Esin Sungur
Kış Olimpiyatları’ndan Yaz Olimpiyatları’na…
Karanlık ve gri kış günlerini hem yapayından hem hakikisinden kar görüntüleri hem de “fair play” ruhuyla aydınlatan Kış Olimpiyatları bugün kapanış töreni ile son buluyor… New York Times editörlerine sormuşlar; çok ağır geçen kışı nasıl atlatıyorsunuz diye. İçlerinden biri her akşam çocuklarıyla Kış Olimpiyatlarını izlediğini ve kış motivasyonunu böyle bulduğunu söylemiş. Benim için de böyle oldu. İki haftadır günlerimize, gecelerimize renk ve mutluluk katan, sporun kültürlerarası iletişimi, olumlu rekabeti, aynı sınavlardan geçmenin verdiği dostluk duygusunu artırdığını bize gösteren Kış Olimpiyatları’nın madalya alan atletleri çok ama asıl birinci ev sahibi ülke İtalya oldu.
Öncelikle şunu görmek gerekir ki, çoğu kişinin Amalfi sahili, Sardunya adası, Toskana bağları ile özdeşleştirdiği İtalya, belki de ilk defa tüm dünyaya kış turizminin de merkezinde olduğunu çok açık ve net bir şekilde gösterdi bu olimpiyatlarla. İki kentin ortaklaşa düzenlediği – Milano ve Cortina- ilk kış olimpiyatında, Kuzey İtalya’ya yönelik bilinçli ve duruşu olan bir turizm tanıtım hamlesi için bu organizasyonu mükemmel bir kaldıraç olarak kullandılar. Üzerine de kent ile dağ arasındaki denge ve uyumu eklediler. Milano’dan moda, sanat ve gastronomi, Cortina’dan Alplerin ekosistemi ve sürdürülebilirlik vurgusu seremonilerde, tanıtımlarda ön plana çıktı. Sadece açılış seremonisindeki İtalyan bayrağının renkleriyle tamamlanan podyum yürüyüşü bile; domatesli, mozarellalı ve pestolu bir pizzadan yola çıkılarak hazırlanmış bir moda mizansenini andırıyordu! Tiramisulu, gelatolu afişleri, tanıtım reklamlarındaki Gran Padano sekansları, sporculara sunulan olimpiyat halkaları şeklindeki makarnalarıyla gastodiplomasinin de ileride konuşulacak bir örneğini ortaya koydular.
KENT VE DAĞ ARASINDAKİ TEMA: “UYUM”
Kış Olimpiyatları’nın açılış seremonisinin ardındaki yaratıcı beyin, Balich Wonder Stüdyo’nun kurucusu Marco Balich. Daha önce sayısız uluslararası etkinlikte benzer çalışmalara imza atmış ve birkaç da olimpiyat açılışı yapmış bir isim. Monocle Dergisi’ne verdiği röportajda, ilk defa iki kentin ortaklaşa ev sahibi olduğu bir kış olimpiyatı olduğu için temanın “uyum” olarak belirlendiğini ve bu tema üzerinde durduklarını söylerken şunları da ekliyor: “Uyum; iki eylemin bir araya geldiğinde daha güçlü ve daha iyi olduğu fikrine gönderme yapıyor. Açılış gösterisi, aynı zamanda insan ve doğa üzerine kurulu. Gezegenin hayatta kalmasının anahtarı olarak insan ile çevre arasında uyumlu bir diyaloğun geliştirilmesi gerekliliğine dair de bir metafor sunuyor.”
Diğer yandan, iklim krizi nedeniyle kar yağışının istenen seviyelerde olmaması, burada bir çelişkiyi de beraberinde getirdi; 2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nda yapay kar kullanıldı. Özellikle alp disiplinleri, snowboard ve kayak gibi dış mekân yarışları için kar yağışı yer yer yetersiz kaldığından doğal kar örtüsü her zaman yeterince iyi olmadığı için milyonlarca metreküp yapay kar üretildi. Sadece burada da değil, mesela Pekin Olimpiyatları’nda da bu olmuştu ve BBC’nin verdiği bilgilere göre, yapay kar için 222 milyon litre su harcanmıştı. Çünkü hep söylediğimiz gibi, sıcaklık tüm dünyada giderek artıyor; Cortina, 1956 yılında da olimpiyatlara ev sahipliği yapmış ve geçen 70 yılda sıcaklık tam 3.6 derece artmış durumda! 2030’da Fransa Alplerinde gerçekleşecek kış olimpiyatlarında emisyonları azaltmak için bir ölçüde nükleer, rüzgar ve güneş enerjisine güvenildiği söylense de, 2034 yılında Amerika Birleşik Devletleri Salt Lake City’de enerji üretimi ağırlıklı kömüre dayalı olduğundan Fransa’nın 15-20 katı kadar bir karbon ayak izinin ortaya çıkmasından da endişe ediliyor…
Bu durumda bir gün kış olimpiyatlarından da vazgeçmemiz gerekir mi? Belki de daha fazla su sporu içeren “yaz olimpiyatları” gibi bir spor etkinliği ile buna da uyum sağlamanın yolunu bulabiliriz…
KAPANIŞ SEREMONİSİNDE GÜZELLİK HAREKET HALİNDE!
Bu görüşün yansıması olan açılış seremonisini zaten 6 Şubat’ta izledik. İtalyanlar kültürel değerleriyle sıkı sıkı ve çok estetik şekilde dokudukları açılış seremonisinde bize uyumun nasıl sahneye yansıyabileceğinin mükemmel bir örneğini gösterdiler. Şimdi ise sırada bugün gerçekleşecek olan kapanış seremonisi var. Beklenti hayli yüksek... Açılışı Milano’da, San Siro Olimpiyat Stadyumunda yapılmıştı. Kapanış ise, Roma’daki Colosseum’dan bile daha eski olan bir tarihi yapının içinde, Cortina kısmını temsilen Verona Arena’da gerçekleşecek. İtalya’nın üçüncü büyük Roma amfitiyatrosu olan alan arena, milattan sonra 30 yılında gladyatör dövüşlerine ev sahipliği yapmak üzere inşa edilmiş. 2026 yılında ise, Milano Cortina 2026’nın kapanış törenine ve Paralimpik Olimpiyatların da açılışına ev sahipliği yapıyor. 12 bin kişilik bu tarihi mekanda, “Hareket Halindeki Güzellik” (Beauty in Action) temasıyla gerçekleşecek kapanış töreninde İtalya’nın yumuşak gücünü temsil eden opera ve teatral elementlerin ve açılış törenine oranda daha dinamik öğelerin ön planda olacağı bir gösteri bekleniyor.
Bu akşam 22.30’da Eurosport’ta canlı izleyelim ve sporu, centilmence yarışmayı, iyileştiren rekabeti, kazanmayı ve en önemlisi de denemeye devam etmeyi kutlayalım. En büyük alkış ise yumuşak gücünü bu denli iyi kullanarak değerlerini dünyaya empoze etmeden sevdiren, kabul ettiren ve yaşatmaya devam eden İtalya’ya…