Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

'CHP OLAYI'

Ana muhalefet Partisi Cumhuriyet Halk Partisi'ne ait belediyelerde rüşvet, irtikap, yolsuzluk, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma gibi suç iddiası ile başlatılan ve halen devam eden soruşturma ve yargılamaların sonuçta partinin genel merkezine ulaşmış olması; 'görünen köyden öte' çok özel bir OLAYDIR!

CHP'nin içine düştüğü kaos, iç cepheyi çökertmeyi amaçlayan kurgulanmış bir profesyonel hain plandır/projedir. Burada kalmayacaktır!

Bir adım sonrası beni çok tedirgin etmektedir.

Ekim 2024'ten bu yana Türkiye çapındaki tüm soruşturmalarda gözaltına alınan kişi sayısı 500'ü geçmiş, bunlardan 200'den fazlası tutuklanmış; Türkiye'nin en büyük şehrinin, İstanbul'un belediye başkanı onlarca suç iddiası ile tutuklanmış ve halen cezaevinde tutulmaktadır...

Şimdi, muhtemelen anayasal bir tanım olan 'suç odağı olmak' iddiası gündeme getirilecektir. Seçime katılamama ihtimali de konuşulmaktadır yani konu siyasi kriz boyutuna taşınacaktır...

Soruşturma ve yargılamalar bir hukuki süreçtir; saygı gösterilmesi gerekir. Yargı son hükmünü verinceye kadar her şey iddiadır, yargılananlar masumdur ancak 'şüyuu vukuundan kötü' demiş atalar. Süreç, çok daha yıkıcı olacaktır, CHP'nin parçalanmasının çok ötesinde sonuçlar doğuracaktır; demokratik sisteme ve adalete güven yara alacak, devletle toplum arasındaki güven ve sadakat ilişkisinde büyük yıkım yaşanacaktır.

Uzun yıllar sonra tekamül edecek olan yargı kararının (berat edilmiş olsa da) hiç bir anlamı ve değeri kalmayacaktır. (Atı alan Üsküdar'ı geçmiş olacaktır)

Olay, siyasi tarihimizde ilk kez olmaktadır. Mesele sadece CHP'in iç meselesi değil Türkiye'nin ve Türk toplumunun geleceği meselesidir. Parçalanan yalnız CHP kitlesi olmayacak, toplumda oluşacak cepheleşme (geçmişte yaşadık) bir çatışma tehlikesi oluşturacaktır. CHP’nin iç sorunu gibi görünen olay, aynı zamanda devlet ve millet için bir beka sorunudur.

Daha da kötüsü;

CHP Olayı, ölçüsü kaçmış bir iktidar mücadelesi olmanın ötesinde dış kaynaklı bir proje olabilir.

Dünya düzeninin yeniden tanzim edildiği bir süreçte, dünyanın en stratejik bölgesinde ve jeopolitik değeri çok yüksek coğrafyasında bulunan ülkemizin ve bölgesel bir güce dönüşen devletimizin bir kısır döngüye hapsedilmesi amaçlanmış olabilir...

Çevremizde; özellikle Doğu Akdeniz'de, Ege'de müttefiklerimizin desteğinde Türkiye karşıtı kurulan ittifaklar bizi çatışmaya zorlayabilir. Bu durumda iç cephenin gücüne yani milli birliğe çok ihtiyacımız olacaktır. Toplumun özellikle siyaset üzerinden ayrıştırılıp cepheleştirilmesi Türkiye'nin küresel güçler ve projeler karşısında direncini zaafa düşürecek ve bazı projelere (İbrahim anlaşmasının imzalanması gibi) evet demek zorunda kalınması sonucunu getirebilir.

ABD Ankara Büyükelçisinin Türkiye için "Osmanlı millet modeli" ve monarşi rejimi önerisi boşuna değildir. Savaş tehdidi sınırlarımıza dayanmışken ve seçimlere bir yıl kalmışken CHP'de yaşanan 'iç savaş' basit bir parti içi sorun olmaktan öte gerçek bir milli beka sorunudur. "Terörsüz Türkiye" süreci ile güçlenen iç cephe. 'CHP Olayı' ile yeniden çözülmeye çalışılmaktadır.

Türkiye'nin ana muhalefet partisi, toplumun değişim arzusunun ve muhalefet enerjisinin adresi olmaktan çıkarsa toplum, kendi gündemini sahiplenecek bir muhalefet partisinden ve sorunlarını çözebilecek bir iktidar alternatifinden mahrum kalırsa kıyamet(!) yakın demektir.

Tekraren ifade ediyorum:

Bu durumun iki sonucu olacaktır.

Biri, toplumun demokrasiden, değişimden umudu tükenecektir, muhalefet enerjisi soğuyacaktır. İkincisi, devlete, adalete, geleceğe, siyasete, kendisine güveni kalmayacaktır.

Artık, celladına aşık, tepkisiz, güce teslim olmuş ruhsuz bir yığına dönüşecektir.

Orta Doğu toplumlarına benzeyecektir!

Bu toplumun devleti de güçlü olmayacaktır!

Korkum da budur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, milleti üzerinden vurmak isteyen bir hain plana muhatabız!

Devlet, klletin örgütlü gücüdür.

Milletin devlet yönetimine ulaşmak için en büyük örgütü de siyasi partilerdir.

İktidarın gücü, milletin birliği ve dirliği ile birlikte kendisine alternatif muhalefet partilerinin varlığıdır.

Bu Türkiye'nin gücüdür!

Bunu doğru yönetmek, sonuçtan sorumlu bir anlayışı ve sağduyulu bir yaklaşımı zorunlu kılar...

Birbirini 'hain, 'hırsız, FETÖ'cü' diye suçlayan CHP yöneticileri ve 'CHP olayı uzaktan yakından bizi asla ilgilendirmez' diyen ülke yöneticileri, ya tehlikenin farkında değiller Kİ bu gaflet olur ya da oyunun bir parçasıdırlar, bu da delalet olur...

"Gaflet ve delalet", Türk siyasetine yakışmaz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi

Ekmek çarpar(!)

09/06/2026 07:00

Tarihten korkmayanlar

02/06/2026 07:00

Nereye gidiyoruz

12/05/2026 07:00

"Büyük Türkiye"

28/04/2026 07:00

Acı gerçek...

21/04/2026 07:00

Ateş dansı

14/04/2026 07:00

Yaman çelişki

07/04/2026 07:00