Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

"Büyük Türkiye"

Zamanın gerçeği ve gereği bu...

Büyük bilinenler ne kadar küçük(!) olduklarını insanlığa yaşattıkları vahşetle gösterdiler. Gazze'de, Lübnan'da, İran'da yaptıkları katliamı bir kahramanlık edasıyla anlatmaları alçaklıkta son nokta...

Ölçü kaçtı, yaklaşık 6 milyon nüfuslu Lübnan'da 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırıları ile 1 milyon 162 bin kişi evlerini terk etmiş, 2.089 kişi hayatını kaybetmiş, 6.762 kişi yaralanmış. Bu vahşete Avrupa, İslam ülkeleri, Rusya, Çin hiç ses çıkarmıyor; ABD ve İsrail ise yaptıkları ile övünüyor.

Bu alçaklığın yaşandığı dünyada Türkiye, duruşu ile gerçek büyüklüğü gösterdi. Aslında, ülkemiz; devletiyle toplumuyla gerçekten büyük. Rahmetli Süleyman Demirel'in deyişi ile "Bööyük Türkiye" bir zamanlar hayaldi; büyük olduğunu şimdi herkes gördü.

Türkiye, sorunlarıyla da büyük ülke; olsun, bugün büyük düşünmeliyiz...

Sürekli sorun konuşmaktan/yazmaktan yorulduk; kafamızı kaldırıp ufka bakalım...

Türkiye, maddi/manevi varlığı ile en azından bölgesinde büyük ülke; rakamların esiri olmayalım.

Türkiye, coğrafyası ile büyük ülke. Anadolu, bir kemerin kilit taşı gibi, dünyanın doğusu ile batısı, kuzeyi ile güneyi arasında dosta güven veren düşmana geçilmez bir köprü...

Ayrıca, gönül coğrafyası diye tanımladığımız, bizden unsurların yaşadığı Balkanlar, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya, Karadeniz'in kuzeyi ve Orta Asya birlikte düşünülürse ana kıtanın merkezi bizim coğrafyamız. Denizleri, nehirleri, ovaları, yeraltı ve üstü zenginlikleri ile emsali olmayan büyük bir coğrafya. Bu coğrafyadaki devletlerin siyasi ve ekonomik iş birliği, gönül birlikteliği iyi yönetilirse oluşacak gücün karşılığı var mı; olabilir mi?

Buna jeopolitik güç deniliyor; sonradan kazanılamayan ve dengi olmayan stratejik güç...

Asya, Avrupa ve Afrika'nın birçok toplumuna dokunmuş binlerce yıllık tarihimiz başlı başına bir güç kaynağı. Çekiçle örs arasında dövülerek kazandığı devlet aklıyla ülkemiz, ağırlığı hacmine göre ölçülemeyecek kadar büyük...

Özgül ağırlığı büyük olan bir ülkeyiz. Uluslararası ilişkilerde küresel güç olarak bilinen birçok büyükten daha büyük etki sahibi olduğumuz özellikle kriz dönemlerinde ortaya çıkıyor.

Maddenin özgül ağırlığı taşırdığı su miktarı ile ölçülür, toplumların özgül ağırlığı, bunalım/buhran dönemlerinden çıkış yollarını bulmak veya yıkılıştan sonra yeniden yeni bir devletin kuruluşunu gerçekleştirebilmek becerisi ile ölçülür.

Türk Milleti, yaşadığı her bölgede ve zamanın her döneminde bu başarıyı göstermiştir. Gerektiğinde yurt değiştirmiş, yeni coğrafyalarda yeni devletler kurabilmiş gerektiğinde din değiştirmiş, yeni bir medeniyet yaratabilmiştir; tarih yapmıştır, yazılan tarihin baş aktörüdür.

Bir örnek olsun; geçen bin yılın ilk çeyreğinde (1250) kimliğini kaybederek bunalıma sürüklenen Selçuklu Türkleri ve yıkılan Selçuklu Devleti yerine bu devletin en küçük parçası olan Kayı boyundan 400 çadırlık bir Türk topluluğu önce beylik sonra devlet olmuş ve 1453 yılında İstanbul'u fethederek imparatorluğa dönüşmüştür. Onlarca farklı topluluktan oluşan 600 yıllık bir imparatorluk sonrasında zamanın ruhuna uygun yeni bir milli devlet kurabilmiştir. Kurduğu devleti milletin egemenliğine emanet edebilmiş; yani cumhuriyet ve demokrasi rejimini getirmiştir; zamanın çok ilerisinde devrimci bir atılım yapabilmiştir.

Yeni bir yüzyılın hatta bin yılın başındayız. İnsanlık yine bunalım içinde. Ağır bedeller ödenerek kurulan dünya düzeni bizzat kurucuları tarafından yıkılmaktadır. Yerine adaletsiz, ahlaksız ve acımasız bir kaos dayatılmaktadır. Çözüm öneren, itiraz eden, doğruyu söyleyen yok; insanlığın oluşturduğu tüm kurumlar ve hukuk münfesih durumda...

Bu düzende, gücü yeten yetene; mazlumlar, masumlar sahipsiz ve korumasız...

Türkiye'nin ve Türk Milleti'nin büyüklüğü bu noktada bir ümit kapısı. Dünyada en çok sığınmacı barındıran ülke Türkiye, yardıma muhtaç herkese kucak açan ülke Türkiye ve Türk Milleti...

Çözümsüz, muhatapsız sorunlar içinde bir belirsizliğe sürüklenen insanlık için Türkiye, yeni bir çekim merkezi olarak öne çıkmaktadır. Türkiye, NATO üyesi olarak Avrupa'da, Pakistan Mısır ve Suudi Arabistan'la kurduğu iş birliği ile Orta Doğu'da, Türk Devletleri Teşkilatı ile Orta Asya'da istikrarın sigortası olacak... Balkanlar’da, Kafkasya'da, Afrika'da ayak izlerimiz silinmedi...

İngiltere ile imzalanan "Stratejik Ortaklık Çerçeve Anlaşması" yeni bir meydan okuma...

Türkiye, toplumu ve devleti ile büyük bir ülkedir. Bu "büyüklüğü" yönetmek için büyük düşünmek gerekir. Çocuklarını ve kadınlarını koruyamayan, emeklisini doyuramayan yöneticilere duyurulur!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi

Acı gerçek...

21/04/2026 07:00

Ateş dansı

14/04/2026 07:00

Yaman çelişki

07/04/2026 07:00

Gündem; Savaş...

24/03/2026 07:00

Akılsız savaş

17/03/2026 07:00

Yalan içinde ölmek

24/02/2026 07:00