ülkemiz Fransa’ydı. Hem Fransız kısalarından oluşan bir seçki, hem Fransa’dan gelen özel konuklarımızla gerçekleştirdiğimiz sektörel paneller gerçekten çok ilgi buldu. Fransız Filmleri Odağı dışında birçok etkinliğe de ev sahibi yaptık, bunlardan bir diğeri de Berlinale’nin bir önceki direktörü Mariette Rissenbeek ile gerçekleştirdiğimiz, festivallerin şehirleri nasıl dönüştürdüğü üzerine panel benim için de son derece ufuk açıcıydı. Aldığımız geri dönüşlerden, seyircilerimizin de farklı ölçeklerdeki festivallerin kentlere ve topluluklara etkisini konuşmayı çok değerli bulduğunu gördük. Festivalimizin kendine özgü yanlarından biri de su altı filmlerine yer vermesi. Bu alan ne kadar niş görünse de, Türkiye'nin en önemli ve dünyanın sayılı dalış noktalarından biri olan Kaş'ta bu filmlere yer vermekten büyük gurur duyuyoruz. Burada sadece su altı filmlerine yer vermekle kalmıyoruz, aynı zamanda festivalin ilk senesinden beri Okan Avcı liderliğinde su altı film prodüksiyonu atölyesi veriyoruz. Suyun altına bakarak değil, suyun altını gerçekten görerek onu daha iyi koruyabileceğimize inanıyoruz. Son olarak, sanırım artık görmeyen kimsenin kalmadığı Türkiye – Avustralya Dünya Kupası canlı yayınına Antiphellos Antik Tiyatrosu’nda ev sahipliği yapmak oldu. Bu kadar büyümesini hiç beklemediğimiz ve hayatım boyunca asla unutamayacağım bir deneyimdi.
“Her sene biraz daha fazla destek gördüğümüzü söyleyebilirim”
Çözüm ortaklarınız kimler, yeterince maddi-manevi destek alabiliyor musunuz?
Festivalimiz bugüne kadar kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ama en çok da Kaş esnafının ve otel sahiplerinin desteğiyle büyüdü. Özellikle T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) desteğini görmek çok önemli. Geçtiğimiz iki senedir ana destekçimiz Fraport TAV Antalya Havalimanı. Gördüğümüz destek sadece maddi değil; havalimanı müdürü Deniz Varol'un eşsiz vizyonu sayesinde sponsorluğun ötesine geçen, birbirini besleyen gerçek bir iş birliği kurma şansı yakaladık. Elbette bağımsız kültür etkinlikleri için kaynak yaratmak her zaman kolay değil. Ancak her yıl üstüne koyarak gittiğimiz bu işte hem festivalimizin kapsamını, hem de kalitesini arttırarak her sene biraz daha fazla destek gördüğümüzü söyleyebilirim.

“Beşinci yıla ulaşmak bizim için çok önemli bir eşik”
Bu festivali diğer festivallerden ayıran özellikler neler ve 5. yıla gelmek nasıl bir başarı ve his?
Bence bizi farklı kılan şey ölçeğimiz. Biz büyük olmak için değil, nitelikli olmak için çalışıyoruz. Kaş'ta insanlar sadece film izlemiyor; yönetmenlerle aynı masada oturuyor, birlikte yemek yiyor, gün batımını izliyor ve samimi, gerçek ilişkiler kuruyor. Beşinci yıla ulaşmak ise bizim için çok önemli bir eşik. Sıfırdan başlayan bir girişimin beş yıl boyunca büyüyerek devam etmesi başlı başına bir başarı. Bu süreçte oluşan uluslararası ağ ve festival etrafında oluşan topluluk en büyük gurur kaynağımız.
“Festival fikri, Antiphellos Antik Tiyatrosu'nun taşlarına uzanıp yıldızları izlerken doğdu”
Yola nasıl çıkıldı, festival fikri nasıl doğdu ve bugüne gelindi?
Aslında pandemi döneminde, Antiphellos Antik Tiyatrosu'nun taşlarına uzanıp yıldızları izlerken doğdu. Kendime şu soruyu sordum: Dünyanın en güzel açık hava sinemalarından biri olabilecek bu yerde neden hala bir film festivali yok? Ben Kaş'ta doğup büyüdüm. Uzun yıllar boyunca bu coğrafyanın doğal güzelliğinin yanında kültürel potansiyelinin de çok büyük olduğunu düşündüm. Kaş'ın sadece bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda uluslararası bir kültür ve sanat merkezi olabileceğine inanıyordum. Festival fikri de bu düşünceden doğdu. Çok küçük bir ekip ve büyük bir hedefle başladık. İlk yıldan itibaren amacımız yalnızca film göstermek değil, Kaş ile dünya sineması arasında kalıcı köprüler kurmaktı. Bugün geldiğimiz noktada bunun gerçekleşmeye başladığını görmek çok mutluluk verici.
“Kaş Bir Rüya, aslında bir slogan değil, bir his”
"Kaş Bir Rüya" çok güzel bir tanımlama... Nasıl bir rüya?
