Barışcan İğrek
Fenerbahçe’nin transferlere ihtiyacı var
Trendyol Süper Lig’de 2026-2027 sezonu heyecan dolu maçlarla start aldı. Bazı takımlarımız, oynadıkları etkili futbol ve aldıkları başarılı saha sonuçlarıyla taraftarlarını mest ederken; bazı takımlarımız ise sergiledikleri vasat futbol ile taraftarlarını, ilerleyen haftalar adına büyük bir karamsarlığa sevk etti.
2025-2026 sezonunu da zirvede tamamlayarak üst üste 4.şampiyonluğunu elde eden Galatasaray, 2026-2027 sezonuna taraftarlarının arzu ettiği performansla başlayamadı. Sezon başında oynadıkları hazırlık karşılaşmalarında son derece tutuk bir görüntü ortaya koyan Sarı Kırmızılılar, sezonunun ilk haftasında RAMS Park’ta ağırladığı Arca Çorum FK ile de 2-2 berabere kalarak taraftarlarını, sezonun ilerleyen haftaları adına büyük bir endişeye sevk etti.
Trendyol Süper Lig’in 2.haftasında deplasmanda karşılaştıkları Erzurumspor’u, Arca Çorum FK maçına oranla daha istekli bir oyunla 4-0 mağlup etmeyi başardılar. Ancak, Erzurum’da alınan bu farklı galibiyetin Sarı Kırmızılılar için bir ölçü olabileceğini zannetmiyorum. Erzurumspor’un kadro kalitesi Süper Lig seviyesinin çok altında. Gerçekten çok kötü bir kadroya sahipler. Böylesine zayıf bir kadro ile Süper Lig gibi zor bir platformda kalıcı olabileceklerini düşünmüyorum.
Sezon başı itibarıyla Galatasaray takımında gözlemlediğim bir başka olumsuz izlenim ise, dört sene üst üste şampiyon olmanın getirdiği rehavetten kurtulamamış ruh halleri oldu. Gereksiz bir özgüven bunalımı içerisinde oldukları besbelli. Bu gözlemimi hemen bir örnekle açıklamam gerekirse...
Sezonun ilk haftasında oynanan Arca Çorum FK maçının 61.dakikasında Galatasaray stoperi Davinson Sanchez, büyük bir konsantrasyon kaybı sonucunda topu, rakip takımın santraforu Jesus Ramirez’e kaptırdı. Ramirez de bu büyük hatayı affetmeyerek takımını 2-1 öne geçiren golü kaydetti.
Davinson Sanchez, bu tür büyük hataları çok sık tekrarlayan bir stoper değil. Kalitesini fazlasıyla ispat etmiş, her zaman garantici bir oyun tarzını benimseyen, iyi, agresif bir oyuncu. Bu büyük hata, Galatasaray takımının nasıl “kendini büyük gören” bir ruh hali içerisinde olduğunun en net göstergesidir.
Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk’un, takımını yeniden full motivasyon ile şampiyonluk hedefine odaklaması kolay olmayacaktır. Dört sene üst üste şampiyon olan bir takımda, ister istemez “kibir” duygusu kendisini gösterir, rehavet duygusu ağır basar. Acı ama gerçek! Galatasaray takımı, kendinden emin bir şekilde şampiyonluk hedefine doğru ilerlemek istiyorsa bu rehavet duygusunun üstesinden gelmelidir.
Trendyol Süper Lig 2026-2027 sezonuna, taraftarlarının arzu ettiği gibi bir başlangıç yapamayan takımlarımızdan biri de Fenerbahçe. 2026-2027 sezonu yaz transfer dönemini de bu durağan sezon başlangıcına paralel olarak sessiz bir şekilde geçiriyorlar. Yeni başkan Aziz Yıldırım’ın, TRTSPOR’da katıldığı bir programda da ifade ettiği üzere “az ama öz transfer” mantığıyla hareket ettikleri bir transfer dönemi geçiriyorlar.
Sezonun ilk maçında, mutlak galibiyet parolasıyla gittikleri Başkent deplasmanında karşılaştığı Gençlerbirliği’ne, 1-0 öne geçmelerine rağmen 2-1 mağlup oldu Fenerbahçe. Ligin 2. haftasında ise Kadıköy’de ağırladıkları Konyaspor’u farklı bir skorla 4-2 mağlup ederek sezonun ilk üç puanını aldılar.
Fenerbahçe’nin -mutlak ve mutlak- kuvvetlendirmesi gereken pozisyonlar bulunuyor. Bu bölgelerin başında sağ kanat pozisyonu geliyor. Fenerbahçe’de sağ kanat rotasyonunun oldukça dar olduğunu düşünüyorum.
Yaz transfer döneminin ortalarında takıma dahil olan Mason Greenwood, sezon başından bu yana sağ kanat bölgesinde değerlendiriliyor. Greenwood, etkili ve düzgün şutlar çekiyor olabilir ama topla dripling, adam eksiltme, etkili ortalar kesme gibi özellikleri yok. Top tekniği de çok üst düzeylerde olan bir oyuncu değil. Hal böyle olunca, sağ kanat bölgesinde verimli olabileceğini düşünmüyorum. Konyaspor maçında 2 gol 1 asistle oynasa da, Greenwood ideal bir sağ kanat oyuncusu değil. Konyaspor maçında sağa sola pozisyon değiştirerek ve içe katedişler yaparak etkili oldu. Her maçta bu rahatlığı bulamaz.
Öte yandan; Fenerbahçe’de 10 numara pozisyonunda forma giyen Anderson Talisca’nın da takımdan ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Hatta; bu köşe yazısının yayımlandığı tarihte, Talisca Fenerbahçe ile yollarını ayırmış olabilir. Anderson Talisca’nın takımdan ayrılması durumunda Fenerbahçe’ye hücumda hareketlilik katabilen, duran topları iyi kullanabilen, takımın hücum organizasyonlarını yönetebilen bir 10 numara transferinin - olmazsa olmaz- bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
Fenerbahçe yönetiminin, mevcut kadroyu genişletmek amacıyla 4-5 net transfer yapması gerektiğine inanıyorum. Yapacaklardır. Yapmak zorundadırlar. Taraftarlar, şimdiden – haklı olarak- homurdanmaya başladılar. 12 yıl süren şampiyonluk hasretinin 13 yıla çıkmaması için transfer yapmaları ve mevcut kadroyu genişletmeleri kaçınılmazdır.