Hüseyin Tapınç

Hüseyin Tapınç

Dava

Benim bu yazıyı kaleme aldığım gün İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında 28. gün.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden birden fazla dava ve soruşturma bulunuyor. Dosya sayısı o kadar çok ki, ortalama bir vatandaşın bu davaları ve soruşturmaları lâyıkıyla takip etmesi ve ayırması güç. İmamoğlu hakkında İBB yolsuzluk ve rüşvet soruşturması dışında, hakkında siyasi yasak istenen “ahmak davası”, “sahte diploma davası” ve “casusluk davası” gibi dosyalar da mevcut.

Bu süreçte önümüzdeki en kapsamlı dosya Mart 2025’te başlayan “İBB Yolsuzluk ve Rüşvet Davası”; bu dava, İmamoğlu’nun tutuklanmasına ve görevden el çektirilmesine neden olan ana soruşturma.

Soruşturmanın başlangıcı, Emniyet Müdürlüğü’nün 19 Mart 2025 sabahı İBB ve iştiraklerine düzenlediği geniş çaplı operasyona dayanıyor. Bu operasyonda İmamoğlu, bürokratlar, danışmanlar ve belediye başkanlarından oluşan 100 kişi gözaltına alındı. Dört günlük gözaltı sonrasında İmamoğlu ve birçok isim “yolsuzluk ve rüşvet” kapsamında tutuklanıp cezaevine gönderildi. Soruşturma geçtiğimiz yıl Kasım ayında tamamlandı ve İmamoğlu’nun örgüt lideri olarak nitelendirildiği dosyada kendisi hakkında 828 yıldan 2.352 yıla kadar hapis cezası istendi. 107’si tutuklu 400’den fazla kişinin yargılandığı davanın ilk oturumu da 9 Mart 2026 günü gerçekleştirildi.

Görülmekte olan davanın kısa tarihi böyle.

Bu davayla ilgili olarak kamuoyunun durduğu noktanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu konuda sizinle üç önemli gösterge paylaşmak istiyorum.

Paylaşacağım ilk veri İBB Davası’nın seyrine gösterilen toplumsal ilgi hakkında.

Üç büyük ilde yaşayan 18 yaş ve üstü seçmenler arasında İBB Davası’nı takip edenlerin oranı yüzde 33. Buna karşılık yüzde 22’lik bir seçmen kitlesi bu davaya başından beri önem vermemiş ve süreci hiç izlememiş. Geri kalan yüzde 45’lik seçmen kesimi de davayı eskiden izlerken süreç içinde bir an gelişmeleri takip etmeyi bırakmış.

Yüzde 45 dikkate alınması gereken, son derece geniş bir seçmen kitlesini temsil ediyor.

Bunu başka biçimde ifade edecek olursam konunun önemi iyice açığa çıkacaktır. Davayı ilk andan itibaren izlemeyen yüzde 22’lik kesimi bir yana bırakacak olursak, davayı izleyen kitle arasında yüzde 58’lik bir kesim davadan koparken, takip etmeye devam edenlerin oranı yüzde 42.

Bu yüksek kopma oranının son derece önemli olduğuna ve dikkate alınması gerektiğine inanıyorum. Bu kopuş siyasal kanıksamanın ve normalleştirme sürecinin esaslı bir örneğini oluşturuyor. Kopuş, davanın toplum nezdindeki sarsıcı gücünün eridiğine işaret ediyor.

İkinci dikkat çekmek istediğim veri grubu, davanın yürütülme biçimine ve muhtemel sonucuna ilişkin tutumlarla ilgili. Bu tutumlar toplumdaki adalet mekanizması algısıyla doğrudan bağlantılı. İBB Davası’nı takip eden seçmen kitlesinin ezici çoğunluğu bu davanın tarafsız ve adil bir şekilde yürütülmediğine (yüzde 79) ve yaklaşık yarısı da dava sonunda İmamoğlu’nun suçlu bulunacağına inanıyor (yüzde 46).

Üçüncü olarak dikkat çekmek istediğim veri farklı araştırmalarda da ele alınan bir senaryo üzerine. Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olamaması durumunda (ki bu artık varsayımsal bir ihtimal olmaktan çıktı) kendi tercihlerinden bağımsız olarak kamuoyunun yüzde 45’i Mansur Yavaş’ın ve yüzde 14’ü de Özgür Özel’in aday olmasını istiyor. Burada dikkat çekici olan, bu iki isim değil; seçmenlerin yüzde 32’sinin bu konuyla ilgilenmemesi.

Bu kitle kuşkusuz iktidara ya da muhalefete yakın seçmenlerden oluşuyor; bu hiç önemli değil. Burada önemli olan CHP adayının kim olacağına yönelik belirgin ilgisizliktir. Bu ilgisizliğin de muhalefete önemli bir mesaj verdiğine inanıyorum.

Bugün adaylık üzerine yapılacak bir tartışmanın seçmenin geçim derdi ve gelecek kaygısının üzerini örten bir “konfor alanı” olduğunu düşünüyorum.

Hukuk sistemi ve adalet algısı yakın tarihimizde hiç olmadığı kadar gündemde olsa da, bu başlık toplumun en önemli sorunlar listesinde ikinci sırada yer alıyor. Seçmenin önceliği hâlâ ekonomik sorunlarda ve geçim derdinde.

Muhalefetin bu konuyu öncelemesinin zamanı geldi de geçiyor bile.

Hatırlatayım, zaman ve koşullar iktidardan yana.

***

Kaynak: Sia Insight, Ekonomik Gündem Araştırması Nisan 2026, Türkiye’nin üç büyük ilinde yaşayan, 18 yaş ve üzeri 464 seçmenle online bilgi toplama yöntemiyle 7-22 Nisan 2026’da gerçekleştirilmiştir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Hüseyin Tapınç Arşivi

Süreç

16/04/2026 07:00

Savaş

02/04/2026 07:00

Sıradan bir gün

19/03/2026 07:00

Refah

05/03/2026 07:00

Enflasyon

19/02/2026 07:00

Kira

05/02/2026 07:00

Fil

22/01/2026 07:00

Stadyum

25 Aralık 2025 Perşembe 07:00

Tüketim kalıpları

11 Aralık 2025 Perşembe 07:00