“Macron sabah koşuyormuş.”
Cümle malum bir koridorda duyulduğu anda görünmez bir alarm çaldı.
“Koşuyormuş mu?”
“Evet efendim. Her sabah.”
“Mutlaka mı?”
“Fransızlar öyle diyor.”
Acil toplantı talebiyle toplanıldı. Toplantıya güvenlik görevlileri, bahçıvanlar, park müdürleri, asfalt uzmanları, çim biçme teknisyenleri ve üç ayrı kurumdan koşu konusunda hiçbir bilgisi olmayan yirmi iki yönetici katıldı.
İlk sözü güvenlik amiri aldı.
“Macron koşarken önünden biri geçebilir.”
“Geçmesin.”
“Nasıl geçmesin?”
“Geçmeyecek şekilde düzenleme yapalım. Çocukları bebek arabaları ve bakıcılarıyla filan gözaltına aldıralım. Salarız iki haftaya.”
Bahçıvan sözün kendisine geldiğine kanaat getirdi.
“Botanik Park’taki güller dikenlidir. Macron’a batabilir.”
“Batmasın!”
“Bunun için bütün dikenleri kesmemiz gerekir.”
“Kesin.”
Park müdürü ayağa kalktı.
“Efendim, parkta bazı kuşlar sabah ötüyor.”
Salonda sessizlik oldu.
“Macron’u rahatsız eder mi?”
“Edip etmeyeceğini bilmiyoruz ama riske girmeyelim.”
Bunun üzerine kuşlarla ilgili alt komisyon kuruldu. Silahlı adamlar o komisyona katıldı. Ertesi gün başka bir sorun çıktı.
“Parkta iki tane sokak kedisi görülmüş.”
“Macron kedileri sever mi?”
“Bilmiyoruz.”
“Sevmezse? Alerji filan.”
“Uluslararası kriz çıkar.”
Kedilerin diplomatik statüsü hakkında arşive bakıldı. Geçici koruma kapsamı vesaire araştırıldı.
Üçüncü gün güvenlik toplantısında yeni bir rapor sunuldu.
“Sabah saatlerinde hafif rüzgâr esiyor.”
“Durdurabilir miyiz?”
“Teknik olarak zor.”
“Zor ama imkânsız değil diye not düşelim.”
Toplantının dördüncü gününde asfalt uzmanları konuştu.
“Parkurun bir bölümünde biraz eğim var.”
“Düzeltelim. Ne kadar kazmak lazım?”
“Yaklaşık altı yüz kamyon toprak.”
“Başlayın. Anca.”
Toplantının sekizinci gününde herkes birbirine bağırıyordu.
Bahçıvan güvenlikçiye, “Çimleri kısalt dedin, köküne kadar indirdik!” Güvenlikçi park müdürüne, “Sen niye ağaç bıraktın? Kes, dedik. Demedik mi!”, park müdürü asfaltçıya, “Sen de parkı otoyola çevirdin!”, asfaltçı bahçıvana, “Senin elinden de koca park golf sahasına benzedi be!”
Toplantı kapısı o anda “laks” diye açıldı. Herkes sustu. İçeri giren bir şeyin danışmanı tek nefeste söyledi,
“Macron, sabah koşusunu iptal etmiş. Koşmayacakmış.”
Toplantı salonunda derin bir sessizlik…
Biri usulca yanındakine sordu,
“Peki… kedileri salıyor muyuz…”
Önemli Not: Yukarıda yazılanlar hayal ürünüdür. İsimler, olaylar, arasındaki olası benzerlikler tesadüften başka bir şey değildir.
Düz Not: Hayatın tesadüfleri o kadar yaratıcıdır ki insan bazen hayatın tamamına önden “spoiler” yemiş gibi olur.