Mert Yılmaz
Tahmin ufkumuz kaç dakikalık?
Dün sevgili dostum Prof. Dr. Ege Yazgan ile CNBC-e kanalında katıldığımız yayında Şafak Tükle, 22 Nisan’da yapılacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin beklentilerimizi sordu. Ciddiyetle başladığımız sorunun cevabı hocanın muazzam esprisi ile taçlandı. Böylesine bir süreçte tahmin yapmanın çok zor olduğunu, 22 Nisan’a kadar daha çok zaman olduğunu, bugünden bir şey söylemenin neredeyse mümkün olmadığını konuşurken, ben “22 Nisan günü saat 13.45 gibi net bir fikrimiz oluşur diye tahmin ediyorum” deyince Ege Hoca espriyi patlattı. “Tahmin ufkumuz 15 dakika.”
Ne kadar gerçekçi ve diğer yandan ne kadar acı bir durum. Ateşkes ilan edildi ve sizler bu yazıyı okurken taraflar arasında görüşmelerin başlamış olması muhtemel. Ancak neredeyse herkes diyor ki 15 günlük ateşkes sürecinin bir yerinde sorun çıkar.
Ben de bu görüşte olanlardanım. 15 günlük ateşkes sürecinin sıfır sorun ile atlatılma olasılığı bence çok ama çok zayıf bir olasılık. Piyasalarda görülmemiş bir manipülasyon yaşanıyor. Herkes görüyor, herkes farkında, herkes konuşuyor ama kimse bir şey yapamıyor. Korkarım ki Trump görevde kaldıkça, siyaset kurumu Trump benzeri siyasetçileri sahneye sürdükçe dünyada buna benzer olaylar yaşanmaya devam edilecek.
Ateşkes konusunda mutabakata varıldığı haberleri ile riskli varlıklara yönelim hızlandı. Hisse senetleri piyasalarında önemli yükselişler yaşandı. Faiz oranlarında gerilemeler gördük. Ülke risk primleri geriledi. Ama çoğunluğun neredeyse tamamına yakını bunları kısa vadeli bir fırsat olarak görüyor. Savaş devam ederken birbiri ile taban tabana zıt o kadar fazla açıklama geldi ki yatırımcıların eli uzun vadeli bir pozisyon açmaya pek gitmiyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanı değilim ama okuduklarım, geçmişten getirdiğim bilgileri bugün yaşananlarla birleştirdiğimde vardığım sonuç şu; “Bu savaş ABD istediğinde değil İsrail istediğinde bitecek.” İsrail’in de bu savaşı bitirmeye pek niyeti varmış gibi görünmüyor.
Aslına bakılırsa bugün hala devam etmekte olan bir başka savaş var. Rusya-Ukrayna savaşı. Pek kimse konuşmuyor, varlık sınıflarının fiyatlaması üzerinde etkisi yok denecek noktaya kadar geldi. Görünürde ABD-İran savaşı gibi görünse de İsrail’in de ana aktör olduğu bu savaş da belki çok uzun süre devam edecek.
Piyasa fiyatlaması açısından gözlemim şu; ateşkese uyulur hatta kalıcı bir barış söz konusu olursa elbette piyasalar bunu pozitif fiyatlayacaktır. Diyelim ki ateşkes bozuldu, kalıcı bir barış sağlanamadı işler daha derinleşmez ise (kara harekatı başlamadığı sürece) piyasaların bu seviyeleri kanıksayacağını ve yeni dengelerin her varlık sınıfı için bu seviyelerde oluşmaya başlayacağını düşünüyorum.
Bu saatten sonra en kötü senaryo, sürecin çok daha kötüye gitmesi, petrol fiyatlarının 150 USD seviyesine yaklaşması olur ki bu dünya ekonomisi için bir stagflasyon riskinin iyiden iyiye yükselmesi anlamına gelir ve üzgünüm hepimiz bugünleri mumla ararız.
Umarım bir sonraki yazı için bilgisayar başına oturduğumda ateşkesin sorunsuzca atlatıldığı, kalıcı barışa yaklaşıldığı günler yaşanır ve hepimizin tahmin ufku oldukça genişler.