Cengiz Erdil
Antalya’daki COP 31 Zirvesinden ne çıkacak?
Yumurta kapıya dayanınca, nihayet acı gerçeği anladılar. Avrupa küresel ısınmanın sancılarını dibine kadar yaşadı ve yaşayacak.
İngiltere’de her daim yemyeşil olan çayırlar ve parklar bu yaz sarardı. ‘Van Gogh sarısı’ artık daha bir kalıcı olacak.
Yaşlı kıtadaki orman yangınlarının 20 milyar Euro ekonomik kayba yol açtığı hesaplanıyor. 550 bin hektar orman alanı yandı, kül olup gitti. En büyük zarar tarım sektöründe.
Bilim kurgu filmlerinden kareler var gerçek hayatta. Çok yakın bir gelecekte açlık ve susuzluk kapıya dayanacak deniyor. Su savaşlarına hazır olun…
İşte Antalya’daki COP 31 Zirvesi bu nedenle daha bir önem kazandı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf olan ülkelerin küresel iklim krizini ele almak, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve ortak kararlar almak için her yıl düzenlediği en üst düzey uluslararası iklim konferansı bu kez Antalya’da… Liderler Zirvesi'nin ise İstanbul'da yapılması planlanıyor.
Bu zirveleri ‘zırva’ olarak tanımlamak doğru değil.. İklim krizinin ana nedeninin kapitalist üretim biçiminin sınırsız büyüme ve kar hırsı olduğunu aklımızdan çıkarmamalı…Zirveler Trumpgillere rağmen sorunun gündemde tutulması açısından önemli…
Antalya’daki zirve havanda suyun dövüldüğü konuşmalar yığını değil, suyun doğru yolu bulduğu bir toplantı olmalı. Gelişmiş kapitalist ülkeler, krizin bedelini gelişmekte olan ülkelere ödetme sistemini dayatmamalı..
TÜRKİYE NE YAPMALI?
Türkiye, daha önceki zirvelerde olduğu gibi yine "Hiçbir ülkenin geride bırakılmayacağı daha adil ve kapsayıcı bir iklim politikası" vizyonunu ortaya koyacak. Özellikle tarihsel sorumluluğu az olan gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimini kolaylaştırmayı yani uluslararası fonların ve Dünya Bankası kredilerinin bu ülkelere aktarılmasını savunacak.
Türkiye, Paris Anlaşması kapsamında 2053 Net Sıfır Emisyon hedefini taahhüt etmiş, ancak henüz kömürden aşamalı olarak çıkış için net bir tarih ilan etmemişti. Ülkemizde hala ithal kömürle bile çalışan santraller var, dünyada atık ithal eden sayılı ülkelerden biriyiz ayrıca...
Uzmanlar, COP31'e ev sahipliği yapacak bir ülkenin, kömürlü termik santralleri ne zaman kapatacağına dair somut bir yol haritası sunmasının, küresel inandırıcılığı zirveye çıkaracağını belirtiyorlar.
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ NE YAPACAK?
COP 31 Zirvesi dolayısıyla sadece devletlerin temsilcileri gelmeyecek Antalya’ya. Dünyadaki çevre ve doğa örgütlerinin temsilcileri de bu kentte olacak.
Halkların İklim Zirvesi bileşeni Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin başkanı Süheyla Doğan’ın verdiği bilgiye göre; COP31’e eş zamanlı olarak düzenlenen Halkların İklim Zirvesi, 14-18 Kasım tarihleri arasında yapılacak.
Zirve’de ele alınacak ana başlıklar şöyle olacak; “ekolojik yıkımlara karşı doğanın hakları”, “fosil yakıtlarından çıkış ve enerji demokrasisi”, “gıda egemenliği ve agroekoloji” ve “demokrasi, anti-militarizm ve barış”…
14 Kasım’da “Uluslararası İklim Eylem Günü” olarak büyük bir miting düzenlenecek, 15-18 Kasım tarihleri arasında da çeşitli paneller, sergiler ve atölyeler doğaya gönül verenlerle aktivistleri bir araya getirecek.
Çevreci örgütlerin sloganı ise yine aynı “İklimi Değil, Sistemi Değiştir”