Emre Özpeynirci
2026’yı kurtaracak yeni marka yok!
2025 yılında Türkiye’de otomobil pazarı %10,62 büyüyerek 1 milyon 84 bin adede ulaştı. Bu artışın lokomotifi ise Çinli BYD, Türk Togg ve Amerikalı Tesla oldu. Toplamda 116 bini aşan satışla pazarın yaklaşık %11’ini oluşturan bu üçlü, rekorun asıl mimarıydı. Yani 2025’te satılan her 100 otomobilden 11’i bu üç markadan birine aitti. Elektrikli tarafta ise tablo daha da çarpıcıydı. Bu üç marka, toplam satışların %47,5’ini gerçekleştirerek satılan her iki elektrikli otomobilden birine imza attı. Türkiye otomotivinde belki de ilk kez üç farklı ülkeden üç marka aynı dönemde büyümenin ana motoru oldu. Üstelik bu üçlünün 2024’teki toplam performansı yalnızca 35 bin adet seviyesindeydi.
TOGG TEK AYRIŞAN
Ancak 2026’ya girerken tablo değişmeye başladı. Yatırım tartışmalarıyla gündemden düşmeyen BYD, yıl başında stok avantajıyla güçlü bir giriş yapsa da şubat ve martta ciddi kayıplar yaşadı. Nisan verileri de düşüşün sürdüğüne, araç gelmediğine işaret ediyor. Tesla ise 2025’te ÖTV avantajıyla yakaladığı ivmeyi, artan fiyatların etkisiyle hızla kaybetmeye başladı. Bu üçlü içinde pozitif ayrışan tek marka Togg oldu. Sağlanan finansman avantajıyla satışlarını artıran Togg, ilk çeyrekte %38,76 büyüme yakaladı. Aynı dönemde BYD satışları %25,38, Tesla satışları ise %37,10 geriledi. İlk çeyrekte toplam 210.688 otomobil satılırken, bu üç markanın payı %8’e kadar geriledi. Bunun %4,47’si tek başına Togg’dan geldi. BYD ve Tesla’nın payı %3’lere kadar indi.

BYD, Pekin Otomobil Fuarı’nda hem yeni modellerini hem de premium ve ileri teknoloji odaklı markaları DENZA, YANGWANG ve FANGCHENGBAO’ya ait modelleri sergiledi.
BYD VE TESLA ETKİSİ
Sonuç olarak 2026 yılına ilişkin pazar beklentileri aşağı yönlü revize edilirken, bu düşüşte en büyük etkinin BYD ve Tesla’dan gelmesi bekleniyor. Çünkü diğer markalar stok avantajıyla agresif kampanyalara yönelirken, bu iki marka hem fiyat hem de tedarik tarafında baskı altında. Asıl soru şu: “2025’te pazarı büyüten bu üçlü, 2026’da da aynı rolü oynayabilecek mi?" Görünen o ki, özellikle getirilen ek vergilerle bırakın yeni marka ve modelleri, mevcut oyuncular bile ciddi bir sınavdan geçecek. Bu nedenle 2026’da pazarı kurtaracak yeni marka ya da markaların ortaya çıkması zor görünüyor.
AVRUPA BÜYÜYOR TÜRKİYE KÜÇÜLÜYOR!
Avrupa’da mart ayında otomobil pazarı %11 büyürken, Türkiye’de satışlar %13 düştü. Türkiye 6. sıradaki yerini korusa da 5.sıradaki İspanya ile aradaki fark açılıyor. Yılın ilk üç ayında ise tablo daha da netleşti. Avrupa’da otomobil satışları %4,10 artarken, Türkiye’de daralma %5,86’ya ulaştı. Türkiye’de martta toplam otomobil pazarı daralırken, elektrikli otomobil satışları %18 arttı. Yani talep var, büyüme var. Ancak adet bazında Avrupa sıralamasında 4.’lükten 7.’liğe geriledik. İlk çeyrekte ise satışlar %30’un üzerinde artmasına rağmen sıralamada 4.’lükten 6.’lığa düştük. Pay tarafında %18’i aşan oranla Avrupa ortalamasına yaklaşsak da bu oran bizi ancak 17. sıraya taşıyor. Yani büyüyoruz ama geriye düşüyoruz. Bu tabloda bazı Avrupa ülkelerinin bizden daha hızlı büyümesi ve alım gücündeki gerileme etkili. ÖTV avantajlı araçların bulunurluğu da tabloyu şekillendiriyor.
