Haldun Solmaztürk

Haldun Solmaztürk

‘Donroe’ Acımasız, duyarsız ve korkak.!

Mayıs 2017 Brüksel ‘Zirvesi’ Trump’ın ilk NATO toplantısıydı. ‘Kişilik’ sorunları daha o zaman iki çarpıcı olayda görülmüştü.

Trump, ABD’nin NATO Antlaşmasının V. Maddesine bağlılığını beyan etmekten açıkça kaçınan ilk Başkan oldu. Sonuçta, NATO bu toplantı için bir ortak bildiri yayınlayamamıştı.

İkinci olay daha tuhaf ve kişilik sorunlarının dışa vurumu açısından daha da dikkat çekiciydi.

Karadağ, iki hafta sonra NATO’nun 29. üyesi olacaktı; Başbakan Marković de oradaydı. Ülke liderleri yeni NATO karargahının açılış töreni için basının beklediği alana yaklaşırlarken, bir ara grubun içinde kalan Trump önündeki Karadağ başbakanını kolundan çekip kenara itti ve kendini öne attı; Marković, Trump’ın sol koluyla vücudu arasında sıkışan kolunu zor kurtardı.

V. Madde krizi Genel Sekreter’in Trump adına (!) yaptığı açıklamayla aşılmaya çalışıldı.

Marković, “Pek de dikkatimi çekmedi; [fotoğraflarda] Amerika Birleşik Devletleri başkanının ön sırada olması doğaldır” diye ilave edince o skandal da geride bırakıldı—ama unutulmadı.

Bu yaşananlar, Trump’ın kişiliği, karakteri, bilişsel yetisi, algı kapasitesi, psikolojik dengesi ve ruhsal sorunları, yönetim yeteneğiyle ilgili olarak zaten başlamış tartışmaları alevlendirdi.

Amerika’da bu konudaki tartışmalarda, bir uzmanın ‘bizzat’ muayene etmediği bir kişi için doğru değerlendirmeler yapabilmesinin ‘imkansız’ olduğunu iddia edenler çıkmıştır. Ama bu tür değerlendirmeleri ahlaki bir görev hatta ‘vatandaşlık’ görevi olarak gören uzmanlar da vardı. Üstelik, Trump'ın ‘Kişilik bozuklukları’ o dereceydi ki, aklı başında herkes açıkça görebilirdi.

Amerikalı 27 psikiyatrist, psikolog ve ruh sağlığı uzmanı, Ekim 2017'de—Brüksel olayından beş ay sonra—Donald Trump'ın Tehlikeli Vakası adlı kitabı yayınladılar. Patolojik narsisizmle siyasetin ‘ölümcül bir karışım’ olduğuna dikkat çekiyorlardı. Anlattıkları, paranoyayı da aşan bir güvensizlik yaşayan, karmaşık, hatta ‘tehlikeli derecede deli’ bir adamdı.

Trump’ın 6 Ocak 2021 Capitol saldırısındaki rolü, onun davranışlarını yöneten ‘tehlikeli’ kişilik sorunlarını bir kez daha tartışmaya açtı. O zamanlar hiç kimse Trump’ın 2024’te bir kez daha Cumhuriyetçilerin başkan adayı olacağını düşünmemişti.

Ama oldu—yapıldı…!

Ekim 2024'te—ilkinden yedi yıl sonra, başkanlık seçiminden 10 gün önce—bu sefer 233 ruh sağlığı uzmanı gazetelerde tam sayfa bir açık mektup yayınladılar; Trump’ta ‘habis—kötü huylu—narsistik kişilik bozukluğu’ vardı ve tedavi edilemeyecek kadar hastaydı.

Bunun ne anlama geldiğini—ve sonuçlarını—tam ve doğru anlamak herkes için önemli…!

Narsistik kişilik bozukluğu olanların, kendi önemlerine (!) dair abartılı bir algısı ve derin bir hayranlık ihtiyacı ama başkalarına karşı tam bir empati eksikliği var.

Aşırı özgüven, kibir maskesinin ardında, en ufak bir eleştiriden kolayca incinebilen, çok kırılgan bir benlik, öz saygı eksikliği yatıyor; aslında zavallı, acınası bir durumdalar. Hak ettiklerini vehmettikleri ayrıcalıklar tanınmadığında ya da kendilerine ‘hayranlık’ gösterilmediğinde, mutsuzluk ve hayal kırıklığı içinde saldırganlaşıyorlar.

Kendi kendilerini kandırmaya, yüceltmeye ya da kolayca kandırılmaya hazırlar; tekrar tekrar aynı yalanı—bilerek ama inanarak—söyleyebiliyorlar, benmerkezciler, hesapsız risk almaya hazırlar, empati eksikliği nedeniyle başkalarına karşı duyarsız ve kayıtsızlar. Etraflarındakileri sürekli aşağılıyor ya da böyle hissettiriyorlar—özellikle artık onlara faydalı olmadıklarında.!

Narsistler mutlaka yalancı değiller ama gerçeklikle baş edemiyorlar; gerçeklik onları çok rahatsız ediyor. Başarısızlık—narsistik yaralanma—öz saygılarını o kadar zedeliyor ki gerçeklikle yüzleşmek, başa çıkmak yerine yalan söyleyerek ondan kaçıyor, saklanıyorlar.

Psikiyatristler seslerini yükseltmezlerse, ‘kötü huylu normallik’, Amerika’da olduğu gibi günlük hayata yerleşiyor, anormallik normale dönüşüyor, kanıksanıyor, kalıcı hale geliyor.

Bu süreçte, iki grubun tavrı ve davranışı belirleyici oluyor; siyasiler ve destekleyici taban.!

Trump'ı aday yapan, destekleyen ve seçtiren Cumhuriyetçiler, onun yanlışlarına ortak olan ve iş birliği yapan suç ortakları konumundalar…!

Çok daha önemli ve daha da vahim olan ona oy veren kitlelerin psikolojik durumları…

Trump'ın tutum ve davranışları, kararlarındaki tutarsızlıklar bir yana, yetenek, eğitim, bilgi ve birikiminin ne kadar sığ olduğunu görmezden geliyorlar; akıl ve ruh sağlığı ile davranışları arasında bir bağlantı kuramıyorlar veya kurmak istemiyorlar. Onun sadece acımasız, duyarsız ve korkak bir zavallı olduğu gerçeğini inkâr ediyorlar ki bu da sosyo-patolojik bir durum.!

İşte, Amerika’da ya da başka herhangi bir ülkede, bir demokrasi için felaket anlamına gelen trajedi tam da burada yatıyor.!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Haldun Solmaztürk Arşivi

Direnmesi gereken bizleriz, Almanlar değil.!

05 Kasım 2025 Çarşamba 01:08

‘Tezkere’

27 Ekim 2025 Pazartesi 07:00