Zirve öncesi makyaj enflasyonu

Bir yandan hummalı bir çalışma, bir yandan gergin bir bekleyiş… Pek çok ülke başkanını, cumhurbaşkanını, başbakanını, savunma bakanını, kim bilir başka hangi yöneticileri, idarecileri ağırlayacağız.

Türkiye çok büyük bir zirveye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Hele ki sağı solu pek belli olmayan Trump’ın Ankara’ya gelecek olması, vereceği mesajlar açısından da içinde bulunacağı fotoğraflar açısından da oldukça önemli olacak.

İşin politik, uluslararası kısımları başka bir tartışma konusu olur, olacak da. Ama ben bugün bu hikâyeyi bir türlü çözemediğimiz enflasyon üzerinden okumak istiyorum.

“NATO zirvesi enflasyon yaratır” diye bir başlık atsam baya iddialı olur ama yine de kalem kalem şöyle paylaşsam belki de katılırsınız bana.

Uluslararası organizasyonlar ülke ekonomisine prestij kazandırırken, kamu tarafında yapılan acele ve yoğun hazırlık harcamaları kısa vadede fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir.

NATO Zirvesi denildiğinde aklımıza diplomasi geliyor. Liderler, güvenlik, uluslararası ilişkiler...

Ama ekonomist gözüyle bakınca başka bir soru ortaya çıkıyor:

Bir ülke böylesine büyük bir zirveye hazırlanırken ekonomide neler olur?

Ve daha önemlisi...

Bu hazırlıkların faturası enflasyona yazılır mı?

Her büyük organizasyonun görünmeyen maliyetleri vardır. Mesela Dünya Kupası için de yakın zamanda benzer şeyler konuşuldu.

Güvenlik, binlerce polis, askeri tedbirler, ek mesailer, teknolojik altyapı iyileştirmesi, son dakika yapılan asfalt, kaldırım, peyzaj, yol çizgileri, aydınlatmalar, günlerdir konuşulan artık Ankara’nın yeni havalimanı diye anılan havaalanı. Bunların tamamı kamu harcaması.

Oteller, ulaşım, araç kiralama, çeviri hizmetleri, canlı yayın araçlarının kiralanması, medya, organizasyon şirketleri, hepsi talebi artırır.

Kamu çok kısa bir süre içinde önemli miktarda mal ve hizmet alımı yapacak, arz talebi karşılamakta yine de yetersiz kalacak. Ekonomi 101; ekonomide kısa sürede artan talebin fiyatlarda yükseliş eğilimi yarattığını, kapasite sıkışıklığını ortaya çıkardığını, maliyetleri artırdığını anlatır. Bizde de durum tam olarak bu olacak bence.

Dün X platformunda her gün yaptığım yayına Ankara’dan bir konuk katıldı. Hayatımız son günlerde çok sıkıştı ve zorlaştı dedi ama ekledi: “En azından yollarımız yapıldı.”

Bir yandan zirve Ankara’da yapılmasa ihtiyaç duyulan bu hizmetlerin vatandaşa ulaşmamasına canım sıkıldı. Diğer yandan zirve için şıp diye yapılabilmesine.

Sorun NATO Zirvesi'nin maliyeti değil. Sorun, bu harcamaların kalıcı bir ekonomik değer üretip üretmediği. Zirve için yapılan yol, peyzaj, teknoloji yatırımı, güvenlik altyapısı yıllarca kullanılacaksa bu yatırım sayılır. Evet. Ama sadece üç günlük gösteriş için yapıldıysa milyonlarca liralık peyzaj ve asfalt çalışması ise bunun ekonomik geri dönüşü tartışmalı olur. Sonuçta bu bir makyaj ise gün sonunda da makyaj akıp gidecekse... Pahalı bir makyaj olur. Yazık olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mine Uzun Arşivi

“Millet aç! Aç!”

03/06/2026 07:00