Enflasyon ve hayat pahalılığı meselesi

İstanbul Ticaret Odası (İTO), 2025 yılı aralık ayına ilişkin fiyat endeksi verilerini açıkladı. Buna göre İstanbul’da perakende fiyatlar aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 1,23, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 37,68 artmış gözüküyor.

Perakende fiyat hareketlerini gösteren İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi’nde en dikkat çekici artış lokanta ve oteller grubunda yaşanmış. Bu grupta aylık fiyat artışı yüzde 3,24 olmuş. Tevekkeli değil Ticaret Bakanlığı ve Maliye lokantalara yazı gönderip menülerde belirtilen yiyeceklerin ve içeceklerin fiyatlarının neden bu kadar yüksek olduğunu sorguluyor. Birçok zincir restorana uyguladıkları fiyatlar nedeniyle denetim geldiğini duyuyoruz.

Şimdi diğer harcamalara bakalım: Aralık ayında konut harcamalarında fiyatlar yüzde 1,9, ev eşyasında yüzde 2, gıdada yüzde 1,65, sağlıkta yüzde 2,93 ve çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 2,25 yükseldi. Kültür ve eğlence grubunda artış yüzde 1,38 olurken, eğitim harcamalarında sınırlı bir artış görülmüş. Giyim, ayakkabı ve ulaştırma gruplarında ise fiyatların aşağı yönlü seyrettiği görülüyor. Açıkçası izaha gereksinim duyan bir gelişme bu.

Toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise aralık ayında yüzde 0,93 artmış. Kasım ayında bu oran yüzde 2,14 olarak kaydedilmişti. Toptan fiyatlardaki artış hızında yavaşlama görülmekte.

Bu arada toptan fiyatlar, 2025 Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,25 yükselirken, yıllık ortalama artış yüzde 26,95 olmuş. Aylık bazda en yüksek artış yüzde 11,81 ile madenler grubunda gerçekleşmiş. Gıda maddeleri ve inşaat malzemelerinde sınırlı artışlar görülürken, yakacak ve enerji, kimyevi maddeler ile işlenmemiş maddelerde düşüş kaydedilmiş.

Açıklanan veriler, İstanbul’da yılın son ayında hem perakende hem de toptan fiyatlarda artışın sürdüğünü, ancak toptan fiyatlardaki yükselişin hız kestiğini ortaya koymakta.

Bu rakama bakılırsa, TÜFE’nin de aralık ayı için %1 veya altında açıklanabileceğini söyleyebiliriz. Demek ki 2025 yılını %30’un biraz üzerinde bir enflasyonla tamamlıyoruz. Ne Merkez Bankası’nın %24’lük hedefi ne de %25 ile %29 arasında belirlediği tahmin aralığına uymayan bir sonuç bu. Orta vadeli programın hedeflerini zaten söylemeye gerek yok, çok uzaktan ıskalamış gözüküyor.

Bu sabah açıklanacak olan TÜFE’nin hiçbirimizi şaşırtmayacak şekilde ekonomi yönetiminin görevde kalmasına yardımcı olacak bir oran ile tescil edeceğini söylemek falcılık olmaz. Açıkçası İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı endekslere de ekonomi yönetiminin telkinde bulunduğunu hissediyorum.

Yeni yılda, TÜİK‘in yeni hesaplama metodlarıyla enflasyonun çok hızlı bir şekilde düşürürüleceğini %30 seviyesindeki direncin böylece suni şekilde aşılacağına dair kanaatlerim güçlendi.

Bu arada ülkede görev alan bir ekonomi yönetiminin ilk defa kamusal yüklerin enflasyon ve hayat pahalılığı üzerindeki olumsuz etkilerini fark ettiğini görüyorum. 2016 yılından beri ısrarla dile getirdiğim bu meseleyi sonunda kavramış olmaları geç gelen bir mutluluk oldu. Bir de 2014 yılından beri söylediğimiz “lüzumlu lüzumsuz konmuş ilave gümrük vergilerinin enflasyonist etkilerini” de fark etseler tadından yenmeyecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Emre Alkin Arşivi

Kime göre, neye göre lüks?

29 Aralık 2025 Pazartesi 07:00

Et fiyatları

22 Aralık 2025 Pazartesi 07:00

Tevatür ile iş yapmak yanlış

15 Aralık 2025 Pazartesi 07:00

Altın tekrar rekorlara koşacak mı?

08 Aralık 2025 Pazartesi 07:00

Teknolojide yeni megatrendler…

17 Kasım 2025 Pazartesi 07:00

Harç bitti, yapı paydos

27 Ekim 2025 Pazartesi 07:00