Kaş Bir Rüya, aslında bir slogan değil, bir his. Kaş'a gelen insanların büyük bölümü burada zamanın biraz daha yavaş aktığını, hayatın biraz daha farklı hissedildiğini söylüyor. Antik kentler, deniz, doğa, tarih ve insan ilişkileri bir araya geldiğinde ortaya çok özel bir atmosfer çıkıyor. Bizim için bu rüya, sinemanın insanları bir araya getirdiği, kültürler arasında bağ kurduğu ve ilham verdiği bir yaşam biçimini temsil ediyor. Festival de bu hayalin sinema aracılığıyla görünür hale gelmiş hali diyebiliriz.
“Kadıköy Sineması’nda iki gün boyunca yaptığımız gösterimler ve söyleşiler sayesinde Kaş'ın havasını İstanbul’a taşıyoruz”
Festivalin İstanbul ayağı da oluyor, İstanbul'da nasıl devam edecek?
Festivalin İstanbul ayağı, Kaş'ta yarışan filmleri ve bu filmlerin çoğu İstanbul’da ikamet eden ekiplerini daha geniş bir izleyici kitlesiyle buluşturmayı amaçlıyor. İlk senemizden beri Kadıköy Sineması’nda iki gün boyunca yaptığımız gösterimler ve söyleşiler sayesinde Kaş'ın havasını İstanbul’a taşıyoruz bir nevi.
“Sinemanın önemli isimlerini Kaş'ta ağırlamak bizim için çok kıymetli”
Bugüne kadar festival hangi ünlü sinemacıları ağırladı ve sizi çok mutlu eden isimler kimlerdi?
Beş yıl içerisinde Türkiye'den ve dünyadan çok değerli sinemacıları ağırlama şansı bulduk. Festivalimizde yapımcılar, yönetmenler, festival direktörleri ve sektör temsilcileri yer aldı. Her biri birbirinden değerli kişileri ağırlama fırsatı bulduk tabii ki ancak bağımızın kopmadığı, hatta birbirimizle daha sık konuştuğumuz, görüştüğümüz kişiler arasında Oscar adayı Yorgos Mavropsaridis, Merve Dizdar, görüntü yönetmeni Christian Almesberger, Zeynep ve Alex Sutherland ile daha birçok değerli isim var. Özellikle Avrupa'nın önde gelen film festivallerinin yöneticilerini ve uluslararası sinema dünyasının önemli isimlerini Kaş'ta ağırlamak bizim için çok kıymetliydi. Çünkü bu isimlerin Kaş'tan etkilenerek yeniden gelmek istemeleri ve festivali kendi çevrelerine tavsiye etmeleri, yaptığımız işin değerini gösteriyor.

“Maçı Antik Tiyatro’da izlemek gerçekten de milyonlar harcansa yapılamayacak bir PR gücüne döndü”
Dünya Kupası'nın festivale denk gelmesi ve Türkiye maçının Antik Tiyatro'da gösterimi çok ses getirdi, dünyada da haber oldu. Sizin için festival açısından anlamı nedir?
Çok değişik bir deneyimdi. Maç tarihleri açıklandığında bizim festivalimize denk geldiğini fark edip, “aslında gösterebiliriz” diye düşünüp gerekli izinleri almıştım. Ancak etrafımda kime sorsam kim o saatte kalkıp gidecek dediği için ben biz bize, en fazla 100 kişi maçı izleriz diyordum. Sonuçta orada filmleri izlemekten ne kadar büyük bir keyif alıyorsam, tarihi bir milli maçı da izlemek bir o kadar keyif verecekti bana. Ancak sosyal medyanın gücüyle işler çok hızlı bir şekilde değişti. Gerçekten de milyonlar harcansa yapılamayacak bir PR gücüne döndü. Bu paylaşımlarda festivalin adı pek zikredilmiyor ancak bizim için önemli olan zaten bu değil; bizim için önemli olan Kaş’ın ne kadar ikonik ve eşsiz bir coğrafyaya sahip olduğunu göstermek. Kaş'ın uluslararası görünürlüğü açısından bundan daha güçlü bir tanıtım kampanyası tasarlamak neredeyse imkansız.
“Önümüzdeki dönemde Kaş'ın dünya sinema haritasındaki yerini daha da güçlendirme yolunda ilerliyoruz”
Bundan sonraki hayaller, yenilikler ve önümüzdeki yıl festivale dair planlar neler?
En büyük hedefimiz Kaş Uluslararası Film Festivali'ni Akdeniz havzasının önde gelen butik film festivallerinden biri haline getirmek. Önümüzdeki yıllarda sektör profesyonellerine yönelik etkinlikleri artırmak, uluslararası ortak yapım ve eğitim programları geliştirmek, genç sinemacılara daha fazla destek vermek istiyoruz. Aynı zamanda festivalin uluslararası görünürlüğünü ve yıl boyuna yayılan faaliyetlerini büyütmeyi hedefliyoruz.
Beş yılda çok önemli bir yol kat ettik ama aslında kendimizi hala yolun başında görüyoruz. Halihazırda yürüttüğümüz bazı görüşmelerle önümüzdeki dönemde Kaş'ın dünya sinema haritasındaki yerini daha da güçlendirme yolunda ilerliyoruz. Amacımız yalnızca iyi bir festival yapmak değil; Kaş'ı yıl boyunca sinema, kültür ve yaratıcı üretimle anılan uluslararası bir buluşma noktasına dönüştürmek.