Mehmet Şandır
Fon rezaleti
Bugün öfke günü;
Hırsızın utanmazları...
Şeytanın çocukları...
Allah sizi kahretsin!
Kravatlı hırsızlar, siyasetin himayesinde, bürokrasinin kontrolünde örgütlenmişler, organize olmuşlar birlikte milleti/ülkeyi gözümüzün önünde/güpegündüz(!) soydular...
Özel kanunla kurulmuş ve özel kurumların gözetim ve denetiminde yatırım bankacılığı yapan ve katılım tasarruf yöntemiyle vatandaştan para toplayan bazı özel şirketlerin AK partiye yakın olan sahipleri ve yöneticileri; Siz hırsızlar...
Sayın Cumhurbaşkanı'nın güvenerek atadığı ve iradesini emanet ettiği kadroların yönettiği kurumların yöneticileri; sözde piyasayı yönetmek ve denetlemekle görevliydiler hırsızlarla işbirliği yapanlar...
Bu kurumların bağlı olduğu siyasi sorumlular...
FON'ları manipüle ederek dolandıran; kısa sürede bire bin kazanan ve parasını yurt dışına kaçıran AK Partili bazı siyasetçiler, iş insanları...
Organize soygun çetesi!
Hepinizi kastediyorum...
Ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın öfkesi ile söylüyorum "Hepiniz oradaydınız ulan!";
Hepinizin Allah belasını versin!...
Vurgun/soygun yaklaşık bir trilyon lira...
Cumhuriyet tarihimizin en büyük soygunu...
Bu soygundan tüm toplum etkilendi;
Psikolojimiz bozuldu; gelen çarpıyor, giden çarpıyor(!). Bu ne yahu!!!...
Güvenerek, bu fonlara yatırım yapan insan sayısı 455 bin kişiymiş, ancak bu fon soygunun duyulması ile sermaye piyasalarında yaşanan 'güvensizlik paniği" ile İstanbul Borsa'sında işlem gören şirketlerin hisselerinde yaklaşık % 20'ye ulaşan değer kaybıyla en az 6 milyon küçük yatırımcı ve olumsuz yan etkileriyle 86 milyon tüm toplum zarar gördü; Türkiye yirmi günde 97 milyar dolar kaybetmiş.
Daha da kötüsü; İnsanımız ve toplum devlete ve sisteme olan güvenini kaybetti...
İçi boşaltılan ve tasfiye edilen 131 fonun toplam büyüklüğü yaklaşık 18 milyar dolar, ancak aynı dönemde borsa 97 milyar dolar eridi...
Bu paranın vurgun yapanlardan geri alınması mümkün mü?
Bugüne kadar mümkün olmadı, milletin cebinden bir şekilde ödendi...
Çalışanına, emeklisine 5 bin TL seyyanen zam yapamayan, okul çocuklarına bir öğün bedelsiz yemek veremeyen bu Devlet, bir avuç tefeciye/soyguncuya bu kadar parayı nasıl kaptırır?
Bunun siyasi bedeli ağır olabilir;
2001 yılında yaşanan benzer soygunun bedelini Rahmetli Ecevit çok ağır ödemişti...
Bu hırsızlar utanmaz ve arsız ayrıca siyasetten destekli oldukları için de korkusuz;
28 yaşındaki bir genç adam; Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda Pusula Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Birevim Yönetim Kurulu Başkan Vekili; yönettiği şirketler yoluyla 132,7 milyar TL çıkış yaşanmış, İsviçre’deki bir hesaba 25 milyon Euro transfer edildiği belirlenmiş. Savcılık, değeri 2 milyar lirayı aşan 2 jet uçağa, 1 lüks yata, değeri 200 milyon olduğu tahmin edilen 5 araca ve 1.2 milyar lira değerindeki 5 adet villaya el koymuş; böyle bir varlık helal olabilir mi?
Kim bu gözü açık; Muhammet Yarız; İstanbul AK Parti gençlik teşkilatı eski yöneticisi...
Bir diğeri Emre Tezmen; "Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği milli vizyon doğrultusunda…” diyerek milyarlarca lira vurgun yapmış; utanmaza bak...
Bir diğeri Fatma Betül Sayan Kaya; eski bakan, AK Parti genel başkan yardımcısı; bu görevleri yaparken 163 milyon lira biriktirmiş(!) malum fonlara yatırmış beş ayda bu para 2 milyar 170 milyon lira olmuş; Hanfendi operasyondan haberdar edilince bu parayı fondan çekmiş bankada faize yatırmış; uzmanlar hesap etmiş; 32 günlük faiz geliri 70 milyon liranın üzerinde...
650 kişi 227 milyar çekerek son anda kapatılan fonlardan çıkmış...
Bu paralar nasıl yenilir, yenilir de ölünür mü?
Ölünürse hesap nasıl verilir?
Bu insanlar hem Allah'tan korkmaz hem de kuldan utanmaz yaratıklardır!
Bilimsel olarak insanı hayvandan farklı kılan en önemli özelliği utanma duygusudur.
Sayın Cumhurbaşkanı, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında; “Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum” diyerek hüzünlendi ve AK Parti'yi savunmaya çalıştı.
Siyasetin, siyasetçinin en zor hali; hayal kırıklığı içinde kendini savunmak durumuna düşmesidir...
Sayın Cumhurbaşkanı'na önerim; kangrenleşmiş bu hırsız damarı en yukarıdan hızla kesmeli; aksi ölüm olur, yeni bir kadro ile yola devam etmeli...
Gün, hüzün değil öfke günüdür....