Özlem Özdemir

Özlem Özdemir

Mutlak Butlan, Mutlak Kemal

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Kemal Kılıçdaroğlu, 13 seçim kaybetmiş ve seçmenin umudunu yerle bir etmeyi başarmış biridir. Yargı eliyle, hukukun tüm kuralları yok sayılarak, tekrarlanmasına rağmen sonucun değişmediği kurultaydan başkan olarak seçilmiş Özgür Özel’in yerine kendisinin getirilmesini aylardır dört gözle beklediğini kanıtlamış oldu. CHP’yi ahlaksızlıkla itham ederek onun ahlaki değerlerini tekrar kendisinin sağlayacağını nasıl söyleyebildiğini anlamakta zorluk çeksem de, Özel’in cevabı yeterli: Ahlaksızlığa uğrayan CHP’dir.

Kemal Bey, acaba biz yurttaşların zekası olmadığını (kendisine yıllarca oy verdiğimizden mi acaba? bkz. Ekmek için Ekmeleddin.), seçme ve seçilme hakkımızı umursamadığımızı, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e sahip çıkmayacağımızı mı düşünüyor? Kendisi değilse de eşi dostu, çoluk çocuğu sokağa hiç mi çıkmıyor? Ona yönelik kızgınlığın büyüklüğünü nasıl sineye çekebiliyor? İnsanların sevmedikleri birine öfkesi ile sevdikleri birinin yarattığı hayal kırıklığıyla yaşadıkları öfke arasında büyük fark vardır. Sevdiğine, en azından yan yana olduğunu düşündüğüne daha çok kızar insan çünkü içi kırılır, kırıklar hücrelerine saldırır ve ortaya çıkan öfkenin gücü yıkıcıdır. Bu yıkıcılığın sonuçları da onarılmaz zararlar yaratabilir. Dileğim böyle olmasın…

Kemal Kılıçdaroğlu, bile isteye hazırlanan bir planın parçası değil de şahsi hırsına yenik düşmüş olabilir mi? Hakkaniyet adına bu seçeneğe de değinelim: Etrafını çeviren ve CHP’ye en az onun kadar zarar verenlerin ona anlattığı dünyada yaşıyor olabilir, kendini “kurtarıcı” olarak görebilir, sokaktaki on kişiden dokuzunun ona yönelik öfkesini umursamıyor olabilir, kendisine hain denmesini duymuyor olabilir vs. Bunların hepsini arka arkaya koyduğunuzda psikologların yorumunu gerektiren bir durum ortaya çıktığından, ben sadece durum böyle ise gerçeklikten ne kadar kopuk olunduğu ortada diyebilirim. Ötesi, benim uzmanlığımı da terbiyemi de aşar. Ben umarım CHP’nin gerçek başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelik tutumunun ne kadar ölçülü ve saygılı olduğunu görebiliyordur demekle yetineyim. Özgür Bey’in dikkatli üslubunun bazı üyeler ile bazı vatandaşları kızdırıyor olmasına rağmen, Özgür Bey alçakgönüllü yaklaşımını bırakmadı, henüz. Ama atılan sloganları da durdurmadı, bu öylesine bir davranış değil, altını çizelim. Kendi adıma, bu noktaya gelmekte zerre sakınca görmemiş birinin bu saatten sonra geri adım atmasını beklemiyorum, herhalde kimse beklemiyordur. Ama temennim, hem CHP hem ülkem adına girilen bu zor mu zor yoldan en kısa sürede ve kimsenin daha fazla canı yanmadan çıkılmasıdır. Çünkü CHP’ye bu yapılan, parti meselesinden çok ötedir. Bir ülkede adalet yoksa o ülkede güvenli bir yaşamdan söz edilemez. Bu ülke hepimizin, Özgür Özel’in dediği gibi; ağaç yanarsa orman da yanar, bu güzel ülkeye yazık olmasın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Özlem Özdemir Arşivi

Hakkını savunmak

03/05/2026 07:00

Kaybolan Zamanı Arayış

21 Aralık 2025 Pazar 07:00

Mustafa Kemal’den Atatürk’e…

09 Kasım 2025 Pazar 07:00

Alevden Kıvılcıma…

02 Şubat 2025 Pazar 07:00