Gerçek program ne zaman başlayacak?

Her şeyde olduğu gibi ekonomide de yeni bir dönem yaşıyoruz. Artık kimse verileri sormuyor, kararlarla ilgilenmiyor, raporları okumuyor.

Durum ne kadar daha idare eder diye düşünüyoruz.

Piyasa uzun süredir aynı diziyi izliyor. Her sezon farklı oyuncular giriyor, oyuncular değişiyor, grafikler değişiyor, sunumlar değişiyor ama senaryo aynı.

Dizinin Adı: “Biraz Daha Sabır.”

Türkiye ekonomisi artık sabır ekonomisine dönüştü.
Vatandaş sabrediyor.
Sanayici sabrediyor.
Yatırımcı sabrediyor.
Emekli zaten yıllardır sabrın ta kendisi olmuş.

Bu haftanın en önemli ajandası TCMB’nin yapacağı enflasyon raporu sunumu. Merkez Bankası’nın işi gerçekten zor. Bir tarafta enflasyon gerçeği, diğer tarafta büyüme baskısı var. Valla ben elbette büyük bir dikkatle sunumu takip edeceğim. Bir kere her şeyden önce tahminle değişecek mi onu merak ediyorum. Sene başında enflasyon için koyduğu “ara hedef yüzde 16” dediklerinde ben “yıl arası 16’yı buluruz” diye anlamamıştım mesela. İşin şakası bir yana, bu durumun gülünecek yanı da kalmadı. Merkez Bankası da pekala biliyor, koyduğu hedeflerin tutturulamaz olduğunu ama oksimoron hedef koymaktan kendini alıkoyamıyor. Acilen gerçekçi hedeflere dönülmez, durum tespiti net şekilde gerçek verilerle yapılmazsa yolumuz yol değil. Benden söylemesi.

Beni en çok şaşırtan bunca hengamenin içinde Borsanın, hatta borsaların tutunması. Her yan yangın yeri, savaşıydı, petrolüydü, enflasyonuydu, büyümesiydi… Piyasalar tınlamıyor bile. Borsa İstanbul ayrı bir psikolojik deney alanına dönüştü resmen.

İşin siyasi tarafı da ilginç. İktidarın nas ile çıktığı yolculuk, yüksek faiz mecburiyetine kılıf aramakla devam ediyor.

Üstelik şimdi bir de jeopolitik riskler yeniden büyüyor. Petrol bir türlü düşmüyor. Bizim sorumlusu olmadığımız petrol fiyatı tahmininde bile gerçekçi değiliz. Buna ayrıca şaşırıyorum. Çünkü Türkiye’de benzine gelen zam yalnızca pompada kalmıyor. Domatesten kargoya, kiradan üretime kadar her yere sızıyor. Haliyle ağır bir enflasyon olarak yeniden bize dönüyor. Sonrası bildiğiniz sarmal. Yönetilen yönlendirilen fiyatlar, geçici söylenmeleri… vs vs vs .

Geçmeyen şey ne biliyor musunuz? Vatandaşın mutfağındaki yangın.

Bu ülkede geçici olan tek şey ise ekonomi programları; kalıcı olan ise vatandaşın alım gücü kaybı.

Pek çok yazımda sordum. Pek çok konferansta sordum? Ortada bir program olmadığı ön kabulümle bir kez daha soruyorum: Gerçek program ne zaman başlayacak?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mine Uzun Arşivi

Hazır mıyız son düzlüğe?

26 Kasım 2025 Çarşamba 07:00

Çilekeş yatırımcı

12 Kasım 2025 Çarşamba 07:00