Erzak dolabındaki nohut gaz yapar mı?

O kadar çok konu var ki; yazılacak, dertleşecek, insan hangisinden başlayacağını şaşırıyor. Ana konu enflasyon gibi gözükse de ben şu kredi kartı limitlerine ve kredili mevduat hesapları ile ilgili düzenlemelere daha fazla takıldım. Yaş 54 olunca enflasyona karşı bağışıklığım yüksek olsa gerek. %5’e yakın gelen enflasyon o kadar etki etmedi bünyede.

Cuma günü piyasalar kapandıktan sonra Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu (BDDK) kredi kartlarında “KULLANILMAYAN” limitlerin budanacağını açıkladı.

Konu neresinden tutsan elinde kalacak cinsten.

Açıklamada “21 Ocak 2026 tarihinde yapılan Finansal İstikrar Komitesi (FİKKO) toplantısında eşgüdüm içerisinde alınan finansal istikrarın sağlanmasına yönelik koordineli makro ihtiyati kararlar doğrultusunda…” şeklinde bir ifade var. Geçtiğimiz dönemin TCMB, bugünün BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu burada demek istiyor ki; bu düzenlemeyi BDDK olarak ben yapmadım, komitede bu karar alındı, BDDK’nın yetki alanında olduğu için açıklaması da bana kaldı. İhaleyi bana bırakmayın. Kendisini geçmiş dönemden unutamayanlar için malum şüpheli olduğunun farkında Şahap Bey.

Aynı açıklamanın birkaç satır üstünde ise “Sanal ortamda yasadışı bahis, şans oyunları, kumarla mücadele eylem planı ile uyum…” diye devam eden bir cümle var. Yemin ediyorum; bu cümleyi birkaç defa okudum.

Alınan karar kumarla mı mücadele enflasyon ile mücadele anlayamadım.

Ama aklıma ilk gelen şey; devletin resmi elden oynattığı şans oyunlarını ne yapacağız sorusu oldu.

Sonra fark ettim ki; yalnız değilim.

Ben olaya yine de kendi tarafımdan bakayım. Sanki ana amaç enflasyon ile mücadele gibi görünüyor. Ardından TCMB’den gelen KMH düzenlemesi de bu görüşümü bence destekliyor.

BU CİN FİKİR BDDK’NIN MI?

Hala açlık sınırının altındaki asgari ücret ile yaşayan insanların, emeklilerin, dar gelirlilerin yarattığı talep nedeni ile enflasyonun yüksek olduğuna inanan birileri var demek ki.

Kullanılmayan kredi kartı limitinin enflasyon yaratacağı düşüncesini de çok şükür bu topraklarda gördük.

Geçtiğimiz dönemde faizi indirip, kuru patlatıp enflasyonu %85’lere tırmandıran politikanın baş aktörlerinden olan ve bu başarısı BDDK Başkanlığına getirilerek ödüllendirilen Kavcıoğlu enflasyon ile mücadeleyi kredi kartlarının kullanılamayan limitinde buldu dense şaşırmam. Ama BDDK açıklamasında bu cin fikir benim değil vurgusu var. Bir kez daha hatırlatayım.

Acaba kimin ya da kimlerin fikri bu? O kadar merak ediyorum ki. Orada olmayı konuşmalara şahit olmayı gerçekten çok isterdim. Hayal etsenize; birisi diyor ki; kredi kartlarının kullanılmayan limitlerini budayalım. Birileri yahu helal olsun sana be, vallahi bizim aklımıza gelmedi diyor. Fikir sahibi mahcup. Yanakları kızarıyor, hafif utanıyor, tevazu gösteriyor. Bir başkası diyor ki; tam benim aklımdaydı bu fikir ama sıra bana gelmemişti. Kısmet değilmiş artık. Bu fikri paylaşamamış olmanın kariyer planlamasında önünü keseceğine inancı tam.

Ne kadarlık bir budama yapalım tartışması başlıyor. 400 bin diyenler ile 500 bin diyenler eşit sayıda. Komite başkanı yazı tura ile belirlenmesine karar veriyor. Tura geliyor, 400 binciler kazanıyor, 500 binciler üzgün tabi. Gönüller kırılmasın diye sizde üst limit söyleyin kademeli yapalım diyorlar. 750 bin de öyle şekilleniyor.

Elbette ironi yapıyorum ama böyle bir hava yok mu?

