Emre Özpeynirci

Emre Özpeynirci

Sorun Mayıs değil, sonrası…

Mayıs ayında otomotiv üretimi ve ihracatındaki düşüşte kuşkusuz takvim etkisinin payı büyük. Ancak asıl sorun, Türkiye'nin otomobil üretiminin lokomotifi olan Egea'nın üretiminin sona erecek olması ve yerine gelecek yüksek hacimli modelin hala netleşmemesi. Tam da bu dönemde, 28 yıl sonra Türkiye'ye gelmesi beklenen ilk yeni otomotiv yatırımı olan BYD'nin askıya alınması, sektörün geleceğine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.

Mayıs ayı verileri tek başına sağlıklı bir gösterge değil. Çünkü ay boyunca sadece 15 iş günü vardı. Bu nedenle üretim, ihracat ve iç pazardaki sert düşüşleri yalnızca talep veya rekabet koşullarıyla açıklamak doğru olmaz. Ancak ilk 5 aylık tabloya baktığımızda ortaya çıkan sonuçlar artık dikkatle izlenmesi gereken bir eğilime işaret ediyor. Yılın ilk 5 ayında otomobil üretimi yüzde 19,7, otomobil ihracatı ise yüzde 28,6 geriledi. Üretim 301 bin adede, otomobil ihracatı ise 181 bin adede düştü. Bu rakamlar, Türkiye otomotiv sanayisinin son yıllardaki büyüme hikayesinin önemli ölçüde yavaşladığını gösteriyor. Elbette bunda yeni model geçişlerinin etkisi büyük. Haziran ayında Renault Boreal’in üretime başlaması, ağustosta ise Hyundai’nin Türkiye’de üreteceği ilk elektrikli model olan Ioniq 3’ün devreye girmesiyle kayıpların bir kısmı telafi edilebilir. Ancak diğer tarafta çok daha büyük bir risk var.

egeamanset-1

TİCARİ İLE AYAKTA KALDI

Türkiye’nin uzun yıllardır üretim ve ihracat lokomotifi olan Fiat Egea’nın üretimi haziran sonunda sona eriyor. Daha da önemlisi Egea’nın yerini alacak yüksek hacimli yeni model (olursa) hala netleşmiş değil. Bu nedenle yılın ikinci yarısında otomobil üretimindeki baskının devam etmesi kaçınılmaz görünüyor. Bugün tabloyu ayakta tutan taraf ise hafif ticari araçlar. Tofaş’ta dört marka için K9 projesinin (Doblo, Berlingo, Partner ve Combo) devreye alınması ve diğer yerli modeller sayesinde hafif ticari araç üretimi ilk 5 ayda yüzde 6’nın üzerinde arttı. Aynı şekilde hafif ticari araç ihracatındaki yükseliş de toplam ihracattaki kaybın daha da derinleşmesini önledi. Nitekim ilk 5 ay sonunda otomobil ihracatı yüzde 28,6 düşerken, toplam ihracattaki gerileme yüzde 14,6 seviyesinde kaldı. Bunun en önemli nedeni hafif ticari araç tarafındaki artış oldu.

otomotivin-5-aylik-karnesi

BYD YATIRIMININ ÖNEMİ

Özetle Türkiye otomotiv sanayisinin önündeki asıl mesele artık otomobildeki üretim düşüşü değil; yerine yeni üretim koyamama riski. Tam da bu noktada BYD’nin askıya alınan yatırımı çok daha kritik hale geliyor. Çünkü mesele sadece 1 milyar dolarlık bir yatırımın gecikmesi değil. Türkiye otomotiv sanayisi bugün bir yandan Egea gibi yüksek hacimli modelleri kaybetmeye hazırlanırken, diğer yandan elektrikli araç dönüşümünde yeni bir rol üstlenmeye çalışıyor. Böyle bir dönemde gelecek her yeni yatırım; yeni kapasite, yeni teknoloji, yeni ihracat pazarı ve yeni tedarik zinciri anlamına geliyor. Son 28 yıldır Türkiye’ye sıfırdan yeni bir uluslararası otomobil markası yatırımı gelmedi. Son büyük yatırım olarak gösterilen Honda da fabrikasını kapatarak Türkiye’den çıktı. Bu nedenle BYD’nin yatırım kararındaki belirsizlik sadece tek bir fabrikanın geleceği olarak değerlendirilmemeli. Üstelik bu belirsizliğin arkasında yalnızca şirket stratejileri de yok. Avrupa Birliği’nde tartışılan ve elektrikli araç üretimini Avrupa sınırları içinde tutmayı hedefleyen ‘Made in Europe’ yaklaşımı da önemli bir soru işareti oluşturuyor. Türkiye’nin bu yapının içinde yer alıp almayacağı, önümüzdeki dönemde ülkenin üretim ve ihracat merkezi olarak konumunu doğrudan etkileyecek.

Aslında bugün açıklanan rakamlar bize kısa vadeli bir üretim düşüşünden çok daha fazlasını anlatıyor. Türkiye otomotiv sanayisi uzun yıllardır mevcut yatırımların ve mevcut modellerin sağladığı ivmeyle büyüdü. Ancak artık bu dönemin sonuna yaklaşılıyor. Yeni nesil elektrikli araç yatırımları, yüksek hacimli yeni modeller ve yeni marka yatırımları gelmediği takdirde mevcut kapasiteyi korumak bile zorlaşacak.

BURSALI BOREAL’IN HEDEFİ LİDERLİK

Oyak ve Renault iş birliğiyle Aralık 2023'te duyurulan 400 milyon Euro’luk yatırım hamlesinin üçüncü adımı da atıldı. Geçen sene Renault Duster, bu yıl yeni Clio'dan sonra Bursa'da C-SUV sınıfındaki Boreal de bantlardan inmeye başladı. Son hamle yıl sonunda üretilecek Dacia Striker olacak. Böylece Oyak Renault’un Bursa 4 yeni modelli üretim başlayacak, kapasite 390 bin adede çıkacak. Bursa'da üretilmeye başlanan Renault Boreal lansmana özel Türkiye’de 2 milyon 194 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. Yüzde 40’ın üzerinde yerlilik oranı olduğu için ÖTV muafiyetinden yararlanacak. Şu an için 1.3 TCe ve 1.8 hibrit motorlara sahip modele yıl sonunda Bursa’da üretimi başlayacak 1.2 litre 4X4 hibrit versiyon da eklenecek.

bahaettin-tatoglu

MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyor ve 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz” dedi. Boreal, Türkiye pazarı için üretimin yanı sıra Bursa’dan Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika’daki ülkelere ihraç edilerek Türkiye’nin Renault’nun küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik konumunu daha da pekiştiriyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Emre Özpeynirci Arşivi

Bir dönemin sonu

01/06/2026 07:00

Savaşma, ortak ol!

11/05/2026 07:00