Mutlu Hesapçı
“Seyirci sadece gülmeye değil, ‘Biz de böyleyiz’ demeye geliyor”
Sıradan bir hayatı vardı; bir gün bir arkadaşı parkta kısa bir videosunu çekti, sosyal medyada paylaştı ve ardından hayatı tamamen değişti. Elbette kurduğu hayaller vardı; bugün gördüğümüz Yasemin Sakallıoğlu’nu zihninde çoktan canlandırmıştı. O video yalnızca bu yolculuğu hızlandırmış oldu, diyebiliriz. Sohbeti keyifli, kendisi tatlı; neşesi ve doğallığıyla insana iyi hissettiren bir isim Yasemin Sakallıoğlu. Onunla ilk kez tanıştım ve tanıştığıma gerçekten çok memnun oldum. Yasemin ile, İbrahim Büyükak’la birlikte yer aldığı filmin devamı “Mutluyuz mu?” üzerine konuştuk.
Film; evlenmiş, ayrılmış ve çocuk sahibi olmuş eski eşlerin hayatına yakından bakıyor. Bu yönüyle de seyircinin oldukça güncel bir meselesini beyazperdeye taşıyor. Eşinizle ayrıldınız ama bir çocuğunuz var ve birlikte tatile gitmeniz gerekiyor… Gider misiniz? Yeniden, ailece mutlu olmayı başarabilir misiniz?
“Mutluyuz mu?”, aşkla başlayıp çocuk sahibi olduktan sonra boşanmayla sonuçlanan ilişkilerdeki kadın–erkek dünyasına, güldürerek bakmamızı sağlıyor. Film vizyonda; keyifli ve eğlenceli vakit geçirmek isteyenler için sinema salonları sizi bekliyor.

Mutluyuz mu? Filminiz hayırlı olsun, nasıl bir heyecan içindesiniz?
Çok heyecanlıyım çünkü seyirciyle yeniden aynı duyguda buluşuyoruz. Film vizyona girene kadar merak ettiğim seyirci reaksiyonları vardı, vizyondan sonra paylaşımları ve yorumları o kadar çok hoşuma gitti ki gerçekten ortak duygularda bir araya gelmek mesleğimizin en keyifli yanı sanıyorum. Tatlı bir heyecan yaşıyorum.
“Oldukça samimi bir film oldu”
Sizin için nasıl bir film oldu?
Benim için oldukça samimi bir film oldu. Hayatın içinden, çok tanıdık bir yerden bakıyor ilişkilere. İbrahim ilk filmin senaryosunu da gerçekten çok iyi yazmıştı ama ikinci film daha hayatın içinden bir hikayeyle uzanıyor seyirciye. Beden komedisini sık kullandığımız bir tür. Bol kahkahası ama yanı sıra altını kazıyınca ciddi gerçekleri de var. Seyirci sadece gülmeye değil, “Biz de böyleyiz” demeye geliyor.
“Devamı gelsin mesajını aldık”
İlk film başarılı olduğu için mi ikincisi geldi, seyircide böyle bir beklenti mi oluştu? İlk filmden sonra devamı konuşulmuş muydu?
Aslında ilk filmden sonra seyircinin ilgisi ve sahiplenmesi bizi çok motive etti. “Devamı gelsin” mesajını çok net aldık. Hikâye de buna çok uygundu. Sanırım İbrahim’in senaryo motivasyonu da buradan geldi. Zaten biz de o evrenin anlatacak başka dertleri olduğuna inanıyorduk.

“Mutlu bir insan mısınız?”
Siz mutlu bir insan mısınız? “Mutluyuz mu?” diye eşinize sorar mısınız?
Mutlu anlarını çoğaltmaya çalışan biriyim. Eşime “Mutluyuz mu?”dan ziyade genelde “İyi misin” diye sorarım. Belki de benim hayatta eşim dahil çevremdeki herkese en çok sorduğum soru olabilir bu.
Neden insanlar boşanırken iyi kalarak boşanamıyor? Çocuk yüzünden boşanamayan da çok çift var…
Çünkü insanlar ayrılırken aslında geçmişin hesabını da görüyor. O an sadece bugünün değil, yılların öfkesi çıkıyor. Çocuk konusu ise çok hassas; kimse onu incitmek istemiyor ama bazen mutsuz bir evde kalmak da çözüm olmuyor. Film de tam olarak bu ikileme dokunuyor.

“Kimse boşanmak için evlenmez ama…”
Filmde çocuktan dolayı tatile çıkmak zorunda kalan bir çiftin hikâyesi var. Bu sınavın üstesinden gelebiliyorlar mı?
Kolay olmuyor ama yüzleşiyorlar. Tatil bir kaçış gibi başlıyor ama aslında kendileriyle kalmak zorunda kaldıkları bir alana dönüşüyor. Üstesinden gelmekten çok, bazı gerçekleri kabul etmeyi öğreniyorlar diyebilirim. Kimse boşanmak için evlenmez ama hayatın gerçeği bu. 5 - 6 yaşında bir çocuğu olan bir ailenin ayrılık sürecini, bir babanın evden gidişini sette gerçekten çok içten hissettik.
“Aynı dili konuşmak büyük konfor”
İbrahim Büyükak ile partner olmak nasıl?
İbrahim çok disiplinli, çok zeki ve işine inanılmaz hâkim biri. Biz normal hayatımızda da ailelerimizle birlikte görüşen bir arkadaşız. Bu yüzden aynı dili konuşmak büyük konfor. Set çok keyifliydi, gülmekten gerçekten çekemediğimiz sahneler oldu ama iş ciddiyeti hiç kaybolmadı, bu da filme yansıdı bence.

Çok geçmişe gittiğinizde, filmlerde oynayan, “ailenin kızı” olarak sevilen ve ünlü biri olacağınızı hayal eder miydiniz? Bu kadar büyük bir başarı bekliyor muydunuz?
Hayal ediyordum ve hep biliyordum ama bu kadarını değil. Bu kadar geniş kitlelere ulaşmak, sevilmek gerçekten büyük bir şans. Bunu düşündükçe fazlasıyla şükür duygusunu hissediyorum.
“Doğru Koca Nasıl Seçilir”
Başarmak istediğiniz başka neler var, hayallerde sırada ne var?
Anlatacak çok hikâye var. Hem sinemada hem sahnede üretmeye devam etmek istiyorum. ‘Doğru Koca Nasıl Seçilir’ şovumun son gösterilerini hayata geçiriyorum. Sonrasında ikinci gösterim için hazırlanmak istiyorum.
