Aytuna Tosunoglu

Aytuna Tosunoglu

Hatırlamanın yükü

Akıl sağlığı yerinde olmayan bir devlet başkanını oynayan Trump, ucu nükleer bomba atmaya kadar giden bir seri kötülükle tehdit etti hepimizi.

Hatırlamanın yükü altında kırılmış belleğimiz yine de koşarak geldi ve bir nefeste “Hiroşima Sevgilim” dedi, kulağıma.

Işın

Seksen bir yıl önce bir Ağustos sabahı, Amerika Birleşik Devletleri savaşı sonlandırmak için Japonya’nın Hiroşima şehrine atom bombası atmıştı.

Bomba yere değdikten sonra şehrin merkezi birkaç saniye içinde yok oldu. 15 saniye içinde iki kilometre çapındaki alan tamamen silindi. Patlamanın merkezine yakın olan insanlar aşırı ısı nedeniyle bir anda yok oldu. Bedenleri fiziksel olarak parçalanacak zaman bile bulamadı. Ancak arkalarında kalan duvar, taş ya da merdiven gibi yüzeyler ışını emdiği için karardı. İnsanın tam o an durduğu yerde bedensel varlığı bu ışını kısmen engellediği için boşluk oluştu; böylece geriye, sanki biri hala oradaymış gibi görünen bir “gölge” izi kaldı.

Yaşayan Ölüler

Çıkan ısı o kadar yoğundu ki bir kilometre çapın dışında kalanların derileri yanarak parça halinde sarktı. Giysileri vücuda yapıştı. Açıkta kalan yüzeyler anında kömürleşti. Sanırsın ki herkes öldü, sessizlik oldu. Bir süre sadece yanma çıtırtıları ve binaların çökme sesi arasında çaresizce ve acı içinde bağıran insan sesleri duyuldu.

Patlamadan sağ çıkanlar aslında neye maruz kaldıklarını bilmiyordu. İnsanlar yönsüz (zombi gibi) yürümeye başladı. Birçoğu ellerini öne doğru uzatmıştı, yanmış derileri bir yere temas etmesin diye… Gözleri kör olanlar görmeden yürüdü. Şehirde garip bir görüntü oluştu: Yaşayanlar, yaşayanlara benzemiyordu. Öğlene doğru patlamanın merkezindeki yangınlar, diğer küçük yangınlarla birleşti. Rüzgâr, alevleri tek bir dev yangına dönüştürdü ve ateş fırtınası denen şey oluştu. Yaşayanlar oksijensizlikten boğuldu. Bazıları nehre doğru kaçtı. Nehirler insanlarla doldu. Su kurtuluş olamadı; birikmiş bir ölüm alanına dönüştü.

Görünmeyen Darbe

Öğleden sonra garip bir yağmur başladı. Siyah, yapışkan damlalar yağıyordu, gökyüzünden. Kül, toz ve radyoaktif parçacık taşıyordu yağmur. İnsanlar bu yağmuru rahatlama zannedip altında durdu. Ama bu yağmur, görünmeyen bir ikinci darbe gibiydi. Bazı insanlar ciddi yarası yokken aniden çökmeye başladı. Bu, radyasyonun erken etkileriydi. Kimse o gün ne olduğunu anlamadı. Bazıları gece boyunca öldü. Bazıları sabaha kadar yaşadı… ama içten içe çözülen, pes eden bir bedenle.

Anlatmaya çalıştığım ilk yirmi dört saat bir felaketin kendisi değil sadece. Aynı zamanda anlaşılmayan bir şeyle karşılaşmanın tarihi…

Eksik

Bombadan on dört yıl sonra Hiroşima’da ölümler hala devam ederken bir sinema filmi çekildi orada: Hiroşima Sevgilim. Batılı sinema sanatçıları geldi ki herkes onların bu filmle acıyı estetize ettiğini düşündü. Acılar çok tazeydi, bombanın temsili hala politik olarak çok yüklüydü. Bu tartışmalı hal film setinin havasına da yansıdı. Herkes, farkında olarak ya da olmayarak, tehlikeli bir alanda yürüdüğünü biliyordu. Sonuçta “Hiroşima Sevgilim” seti çekimlerin yapıldığı bir alandan çok daha fazlası oldu… Bir bellek laboratuvarındaydılar.

Filmdeki müze görüntüleri ve arşiv materyalleri gerçektir. Dolayısıyla oyuncular gerçek felaketin izlerinin arasında oynadılar. Sarsıldılar. Rol yapmanın tuhaf bir suçluluk hissi yaratmasına teslim oldular.

“Hiroşima Sevgilim” bir film değil, bir zihnin içinden geçme deneyimidir. Bana hala şunu söyler: Tarih unutulmaz ama hatırlama biçimimiz her zaman eksiktir.

En büyük felaketleri bile kendi küçük hikayelerimizin içine sığdırmaya çalışırız.

faa0dcb4-76be-49fd-ae5b-90de687c1c18

Gençlere ve genç kalanlara bir Cumartesi filmi önerisi:

Hiroshima Mon Amour (Hiroşima Sevgilim) 1959 yapımı

Yönetmen Alain Resnais, Senaryo Marguerite Duras

Önceki ve Sonraki Yazılar
Aytuna Tosunoglu Arşivi

Bana yediklerini anlat

28/03/2026 07:00

Kesintisiz huzursuzluk

14/03/2026 07:00

Devam...

14/02/2026 07:00

Seks Satar

27 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

Kurulan Düzen: Yalan

20 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

Mutlak gücün korkusu

13 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

Süreçten önceki son cümle

29 Kasım 2025 Cumartesi 07:00