Karşımızda süper El Niño!

Meteoroloji uzmanlarının ve okyanus bilimcilerin bir süredir titizlikle takip ettiği ve raporladığı El Niño, ciddi bir evreye geçti. Okyanus akıntılarını ve rüzgarları düzenleyen atmosferik dengenin sıra dışı bir seyir izlediği 2026 yılında, normal şartlarda Ekvator çizgisi boyunca doğudan batıya esen ve sıcak suları Asya'ya iten alize rüzgarları, bu yıl çok zayıf. Hatta o kadar ki, rüzgarlar bazı dönemlerde tamamen tersine dönerek batıdan doğuya esmeye başlamış! Uzmanların basitçe izahıyla; bu ani rüzgar değişimi, Pasifik'in derinliklerindeki devasa sıcak su kütlelerini adeta serbest bırakarak Güney Amerika kıyılarına doğru muazzam bir ısı dalgası pompalıyor.

Dünya genelinde okyanusların insan kaynaklı sera gazlarının ürettiği fazla ısının yüzde 90'ından fazlasını emdiğini biliyoruz. Son üç yıldır üst üste yaşanan farklı bir evre; “soğuma” evresi, bu ısıyı okyanus sularının derinliklerinde hapsetmişti. Ancak bu yıl olayların seyri değişince, derinliklerdeki ısı zaten her zamankine göre sıcak olan deniz yüzeyiyle birleşiyor. İşte süper El Niño da böyle doğuyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi ile NASA'nın ağustos ayında açıkladığı son modellemeler, Pasifik'teki su sıcaklıklarının normalin tam 4°C üzerine çıktığını gösteriyor. Bu yeni bilgi ışığında, 2026 yılının %69 ihtimalle tarihin en sıcak yılı olacağı öngörülüyor. (Bu öngörünün daha geçtiğimiz aylarda %12 seviyesinde olduğunu ekleyelim.) Bilim insanları, aslında bu sıcaklıkları on yıl sonra görmeyi beklediklerini belirtiyor…

BİR YANDA SEL, BİR YANDA KURAKLIK

Peki bu süper El Niño neler getirecek? AB Copernicus İklim Değişikliği Servisi şunları söylüyor: Akıntılarının güneye kaymasıyla Kaliforniya, Peru ve Ekvador çizgisi kış boyunca rekor yağışlar, ani sel baskınları ve çamur kaymalarına sahne olabilir. Ancak bu süreçte, Asya ve Avustralya’da alışılmışın dışında kurak, tozlu ve aşırı sıcak bir kış beklenebilir. Bu durum şimdiden pirinç ve kahveyi etkileyerek dünya çapında gıda fiyatlarına yansıyor.

Biz de Asya bölgesinde olduğumuza göre kurak bir kış bekleyebilir miyiz? Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Akdeniz Havzası modellerine dayandırdığı beklentilere bakarsak, El Niño yıllarında Türkiye, sonbahar sonu ve kış başını genellikle mevsim normallerinin 1 ila 2 derece üzerinde sıcaklıklarla geçiriyor. Yani daha kurak ve ılık bir kış başlangıcına işaret ediyor diyebiliriz. Sonrasında ise okyanustaki aşırı sıcaklığın atmosferde nem taşıma kapasitesini artırmasıyla Ege ve Akdeniz bölgelerimizde kıyı bölgelerinde ekstrem yağmurlarla karşılaşılabilir. Verileri takip ederek bu erken uyarıyı dikkate alırsak, kış kapıya dayanmadan sel baskınları, su yönetimi ve tarımsal planlamayı bu yeni duruma göre ele alabilir ve iklim baskısının en azından bu yılki yükünü hafifletebiliriz.

HAFTANIN GÜZEL HABERLERİ

BU OTEL ARILAR İÇİN

Anavarza Bal, üretim tesislerinin bulunduğu Adana’nın Kozan ilçesinde dünyanın en büyük arı otelini açarak Guinness Rekorlar kitabına girdi. Neden önemli derseniz; arıların tüm dünyada bitkiler arasındaki tozlaşmayı sağlayarak ekosistemin ve biyoçeşitliliğin, haliyle de gıda güvencesinin sürekliliğini sağlayan en mühim küçük canlılar olduğunu hatırlatırım.

