Hüseyin Tapınç
Yeni yılda iş dünyası
Sia Insight araştırma şirketi, Marketing Türkiye adına son 8 yıldır her yılın sonunda üst düzey yöneticilerle görüşerek iş dünyası adına yılın Z Raporunu hazırlıyor ve iş insanlarının yeni yıldan beklentilerini ortaya koyuyor (1).
2026 yılına girerken iş dünyası, ülkenin en büyük sorunu olarak ekonomiyi görmeye devam ediyor. Ekonomi, araştırmanın başladığı 2018 yılından bu yana ülkenin en önemli sorunu olarak listenin başında yer alıyor ve iş dünyasının en az yarısı bu başlığı ülkenin en öncelikli sorunu olarak değerlendiriyor.
Listede yer alan ikinci sıradaki sorun ise hukuk ve adalet sistemi olarak karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz yıllarda değişmeden yüzde 11’lik bir kesim tarafından ülkenin en önemli sorunu olarak tanımlanan hukuk ve adalet sistemi, ilk kez 2024 yılı sonunda yüzde 20’ye yükselmişti. Hukuk ve adalet sistemini ülkenin en önemli sorunu olarak değerlendiren yöneticilerin oranı yüzde 70 artarak geçen yılın sonunda yüzde 34’e ulaşmış durumda.
İş dünyasına göre ülkenin üçüncü en önemli sorunu ise enflasyon (yüzde 14). İş dünyasının enflasyonla ilgili beklentilerine bakıldığında, iş insanlarının yüzde 40’ının önümüzdeki on iki ay içinde enflasyonun yükselmeye devam edeceğine inandığını görülüyor. Enflasyonun benzer bir oranda devam edeceğine inananların oranı ise yüzde 38.
Bu arada hemen belirtmek gerekir ki 2021 yılından bu yana iş dünyasında enflasyonun yükseleceğini ifade edenlerin oranı istikrarlı bir şekilde düşüyor; 2021’de yüzde 87 olan bu oran, 2023 yılı sonunda yüzde 61’e, geçen sene sonunda ise yüzde 40’a geriledi.
Enflasyon cephesinde olumlu bir rüzgâr esse de iş dünyasının ekonomiye ilişkin genel beklentilerine bakıldığında bu olumlu havanın sürdüğü söylenemez. İş insanlarının yüzde 13’ü ekonomiye ilişkin olumlu bir tutum sergilerken, yüzde 32’lik bir kesimin geleceğe bakışı karamsar. Geri kalan yüzde 55’lik kesim ise 2026 yılının 2025 yılından hiç de farklı olmayacağına inanıyor.
Bu bakış açısının bir uzantısı olarak iş dünyasının ülke ekonomisine güveni son derece düşük bir düzeyde seyrediyor; iş dünyasında ekonomiye duyulan güven 2025 yılı sonunda dip noktasına ulaşmış durumda. İş insanlarının yaklaşık dörtte üçü ülke ekonomisine güven duymuyor.
İş dünyası ülke ekonomisine ilişkin olumsuz beklentiler içindeyken, konu kendi şirketlerinin performansı olduğunda tablonun daha olumlu olduğu görülüyor. İş dünyasının yalnızca yüzde 13’ü ülke ekonomisine dair olumlu beklentilere sahipken, kendi şirketleri söz konusu olduğunda olumlu bakış açısına sahip olanların oranı yüzde 37’ye yükseliyor. İş insanları arasında kendi şirketleriyle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunanların oranı ise yüzde 22.
Bu tutumların etkisi altında, iş dünyasının 2026 yılına yönelik yatırım planlarına bakıldğında birçok şirketin yatırımlarını 2025 seviyesine yakın bir düzeyde tutmayı planladığı anlaşılıyor. Yatırımlarını arttıracağını belirten şirketlerin oranı yüzde 33 ile sınırlı kalıyor. Pazarlama, iletişim ve insan kaynakları bütçeleri de yatırım planlarıyla paralel şekilde hazırlanmış görünüyor.
Dolayısıyla iş dünyasına göre 2026 yılı büyük ölçüde 2025 yılının bir tekrarı olacak. İş dünyasının C-düzeyi yöneticileri, 2026 yılını güçlü bir “büyüme yılı”ndan ziyade bir "stabilizasyon" ya da "temkinli bekleyiş yılı" olarak tanımlıyor.
Bu gidişatı değiştirebilecek gelişmelerden biri, 2027 yılının ilk yarısında bir erken seçim yapılması olurken; bir diğeri ise uluslararası alanda yaşanabilecek gelişmelerin ülkeyi ve tüm dünyayı yeni bir belirsizlik ve kaos ortamına sürüklemesi olarak öne çıkıyor.
****
(1) İş Dünyası Gündem Değerlendirme Araştırması, Sia Insight tarafından Marketing Türkiye için Türkiye’nin en önemli şirketlerinde görev yapan C-Düzeyi 92 yönetici ile CAWI (bilgisayar destekli web anketi) bilgi toplama yöntemi ile 17 Kasım – 05 Aralık 2025’te gerçekleştirilmiştir.