İmkan verildiği için üniversitede öğretim görevlisi olarak hocalık yapmış biri olarak söyleyeyim; sınavda birinci sınıf öğrencisi enflasyon ile mücadele yöntemlerinden birini anlatınız sorusuna cevap olarak bunu yazsa bırakırım.

SAĞLIK VE EĞİTİM HARCAMALARI NASIL DIŞARIDA KALACAK?

Öylesine alelacele alınmış bir karar ki; toplumun her kesiminden benzer eleştiriler gelince salı günü ilk geri adım atıldı ve dendi ki; sağlık ve eğitim harcamaları dışarıda bırakılacak. Bu nasıl olacak, nasıl uygulanacak, bankaların alt yapıları buna uygun mu, hastane, doktor ilaç mesela sağlık harcamalarına dahil de sağlık sigortası dahil mi soruları havada uçuşuyor.

İnsanların ceplerindeki kredi kartlarındaki limitlerin mevzuata uygun olmadığının farkındayım. Bir emeklinin cebinde 500-600 bin TL’lik kredi kartı olması doğru değil. Net gelirinin dört katı kadar olabilecek maksimum limit buralara gelene kadar neredeydiniz arkadaşlar?

En büyük banknotun 200 TL olduğu (yaklaşık 5 USD) ve neredeyse hiçbir satın alma gücünün kalmadığı süreçte markete gitmek için çanta ile nakit mi taşıyalım mesela?

Kredi kartı kullanıcısı ödeme güçlüğü çekiyor vb. sorunlar yaşanıyor ise zaten banka kendi riskini yönetmek için tedbirini alıyor.

BDDK’dan gelen ikinci bir açıklama var ki; o ayrı bir bomba. “Aralık 2025 verilerine sektörde yaklaşık 13,3 trilyon TL bireysel kredi kartı limiti bulunmakta olup toplam limitin sadece %21’i kullanılmakla beraber, %79’u kullanılmamaktadır” yazıyor.

O zaman sorun nerede?

Açıklama devam ediyor. “Sektörde Aralık 2025 itibari ile 40,7 milyon tekil kredi kartı kullanıcısı bulunmakta olup, bunun 30,6 milyonu yani %75’i 400 bin TL altında kredi kartı limitine sahiptir. Yani kredi kartı kullanıcılarının %75’i söz konusu karardan etkilenmemektedir” deniyor

Konuyu çok uzatmayalım beyler demek istemiş bence burada.

Yine aynı açıklamada “750 bin TL üzerinde limite sahip olanların kredi kartı toplam limitinden aldıkları pay %48 seviyesinde olup, bu kullanıcıların kredi kartı doluluk oranları yaklaşık %20’dir.”

KULLANILMAYAN LİMİT NEYİN RİSKİ?

Tamam da biz ne diyoruz. Limiti olan bile kullanmamış iken neyin riski?

Bu kafa ile mutfakta erzak dolabında duran nohut da gaz yapabilir.

Takıldığım bir başka konu da; son 12 aylık dönemde en yüksek harcama yapılan ay referans alınacaktır diyor. TÜİK tarafından ölçülmüş resmi enflasyon %30. Yaklaşık bir yıl önceki örneğin 100,000 TL’nin satın alma gücü ile bugünkü 100,000 TL satın alma gücü aynı mı?

İtiraf edeyim ki; yazıya başlarken bu kadar uzun bir yazı yazacağımı düşünmemiş hatta yazıda KMH düzenlemesi ve ocak ayında görülen olumsuz hava koşulları nedeni ile!!! yüksek gelen ocak enflasyonu da vardı ama daha fazla yer işgal etmemek ve sevgili Nilay’ı kızdırmamak için burada keseyim.

Bir sonraki yazının konusu KMH düzenlemesi ve enflasyon olsun.

Söz de veremiyor insan yarın daha büyük gündemlere gebe olabilir çünkü.

Ne demişler “Burası Türkiye”…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mert Yılmaz Arşivi

Merkezden öncü sinyal

23/01/2026 07:00

Tesadüfün böylesi

05 Aralık 2025 Cuma 07:00

YOKSA…

08 Kasım 2025 Cumartesi 07:00

Küçük adımlarla yola devam

24 Ekim 2025 Cuma 00:34

Ayın günah keçileri

10 Ekim 2025 Cuma 07:00

Merkez siyasetin gölgesinde

12 Eylül 2025 Cuma 07:00

Son Şakası Güldürmedi

05 Eylül 2025 Cuma 07:00