Aytuna Tosunoglu
Bi’ şey oldu
Dantel nasıl işlenir?
Önce desen seçilir. Sonra iplik gerilir. İğne aynı yere yüzlerce kez girip çıkar. Dışarıdan bakan biri sadece küçük hareketler görür.
Oysa içeride büyük bir plan var…
Türkiye’nin son yirmi yılına biraz uzaktan bakınca, birçoğumuzun hissettiği şey tam da bu değil mi? Birilerinin büyük bir siyasi dantel işlediği duygusu.
Desen
Dantel işleyen kişi(ler) acele etmez. Sabırsız biri(leri) dantel yapamaz. Bazı desenlerin ortaya çıkması için yıllar gerekir, çünkü. Gelin, beraber bakalım:
2007’de asker, medya, akademi ve bürokrasi üzerinde büyük bir dizayn süreci başladı. Yüzlerce insana kumpas kuruldu. Haksız yere hapis yattılar. Ordunun yönetim kademesindeki Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin koruyucusu askerler elimine edildi. İki yıl sonra, 2009’da Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu öldü (suikast?) ve milliyetçi-muhafazakâr siyasette önemli bir boş alan ortaya çıkmış oldu. Ölmeseydi öyle bir alan açılır mıydı… Aynı yıl, Süleyman Soylu Demokrat Parti Genel Başkanlığından ayrıldı. Bir yıl sonra, 2010’da CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a kaset kumpası kuruldu, üç gün sonra istifa etmek durumunda kaldı. On iki gün sonra Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı seçildi. Kumpas olmasaydı o seçilir miydi… “Yumuşak” muhalefet denen o şey ortaya çıkar mıydı? Aynı yıl, yani 2010’da referandum yapıldı ve yargının yapısı değişti. Süleyman Soylu çılgınlar gibi referandumda “evet” denmesinin gereklerini savundu. Başkaları da vardı, savunan. Liberaller ve merkez sağ çevrelerin önemli bölümü sonun nereye varacağını anlamadılar ya da anladılar, teslim oldular. Desen ilerledi ancak gözle görülmedi.
İp Seçimi
Bir yıl sonra, (M. Yazıcıoğlu’nun ölümünden iki yıl sonra) 2011’de BBP Genel Başkanı Mustafa Destici oldu ve yavaş yavaş iktidar ittifakına yaklaşmaya başladı. Yazıcıoğlu ölmeseydi iktidar ittifakına yaklaşır mıydı… Bir yıl sonra, 2012’de Süleyman Soylu iktidar partisine, AKP’ye geçti. Yine 2012’de Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş partisini kapattı, çalışma arkadaşlarını dağıttı, kendisi AKP’ye geçti. Ondan bir yıl sonra, 2013’de Gezi Direnişi gerçekleşti (şimdilerde adı gezi terör örgütü oldu). Halk yaşam biçimine, ne giyeceğine, kaç çocuk doğuracağına karışan, her yeşil alanı betonlaşma fırsatı olarak gören bir iktidara “bize karışma, sen kendi işine bak” dedi. Aynı yılın sonunda ortaya acayip ses kayıtları çıktı, bakanların çocukları vs yolsuzluk iddiasıyla gözaltına alındı. Biz ona dantel işlerken iğne kırıldı diyelim, hadi! Bakan oğulları ve bir takım zevat iki ay tutuklu kaldılar. O noktadan sonra olay yolsuzluk iddiaları ekseninden çıktı, AKP’yle Fetö terör örgütü arasındaki iktidar mücadelesi eksenine kaydı (o zaman adı gülen hareketiydi, tabii). Ortaya çıkma konusunda sabırlı olan dantel ufak ufak ilerlemeye devam etti. Sabırla.
Genel Bakış
2015 yılına kadar işlenen desen tam olarak ortaya çıkmasa da örüntünün farkına vardık, sanıyorum. Liberaller, demokratlar, muhafazakâr olanları AKP’nin kanatları altına alınmış oldu. Ordunun “Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koymuştur” diyesi kalmadı. İktidarın önündeki taşlar temizlendi. Medya dönüşümü de tam anlamıyla sağlandı. Yıllar boyunca atılmış düğümler yan yana gelince bi’ şey olduğu çok açık. İşin bir de 2015-2026 arası var, incelemeye değen.
Toparlama
Gazetemizde bana verilen yeri çoktan aştığım için kronolojiyi 2015’de kesmek zorundayım. Ama farkındaysanız, 2010 yılında Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir kaset skandalı sonrası Cumhuriyet Halk Partisi’ne Genel Başkan seçilmesinden itibaren AKP’nin istediği tarzda bir muhalefet yapması, kaybedilen onca seçimden sonra gitmemesi bir sürpriz değil. Baykal’ın gidişi bir ilmek, Kılıçdaroğlu’nun gelişi bir ilmek. On altı yıl sonra Kılıçdaroğlu’nun parti kongresinde seçilmemesi bir ilmek değil bir bozum anı. Desenin kaybolması, ipliğin bitmesi, işleyen elin kırılması gibi bir şey. Beklenmedik!
O nedenle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yükselttiği toplumsal enerjiyi kırmaya çalışıyorlar, Ekrem İmamoğlu’nu da aynı nedenle hapse attılar.
He dersek demokrasi, milletin sözü, halkın seçme hakkı elimizden alınacak.
Yıllardır işlenegelen bir deseni tek hamlede sökmeye var mısınız?