Kozan’da kurdukları arı oteli 81 bloktan oluşuyor ve 15 bin arıya ev sahipliği yapması hedefleniyor. Anavarza Bal genel müdürü Can Sezen’in söylediğine göre, ilk hedef yaban arılarına bir yaşam alanı oluşturmak. Diğer yandan Guinness Rekoru ile bir farkındalık yaratmak, tüm toplumun arılara sahip çıkması yönünde bir bilinç yaratmak istiyorlar. Kesinlikle desteklememiz gereken bir çaba. 20 Mayıs tüm dünyada Arı Günü olarak kutlanıyor. O zamana kadar hepimiz balkonumuzda birkaç kokulu ot yetiştirip arıların kentte dinleneceği alanlar oluşturabiliriz. Özellikle biberiye, lavanta, nane, kekik gibi bitkiler arıların en sevdikleri arasında. Hem mutfakta da işinize yarar… Bakalım bir sonraki Arı Günü’ne dek balkonlar ne kadar şenlenecek ve Kozan’daki otelin kaç arı misafiri olacak?..

ari-oteli

MERCANLARA DESTEK

Sosyal İklim Derneği ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi iş birliğiyle "Bozcaada Mercan Resiflerinin Korunması" projesi kapsamında, Tuzburnu-İncirliada bölgesinde sert mercan transplantasyonu yapıldı ve avlanma, çıpalama nedeniyle kopan 50 mercan kolonisi yeniden doğal yaşam alanlarına yerleştirildi. Bu uygulama, Türkiye denizlerinde nesli tehlike altındaki bir sert mercan türü üzerinde gerçekleştirilen ikinci transplantasyon çalışması olarak kayda geçmiş. Ek olarak, mercan resif alanını balıkçılık baskısından ve kaçak dalış faaliyetlerinden korumak amacıyla bölgeye koruma şamandıraları yerleştirildi. Şamandıralar, resif alanında ağ atımı ve çıpalama faaliyetlerinin sınırlandırılmasına katkı sağlıyor.

Çalışmalar sürerken, bölgedeki zengin biyoçeşitlilik de belgelendi. Koruma altındaki orfoz, caretta caretta, Avrupa ıstakozu gibi deniz canlıları ile 36 tür sünger, 49 tür balık, 22 tür yumuşakça dahil olmak üzere pek çok hassas tür kayıt altına alındı. Bölgedeki deniz çayırlarının sağlıklı yapıda olduğunun tespiti de hepimiz için sevindirici bir gelişme.

METİN SÖZEN OKULU GAZİANTEP’TE

Anadolu’nun doğal ve kültürel mirasının korunmasında büyük emekleri olan, Çekül’ün kurucusu Prof. Dr. Metin Sözen’in düşünsel mirasını yaşatmayı amaçlayan Metin Sözen Okulu, Gaziantep’te açıldı. Okul; gençlere yönelik Çekül Çemberleri, araştırmacılar ve profesyoneller için hazırlanan “Yaşayan Miras ve Etki Programı” ile belediyeler ve kamu kurumlarına yönelik geliştirilen yerel etki ve öncülük programından oluşuyor. Bu yapı sayesinde yerel yönetimler, akademi, sivil toplum ve gençlerin ortak bir üretim zemini oluşturması, Ekim ayında Gaziantep’te başlayacak programın ilerleyen dönemde Türkiye’nin farklı kentlerine yaygınlaştırılması hedeflenmiş.

Metin Sözen Okulu, bir yandan da doğa ve kültür öncelikli koruma anlayışını yeni nesillere aktarmayı, disiplinler ve kurumlar arası diyaloğu güçlendirmeyi ve yerelden öğrenen koruma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Okulun kalıcı bir eğitim mekânına kavuşması amacıyla Antep’te belediyeye ait bir alan da, vakfın eğitim çalışmalarına tahsis edildi. Bu güzel girişimin Tarihi Kentler Birliği’nin, tüm yerel yönetimlerin ve sivil toplumun koruma alanında etkin kullanacağı bir platform olmasını diliyoruz.

metin-sozen

Önceki ve Sonraki Yazılar
Esin Sungur Arşivi

Akdeniz boğuluyor

09/08/2026 07:00