Karacahisar Kalesi neden önemli?

Türk tarihinin önemli bir mekanının çok yakınındayım artık. Osmanlı’nın tarihe demir attığı ilk yer olan bu kale, ikamet ettiğim Eskişehir’in Orhangazi semtinin biraz dışında… Bizim komşu semtimiz de Osmangazi adını taşıyor. Şimdi konumuz; Osmanlı’nın devletleşmeye adımını attığı Karacahisar Kalesi…

Karacahisar, Eskişehir merkezine yani Odunpazarı’na yedi kilometre uzaklıkta, Porsuk Çayı'nın hemen kenarında fazla büyük sayılmayan ama işlevi büyük bir kaleydi. Çünkü Bizans’ın Anadolu’ya açılan kapılarındandı.

Bu kalenin önemini bilimsel olarak kanıtlayan dünya çapında bilim insanı olan ve ‘Tarihçilerin Kutbu’ olarak bilinen Profesör Halil İnalcık idi.

OSMANLI BURADA DEVLET OLDU

Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş dönemi üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen İnalcık’a göre, Karacahisar Kalesi’nin ele geçirilmesi sadece bir fetih değil, devletin fiilen ve hukuken kurulduğu yer.

Geleneksel tarih yazımı Osmanlı’nın kuruluşunu genellikle 1299 yılına bağlasa da Halil İnalcık, Karacahisar'ın fethini 1291 yılına götürür ve devletleşmenin ilk nüvesi olarak görür.

İnalcık’a göre bir beyliğin bağımsız bir devlet sayılabilmesi için İslam-Türk geleneğinde iki temel şart var. Sikke bastırılması ve Hutbe okutulması… Kale alındıktan sonra buraya Müslüman halk yerleştirilmiş, pazar kurulmuş ve kaleye bir kadı atamış, Cuma hutbesi Osman Gazi adına okunmuş. İnalcık’a göre, ilk sikkenin bastırıldığı kale, Osmanlı’nın hukuki ve siyasi olarak bağımsızlığını ilan ettiği yeri simgeler.

İnalcık, Karacahisar’ın alınmasını Osmanlı’nın göçebe dünyasından yerleşik, kurumsal bir yapıya geçiş noktası olarak görür. Karacahisar pazarında vergi düzenlemesini ise Osmanlı hukuk sisteminin ve mali yapısının ilk çekirdeği olarak tanımlar.

Buranın fethi, Osman Gazi’ye Eskişehir ve Sakarya Vadisinde mutlak bir hakimiyet sağladı. İnalcık’ın analizlerine göre Karacahisar, Bursa ve İznik’in kuşatılması için hayati bir "ileri üs” sayıldı.

AYAĞA KALKACAĞI GÜNÜ BEKLİYOR

Halil İnalcık sadece belgeler üzerinden konuşmamış, teorisini sahada da kanıtlamak istemişti. Anadolu Üniversitesi tarafından Karacahisar Kalesi’nde başlatılan bilimsel arkeolojik kazıların fikir babası da İnalcık hocaydı.

Eskişehir’in en önemli tarihi miraslarından biri olan Karacahisar Kalesi şu anda halkın ziyaretine açık değil. Kale, askeri bölge içinde ve kazılar devam ediyor.

Kalede Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle yoğun ve hassas arkeolojik kazılar yürütülüyor. Alandaki sarnıçlar ve surlar gün yüzüne çıkarılıyor. Kale "ören yeri" statüsünde değil. Yani ziyaretçilerin güvenle yürüyebileceği yollar, seyir terasları, korkuluklar, bilgilendirme panoları ve sosyal donatılar henüz tamamlanmadı. Dik yamaçlar ve kazı çukurları ziyaretçiler için fiziki tehlike oluşturuyor.

Ancak kalenin turizme kazandırılması devlet kademelerinde ve bilim dünyasında öncelikli hedeflerden biri.

Eskişehir Valiliği, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Anadolu Üniversitesi’nin ortak amacı, kaledeki koruma ve restorasyon projelerini tamamlayarak burayı resmi bir "Ören Yeri" statüsüne kavuşturmak. Düzenlemeler bittiğinde kale modern bir açık hava müzesi olarak ziyarete açılacak.

NELER BULUNDU?

Kalenin fethedilmesinden sonra Orhan Gazi döneminde de yerleşim devam etmiş, ancak en yoğun iskân I. Murad döneminde (1360-1380'ler) gerçekleşmiş. Kalede bulunan sikkelerin büyük çoğunluğunun I. Murad dönemine ait olması bu yoğunluğu doğruluyor.

Kalede yürütülen en uzun soluklu çalışma, sarnıcın bulunması oldu. Temizlenmesi ve gün ışığına çıkarılması yaklaşık 5 yıl süren bu sarnıç, Anadolu kaleleri içindeki en büyük su biriktirme havzalarından biri olarak kabul ediliyor. 15 metre eninde, 45 metre boyunda ve 6 metre derinliğinde olan bu sarnıç, kalenin ticari ve askeri önemini gözler önüne serdi.

Ayrıca sarnıç içerisinden tek başına bin 288 sikke çıkarıldı. Bu sikkeler arasında sadece Bizans ve erken Osmanlı örnekleri değil; Germiyanoğulları, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Karamanoğulları gibi Anadolu beyliklerine, hatta Midilli Lordu ve Eflak Voyvodalığı'na ait paralar da bulundu. Bu durum, kalenin aktif bir ticaret ve askeri diplomasi merkezi olduğunu kanıtladı.

Şimdi tarih meraklıları elbette Eskişehirliler, Karacahisar Kalesi ören yerinin açılışını dört gözle bekliyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Erdil Arşivi