Mert Yılmaz
Merkezden öncü sinyal
Yeni yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı dün yapıldı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini 100 baz puanlık indirim ile %38’den %37’ye indirdi.
Öncelikle dün alınan faiz kararının piyasa açısından sürpriz olduğunu söylemeliyim. Piyasanın neredeyse tamamı Merkez Bankası’ndan 150 baz puanlık faiz indirimi bekliyordu.
Resmi enflasyonun %30, faizin %38 olduğu bir ortamda beklenti ile gerçekleşen arasındaki 50 baz puanlık bir fark matematiksel açıdan çok önemli olmayabilir ama sinyal etkisi önemli. Borsa İstanbul’da kararın hemen ardından özellikle bankacılık endeksinde yaşanan satışlar da bunun en somut örneklerinden biri.
Karardan ve metinden ilk çıkarımım Ocak ve Şubat ayı enflasyonlarının yüksek geleceği yönünde. Aslında Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan geçtiğimiz günlerde bunun sinyalini vermişti.
Metinde yer alan “Öncü veriler Ocak ayında aylık tüketici enflasyonun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir” ifadesi alınan kararı açıklamaya yetiyor.
Merkez Bankası 2026 yılında da toplam sekiz toplantı yapacak. Şartlarda çok önemli değişiklik olmadığı sürece acaba Merkez Bankası her toplantıda 100 baz puanlık indirimlerle yola devam eder mi? Piyasa beklentileri yıl sonunda politika faizinin %28-30 aralığında bir yerde oluşacağı yönünde.
Bu toplantının ilginç tarafı Merkez Bankası’nın enflasyon verisini görmeden toplantının gerçekleşmiş olması. Elbette öncü veriler Merkez Bankası’na yol göstermiş olsa da zamanlama açısından 22 Ocak tarihinin yılın ilk PPK toplantısı için doğru bir tercih olmadığını düşünüyorum.
Piyasa fiyatlaması açısından daha belirleyici olacak unsur ise 3 Şubat sabahı açıklanacak olan Ocak ayı enflasyonu. Piyasa beklentileri yılın ilk günlerinde %3,50-3,80 aralığında oluşmaya başlamıştı. Son günlerde özellikle gıda fiyatlarında yaşanan artışa bağlı Ocak ayı enflasyonun %4,0-4,50 aralığında gelebileceğine yönelik beklentiler güçleniyor. Merkez Bankası’nın bu adımı ile de neredeyse kesinleşti.
%16 olarak belirlenen 2026 yılsonu enflasyon hedefinin neredeyse dörtte birinin yılın ilk ayında gerçekleşmesi ise beklenti yönetimi açısından pek de iyi olmaz.
Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların etkisi, asgari ücret zammı vb. etkenler nedeni ile Ocak ayı enflasyonunun yüksek gelmesi alışılageldik bir durumdur. 2024 yılında yaklaşık %6, 2025 yılında ise yaklaşık %5 olarak açıklanmıştı. Ancak açıklanacak veri beklentilerden anlamlı şekilde yüksek gelirse piyasa fiyatlaması ve beklenti yönetimi üzerinde baskı yaratabilir.
Diğer taraftan geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 2026 yılının Temmuz ayında yapılması planlanan bazı maktu vergi artışlarının bu döneme özel yapılmayabileceğine yönelik açıklamaları önemli. Bu adım gerçekleşirse gerçekten maliye politikasından önemli bir destek gelmiş olur para politikasına. Aynı konuşmada Bakan Şimşek’in bu adımın %19 enflasyon hedefini tutturma çabalarına destek ifadesi ise Merkez Bankası tarafından ortaya konan %16’lık enflasyon hedefinin, ekonomi yönetimi tarafından bile inandırıcı bulunmadığı algısı yaratıyor. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası’nın 2026 yılı için ara hedefi %16, tahmin aralığı ise %13-19 bandı. Bakan Şimşek’in atıfta bulunduğu %19, tahmin aralığının üst noktası.
Yine Merkez Bankası tarafından düzenlenen Piyasa Katılımcıları Anketi’nde 12 ay sonrası için enflasyon beklentilerinde bir iyileşme görülüyor. Katılımcıların 12 ay sonrası için beklentileri %23,35’den %22,20 gerilemiş durumda. Önümüzdeki dönemde açıklanacak özellikle Ocak ve Şubat enflasyonları ile bu iyileşme devam edecek mi yoksa beklentilerde bir katılaşmaya hatta kötüleşmeye mi neden olacak, yaşayarak göreceğiz.
Ancak hanehalkının 12 ay sonrası için enflasyon beklentisinin hala %50 düzeyinde olduğunu da unutmamak lazım
Ocak ayı enflasyon tahminim %4,0-4,5 aralığında iken yılsonu için tahminim ise %24.
Bu arada 12 Şubat tarihinde Merkez Bankası’nın 2026 yılının ilk Enflasyon Raporu sunumunu gerçekleştirecek. Bu sunumda gerek ara hedef gerekse tahmin aralığında bir değişikliğe gitmesini beklemiyorum. Bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısı ise 12 Mart tarihinde gerçekleşecek.
Yeni yılın ilk günlerinde gıda enflasyonunun kendisini hissettirmeye başlamış olması önümüzdeki sürecin ne kadar zorlu olacağını göstermesi açısından önemli.