Bu sefer gündem dışı

Emeklinin gözü kulağı 3 Temmuz’da TÜİK tarafından açıklanacak Haziran ayı enflasyonunda. Açıklanacak enflasyon sonrasında memur ve emekli maaş artışları belli olacak. Bir düzeltme ya da seyyanen zam beklemek hayalcilik olur. Beklentilere göre emekli maaş artış oranı %17,50-18,00 seviyelerinde olacak gibi.

Veri açıklanıp zam oranı belli olsun sonrasında bir şeyler yazar, dertleşiriz.

Kısa kısa üç konuya değineceğim bugün.

  1. Geçtiğimiz günlerde Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu hocamla birlikte iki günlük kısa bir tatil için Datça’da idik. Sokaktan insan geçmiyor desem çok da abartmış olmam. Bayramda ciddi bir hareket olmuş ama şu anda yaprak kıpırdamıyor. Anlaşılan o ki; diğer turizm beldelerinde de durum aynı. Sınavlar, okulların hala kapanmamış olması gibi nedenler yerli turisti hala getirmemiş olabilir ancak bu mevsimde yabancı turistin gelmiş olması lazımdı deniyor ve onlar da yok. Sizce neden? Kur politikası yüzünden Türkiye’nin pahalı bir ülke haline geldiğini herkes biliyor, görüyor, konuşuyor. Türkiye hiçbir zaman Avrupalı jet sosyetenin vazgeçemediği bir yer olmadı. Gençlerin ve orta gelirli insanların tercih ettiği bir yer oldu. Şimdi bu pahalılık yıllardır tatil için Türkiye’ye gelen turistlere farklı destinasyonlarda daha ucuza tatil yapabilme imkanı verdi. İşin en riskli yeri bence şurası; ticaret yapanlar iyi bilirler müşteriyi kaçırdın mı, senden vazgeçti mi, geri getirebilmek çok zordur.
  2. Haziran ayı başında Edirne’nin İpsala ilçesinin Sarıcaali köyünde Bluefarm Tarım tarafından yapılacak olan 4,5 milyon Euro tutarında bir tarım yatırımının lansmanındaydık. Açılışına benim de davetli olduğum bu yatırım için Sarıcaali köy halkının mutluluğu ve coşkusu görülmeye değerdi. Uzun vadede köylü-sanayici ilişkisi bu kadar iyi yürür mü onu göreceğiz ama gıda enflasyonu ile boğuşan Türkiye’de hele bugünlerde böylesine bir yatırımı görmek keyifli idi. Türkiye’nin her alanda yatırıma ihtiyacı var ama tarım sektöründeki yatırımlar içinde bulunduğumuz süreçte çok daha değerli. Hele katma değerli, dünyanın her yerinde ihraç edilecek bir ürüne yapılan yatırım çok daha anlamlı oluyor.

Resmi istatistikler gösteriyor ki; Türkiye bir “sanayisizleşme” riski ile karşı karşıya. Yatırım iklimi iyileştirilerek bunun önüne mutlaka geçilmeli. Bu riski bertaraf ederken tarımın önemini hatırlayarak, tarımı, sanayi ile beraber büyüterek ülkenin sadece büyümesine değil kalkınmasına da katkı sunmamız şart.

  1. Zamanı biraz daha geriye aldığımızda bu sefer kendimi Prof. Dr. Emre Alkin ile birlikte Bursa’da bulduk. Trex tarafından düzenlenen, çok yoğun ilginin olduğu etkinliğin ana konusu dijitalleşme idi. Gün boyu farklı içeriklerdeki panellerde başlık verimlilik oldu. Türkiye’nin matematiğe, istatistiğe küsmüş gibi bir havası var. Ölçemiyorsan karar veremezsin. Sokaktaki herkes kamudaki israfı, verimsizliği konuşuyor ki; son derece haklılar ama benzer bir verimlilik sorununun özel sektörde olduğunu da göz ardı etmemeliyiz.

Bugün bütün dünya yapay zekayı konuşuyor. Şüphesiz ki; büyük bir devrim. Dünya büyük bir dönüşüme hazırlanmaya çalışıyor. Dijital dönüşüm bizim şirketlerimiz için de olmazsa olmaz.

Diğer taraftan bu sürecin sonunda bazı mesleklerin yok olmasından söz ediliyor. Yapay zekayı doğru kullanarak ölçmek, değerlendirmek, verimliliği artırmak çok kolay hale gelecek ama bu konunun bir yönü daha var ki; onu da Trex tarafından düzenlenen etkinlikte Uludağ İçecek CEO’su sevgili dostum Levent Kömür dile getirdi. Bu süreç özellikle mavi yakalı çalışanlar için büyük bir riski de barındırıyor. Kazanımları hesaplarkan sosyal sorunlara neden olabilecek bu sürece Türkiye olarak sizce hazır mıyız? Ya da yaklaşan sosyal sorunun farkında mıyız? Yoksa burada da mı “Dur bakalımcılığımız” mı devrede?

Önümüzdeki hafta da Aydın Astim Organize Sanayi Bölgesi’nin daveti ile Aydın’da olacağım. Konumuz elbette ekonomi olacak. Aydın gibi hem tarımın hem sanayinin yoğun olduğu bir büyükşehirde iş insanları ile bir araya gelmek keyifli olacak. Hangi iş kolunda olursa olsun sıkıntıların artarak devam ettiği görülüyor. Konuşulacak konuların pek keyifli olmayacağını biliyorum ama konuşmaya, anlatmaya, eleştirmeye, çözüm önerisi getirmeye devam etmeliyiz. Başka şansımız yok. Gündem izin verirse bir sonraki yazımda Aydın’da iş insanları neler yaşıyor, neler anlatıyor kaleme almaya çalışırım.

Herkes için daha güzel günlerin yakında olması ümidi ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mert Yılmaz Arşivi

Savaş gölgesinde PPK

13/03/2026 07:00

Merkezden öncü sinyal

23/01/2026 07:00