250 BİN HEDEFLENDİ 180 BİN ADEDE İNDİ
Öte yandan iç pazarda daralma martta hızlanırken, nisan ayında da benzer bir seyir bekleniyor. Yıl sonu için 1,4 milyon adet olarak öngörülen toplam pazar beklentisi daha ilk dört ay tamamlanmadan yaklaşık 100 bin adet aşağı çekilmiş durumda. Elektrikli otomobil tarafında da beklentiler revize ediliyor. 2026 sonunda 250 bin adet seviyeleri konuşulurken, öngörüler şimdiden 180 bin adetlere, yani 2025’in bile altına gerilemiş durumda. Sonuç olarak; bölgemizdeki gelişmeler petrol fiyatlarını yukarı çekerken, bu durum Avrupa’da elektrikli otomobil talebini artırıyor. Talep artışı ise Türkiye’ye araç bulunurluğunu zorlaştırabilir.
PATRONLARIN ARACI YENİLENDİ, YAZIN TÜRKİYE’DE
Yenilenen BMW 7 Serisi’ni geçen ay Münih’te ilk kez gördüm. Modelin dünya tanıtımı ise Pekin Fuarı’nda gerçekleşti. Bu aslında sadece bir makyaj değil; BMW’nin geleceğini temsil eden ‘Neue Klasse’ vizyonunun lüks segmentteki ilk güçlü imzası. Özellikle ön yüzü oldukça iddialı. ‘Iconic Glow’ böbrek ızgarası ve kristal farlar, markanın bugüne kadarki en dikkat çekici tasarım dilini ortaya koyuyor. Yanda sade ama güçlü bir silüet, arkada ise net hatlarla tamamlanan modern bir duruş var. Teknik tarafta da dikkat çeken detaylar bulunuyor. Elektrikli versiyon i7 M70, 680 beygir güç ve 1.100 Nm tork üretirken 700 km’nin üzerinde menzil sunuyor. %10’dan %80’e hızlı şarj süresi yaklaşık 28 dakika. İç mekânda ise teknoloji ve konfor öne çıkıyor. Arka koltukta 31,3 inçlik 8K çözünürlüklü dev ekran, adeta bir sinema deneyimi sunarken, iş toplantıları için de kullanılabiliyor. Ön bölümde, tüm genişliğe yayılan yeni nesil bilgi-eğlence ekranı dikkat çekiyor. İki renk arasındaki geçiş efektine sahip özel boya teknolojisi de markanın öne çıkardığı yeniliklerden biri. Yeni 7 Serisi’nin Türkiye’de 2026’nın üçüncü çeyreğinde yollarda olması planlanıyor. Model, hem yaklaşık 400 beygirlik mild-hibrit benzinli 740 xDrive hem de tamamen elektrikli i7 versiyonlarıyla satışa sunulacak.

İLK ELEKTRİKLİ C-SERİSİ EKİM’DE TÜRKİYE’DE
Mercedes’in en çok satan modeli C-Serisi artık tamamen elektrikli. Marka, yeni döneme iddialı bir giriş yapıyor. Eylül sonu, ekim başı gibi Türkiye’de olması beklenen model, şimdiye kadar üretilen en güçlü versiyonlardan biriyle geliyor: C 400 4MATIC. 489 beygir güç üreten model, 0’dan 100 km/s hıza 4,1 saniyede ulaşıyor. 800 volt mimarisi sayesinde yalnızca 10 dakikalık şarjla 325 km’ye kadar menzil elde edilebiliyor. Toplamda 762 km’ye ulaşan menzil, kısa bir şarj molasıyla 1.000 km üzeri yolculukları mümkün kılıyor. Türkiye için 160 kW’lık versiyon ihtimali de gündemde. Şimdilik netlik yok, ancak bu seçenek sürpriz olmayacaktır. Öte yandan hibrit motor seçeneklerinin ise 2027’de devreye girmesi bekleniyor.
