Ümit Sezgin
Stopersiz santraforsuz bu kadar
Skriniar’ın yokluğu büyük problemdi. Buna bir de diğer iki stoper Çağlar ve Osterwolde’nin sakatlanıp çıkmaları eklenince defans dağıldı gitti. Santrafor yokluğu da bir başka problemdi, Talisca ne top tutabildi ne arkası dönük oynayabildi. Gol de atamayınca umut Asensio’ya kaldı. Asensio uzatmalarda golünü attı ama defans bir dakika sonra Kasımpaşa’nın ikinci yarıdaki ilk atağında golü yiyince hiçbir anlamı kalmadı. Fenerbahçe bu yıl iki maçta da 10 kişi kalan rakibine 4 puan kaybetti. “Yönetim Kante yerine bir santrafor almak için çabalasaymış, iyiymiş” diyen kaç kişi var?
Kadro genişliği elbette avantaj bir hoca için ama kimi zaman da kadro adaletini sağlayacağım diye sıkıntılı tercihler yaparlar. Tedesco’nun Kasımpaşa ilk 11’i de böyle bir sıkıntının izlerini taşıyordu. Trabzon maçı sonrasında tercihleri hep tartışmalı.
“Kerem’i niye kesti?”, “Kante niye yok?” Maç öncesi sıkça dile getirilen sorulardandı. Bir önceki maçın yedek kanatları Nene ve Musaba ilk 11’deydi, orta sahada da Kante’yi kenara almış, merkezi Guendouzi, İsmail ikilisine vermiş, önlerine de Asensio’yu koymuştu. Keşke şu Asensio, Kerem, Talisca üçlüsünü bozmasa.
Asıl mesele Skriniar’ın yokluğuydu. Ama beterin de beteri var. Önce Çağlar, ardından Osterwolde sakatlanarak çıkınca, defansın göbeği Yiğit Efe-Guendouzi ikilisine kaldı. Elbette bırakın birlikte oynamayı sadece birkaç haftadır tanışan bu ikilinin sorun yaşaması kaçınılmazdı. Fenerbahçe, defansın orta sahaya bile çıkamadığı bir ilk yarı yaşadı. Böyle olunca da hücum da hayal oldu. Oyun Skriniar, Skriniar diye inledi.
Fenerbahçe’nin gol planı kanat ataklarına dönüktü. Ancak sağda Nene, solda Musaba ne zaman ayaklarına top alsalar karşılarında sıkı basan iki Kasımpaşalı gördüler. Emre Belözoğlu kanatları sıkı sıkı kapatmıştı.
Ayrıca sağda Levent-Musaba ikilisi uyumsuzdu. İsmail ve Levent’ten destek alamayan Musaba’nın soldan kale çizgisine inerek yaptığı yerden ortaları göremedik.
İkinci yarıya Musaba’yı çıkarıp Mert Müldür’ü alarak 3’lü defansla başladı Tedesco. Sonra Fred’i, Cheriff’i de soktu oyuna ama bir türlü istediği hakimiyeti kuramadı. Dakikalarca Mert Müldür, Levent Mercan ikilisinin sol kanatta birlikte oynaması enteresandı. Kerem’i nedense hiç düşünmedi Tedesco. Uzatmalarda Nene sol kanada geçtikten sonra işlerlik kazandı ve nitekim uzatmalardaki Asensio golü de onun verdiği pasla geldi.
Fenerbahçe bir psikolojik üstünlük fırsatını kaçırdı. Kazansa puanlar eşitlenecek, Galatasaray sıkışacaktı. Ancak matematiksel olarak çok da bir şey değişmedi. Fenerbahçe şampiyon olmak istiyorsa Galatasaray’ı sahasında yenecek. Bugün kazansa da yenmesi gerekiyordu, berabere kalsa da.
Ancak bu söylediğim Fenerbahçe’nin başka puan kaybetmeyeceği varsayımına dayanıyor. Tabii ligin sondan ikincisine iki puan kaptıran Tedesco için bu mümkün mü göreceğiz.