Kaya Türkmen
Yürüyelim arkadaşlar
Yeni Parti bir tercih olarak değil, bir zorunluluk olarak doğdu bugün.
Ana muhalefetin kurultay iradesi yargı eliyle yok sayıldı. Delegelerin seçtiği yönetimin yerine, parti üyelerinin ve seçmenlerinin iradesini temsil etmeyen bir yapı oluşturuldu. Belediyelerden parti örgütüne kadar muhalefetin bütün taşıyıcı kolonları ağır bir yargı ve iktidar baskısının hedefi haline getirildi. Amaç açıktı: Sandıkta yenemedikleri muhalefeti mahkeme koridorlarında etkisizleştirmek, halkın iktidar değişikliği umudunu daha seçime varmadan boğmak.
Böyle bir tabloda yapılması gereken, gasp edilmiş bir tabelanın önünde çaresizce beklemek olamazdı herhalde. Halkın değişim talebini, iktidar umudunu ve demokratik iradesini yeni, güvenli ve güçlü bir siyasi zemine taşımaktı yapılması gereken. Yeni Parti işte bu nedenle kuruldu.
Bu adım CHP’ye, onun tarihine veya değerlerine karşı atılmış değildir. Tam tersine, Cumhuriyet’in kurucu ilkelerini, sosyal demokrasiyi, halkçılığı, laikliği ve hukuk devletini savunmanın bugün mümkün olan en kararlı yoludur. El konulan şey bir genel merkez, bir mühür veya bir parti sicili olabilir. Fakat milyonların değişim iradesine, Büyük Atatürk’ün mirasına ve Türkiye’nin demokratik geleceğine kimse el koyamaz.
Siyasi partiler yalnızca binalardan, tabelalardan, otobüslerden ibaret değildir. Onları gerçek anlamda var eden, üyelerinin ortak iradesi, seçmenlerinin güveni ve temsil ettikleri tarihsel davadır. Bugün o irade, o güven ve o dava Yeni Parti’de yoluna devam ediyor. İsimler değişebilir, mekânlar değişebilir, şartlar değişebilir. Fakat özgürlük, eşitlik, adalet ve demokrasi mücadelesi durmaz.
Yeni Parti bir bölünmenin değil, siyasi mücadelenin yoluna devam etmesini sağlama iradesinin sonucu. CHP’nin kapısını seçilmiş yönetime kapatanlar, ülkenin geleceğinin o kapının ardında tutulamayacağını görmüş olsalar gerek. Bir tabela geride kalabilir. Fakat dava, umut ve iktidar yürüyüşü yoluna devam eder.
Bu yürüyüşün en büyük güvencelerinden biri Özgür Özel’in olağanüstü liderliğidir. Özel, göreve geldiği günden bu yana yalnızca bir genel başkan gibi davranmadı. Baskı karşısında geri çekilmeyen, arkadaşlarını yalnız bırakmayan, halkla arasına mesafe koymayan ve gerektiğinde bütün kişisel riskleri göze alan gerçek bir demokratik liderlik sergiledi.
CHP’yi 2024 yerel seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi yapan irade de, bütün çıkış yolları kapatılmaya çalışıldığında bir yenisini açma cesaretini gösteren irade de budur. Özgür Özel’in liderliği, yalnızca partililere değil, bu ülkenin değişebileceğine inanmak isteyen herkese güven veriyor. Çünkü Türkiye’nin bugün ihtiyacı, makamını korumaya çalışan bir siyasetçi değil, halkın umudunu ve iradesini korumaya kararlı bir liderdir.
Yeni Parti yalnızca iktidarı değiştirmek amacıyla yola çıkmıyor. Bugünkü iktidarın korku, yoksulluk, baskı ve kutuplaşmayla milletin elinden aldığı neşeyi ve yaşama sevincini de geri getirmeyi hedefliyor. İnsanların yarına kaygıyla değil umutla baktığı, gençlerin gitmek değil kalmak istediği, çocukların güldüğü, yurttaşların hayatın tadını yeniden çıkarabildiği bir Türkiye vaat ediyor. Çünkü siyasetin nihai amacı yalnızca devleti yönetmek değil, insanlara onurlu, huzurlu ve sevinçli bir hayat sunmaktır.
Elbette yolda güçlükler var. İktidar, elindeki bütün araçlarla bu yürüyüşü durdurmaya çalışacaktır. Ne var ki karşısında yenilgiyi kader sayan, kendisine çizilen sınırlar içinde siyaset yapan bir muhalefet yok. Değişim isteyen milyonlarla birlikte yürüyen, direnmekle yetinmeyip iktidarı hedefleyen yeni bir siyasi kuvvet var.
Yeni Parti’nin Türkiye’yi çeyrek yüzyıldır yaşatıldığı bu karanlık kabustan kurtaracağına inanıyorum. Çünkü bu parti öfkenin değil umudun, ayrılığın değil birleşmenin, kişisel hesapların değil memleket sorumluluğunun ürünüdür.
Bugün yalnızca yeni bir parti kurulmadı.
Güneş ufuktan şimdi doğdu.
Öyleyse… Özgür Özel’in sözleriyle: Yürüyelim arkadaşlar.