Mehmet Şandır
Abartmıyor muyuz?
NATO için Ankara'yı kapatmak nedir?
Aşağılık kompleksi mi, büyüklük gösterisi mi?
Bilmediğimiz, açıklanmayan bir terör saldırısı tehdidi veya bir provokasyon ihtimali mi var?
Yoksa abartıyor muyuz, birileri işgüzarlık mı yapıyor?
Ankara'da 28 Hazirandan itibaren neredeyse sıkıyönetim ilan edildi; yollar, parklar, devlet daireleri, çarşılar, işyerleri kapalı; adeta hayatı durduracaklar!
Ankara'nın en büyük organize sanayi kompleksi olan Ostim'de tanıdığım çok sayıda sanayici toplantı haftasında üretimi durduracak çünkü buraya ulaşan ana yollar kapalı olacak, ticaret merkezlerine ulaşım çok zorlaşacak bundan dolayı esnaf da büyük gelir kaybı yaşayacak...Devlet daireleri zaten kapalı olacak... Daha önceden programlanan bir çok ulusal ve uluslararası toplantı ve sanat etkinliği iptal edilecek, kısacası en az bir hafta Ankara'da hayat duracak...
Toplantının güvenliğini sağlamak için 56 bin 288 güvenlik personeli görevlendirilmiş; savaşa mı gidiyoruz? Suç işleme potansiyeli oldukları gerekçesiyle bir hafta önceden (23 Haziran'da) 225 kişi gözaltına alınmış bunlardan 103 kişi tutuklanmış; Bu insanlar NATO toplantısı için nasıl tehdit oluşturabilir, anlayan var mı?
Ocak 2001 tarihinde Türksat 2A uydusunun uzaya fırlatılma törenine katılan dönemin Ulaştırma Bakanı Prof. Dr. Enis Öksüz, dönüşünde bir üzüntüsünü anlatmıştı; 'Roketin atıldığı Karayipler'deki Fransız Guyana'sında caddelerden yabancı protokol konvoyu geçerken trafikteki tüm arabalar ve kaldırımda yürüyen insanlar kenara çekilip durmak ve beklemek zorundadır, buna çok üzüldük' demişti.
NATO toplantısı için alınan tedbirler bana bunu hatırlattı; Biz üçüncü dünya ülkesi miyiz?...
EVET; Türkiye, 7-8 temmuz günleri çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yapacak; 36. NATO Zirvesi Ankara'da toplanacak; 74 yıllık üyelik tarihimizde ikinci defa da olsa onur verici...
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı açıklamasına göre; toplantıya NATO üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra, davetli çok sayıda lider, 100'e yakın bakan, çok sayıda üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcileri ve binlerce yabancı misafir katılacak.(ABD Başkanı TRUMP'ın heyetinin 1500 kişi olacağı söyleniyor)
NATO'nun geleceği ile ilgili önemli kararların alınacağı toplantıya özellikle çok sayıda Asya ve Orta Doğu ülkesi liderinin katılacak olması; bölgenin geleceği hakkında stratejik kararların alınması ihtimalini gündeme getiriyor.
Daha da önemlisi NATO'nun ve bölgenin geleceğinde Türkiye'nin yeni bir misyon yükleneceği konusunda yapılan öngörüler toplantının önemini bizim için stratejik boyuta taşımaktadır.
Dünyanın dört bir yanından, 3 bine yakın gazeteci, televizyon ekibi, foto muhabiri, dijital medya temsilcisi ve uluslararası yayın kuruluşunun akreditasyon başvurusunda bulunduğu toplantı, ülkemizin tanıtımı için de çok büyük kazanç olacaktır.
Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayi bir anlamda görücüye çıkacak; Zirve programı kapsamında Ankara Ticaret Odası Kongre Merkezi'nde Savunma Sanayi Forumu düzenlenecek. Bu forumda füze yetenekleri, elektronik harp ve istihbarat-izleme-keşif (ISR) alanlarındaki eksikliklerin giderilmesi için çok taraflı projeler masaya yatırılacak. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvede on milyarlarca dolarlık yeni savunma anlaşmalarının yapılacağını söyledi.
NATO zirvesi, Türk silah üreticileri için "pazarlama fırsatı" olarak görülüyor; Avrupa ve ABD'ye yapılan 5,6 milyar dolar tutarındaki savunma sanayi ürünleri ihracatının artacağını ümit edebiliriz.
Gerçekten; NATO' toplantısının Türkiye'de, Cumhuriyet'in Başkenti Ankara'da yapılması çok önemli ve değerli; görkemli olması ve güvenlik içinde yapılması gerekir; alınan aşırı tedbirlere sabrederiz, ancak bir sömürge ülkesi gibi aşağılanmaya asla tahammülümüz olmaz...
1968 Temmuz'unda Bağımsız Türkiye" sloganları ile NATO'nun (ABD'nin) 6. filosuna karşı (karaya çıkmak isteyen askerleri denize dökmüştük) İstanbul Dolmabahçe'de yapılan eylemlere katılmış bir Ülkücü olarak NATO ve ABD'yi hiç bir zaman sevmedim, desteklemedim...
BENCE; bir savunma örgütü olarak kurulan NATO ve Avrupalılar asla masum ve samimi değiller; Irak'ta, İran'da, Filistin'de, Bosna'da, Afganistan'da, Libya'da yaptıklarını unutmadık...'
Demokrasi getireceğiz' yalanı ile yaptıkları ahlaksızlıkları unutmadık...
NATO tatbikatında USS Saratoga uçak gemisinden ateşlenen iki adet Sea Sparrow füzesi ile batırılan Türk gemisi TCG Muavenet muhribini ve 5 şehidimizi hiç unutmadık...
Hele...Çuval olayını asla unutmayız!
Devletimizin kararıdır; eyvallah, buyursunlar, misafirimiz olurlar...
Onları Türk Bayrağı ile karşılamalıyız!!!
6 Temmuz'da Ankara Türk Bayrakları ile donatılmalıdır...
'Onurlu evsahipliği' gereği budur!