Trump'ın gönlüne giden yol... Rutte'nin bildiğini Erdoğan da biliyor

"Marifet iltifata tabi" imiş. Google hazretlerine göre Muallim Naci'nin sözü... Şair burada "Yapılan işi övün ki, yapan da gaza gelsin başarı, verim artsın" demek istiyor... Tabii övgü almak için önce marifetin ortaya konulması lazım. Mesela ben kendim yumurta ve türevleri konusunda çok iyiyimdir. Peynirlisi, zeytinlisi, otlusu, kıymalısı, sucuklusu, hatta paraya kıydığımda kavurmalısı, pastırmalısı... İster inan, ister inanma mükemmel yaparım. Hatta en son bir arkadaşım kavurmalı yumurtayı yediğinde şunu demişti:

"Bunu tavuğun önüne koysan, tavuk 'bu benden çıkmış olamaz' der. Bin yıllık 'tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıktı' tartışmasına nokta koyarsın" demişti... Ayaklarım yerden kesildi, bir daha ki sefere ona pastırmalı yumurta sözü verdim. Tam "Win-Win" olayı yani... İkimiz de mutlu kalktık sofradan. Bir de menemende iyim, yiyen kapımda kuyruğa girer. Yaptığım yumurtayı ve menemeni yiyen beni övsün, üstüne de canımı yesin...

KADİR İNANIR'IN AĞZINDAN ÇIKAN SLOGAN OLUR...

İnsanoğlunun zaafı işte... Övülsün, sevilsin, alkışlansın ister... Ben tek isnisnasını bilirim o da Kadir İnanır... Bir filminde fabrikatör kızı Necla Nazır, gecekondu semtlerindeki yoksulların babası Kadir İnanır'ın yaşadığı yeri görmek ister. Kadir abi onu bir gecekonduda evlendirdiği çiftin düğününe götürür. Necla Nazır, düğündeki kalabalığın Kadir İnanır'a olan muhabbetini görünce tabiri caizse dibi düşer. "Bunlar ne güzel insanlar, Ne kadar seviliyorsun. Sen ne harika bir adamsın" gibi bir cümle kurmaya kalkar, Kadir Abi "Bizim dünyamızda tezahürata yer yoktur" der ve kısa keser.

Çok güzel adamdı Kadir Abimiz. Geçtiğimiz günlerde hepimizden bir parça alıp gitti öteki dünyaya... Türkü, Kürdü, sağcısı, solcusu, alevisi, sünnisi hepimiz razıyız ondan. Hızır yoldaşı olsun, yattığı yer incitmesin selvi boylumuzu...

TRUMP'IN HAYALİ İLK 5'E GİRMEKMİŞ

Dönelim marifete ve iltifata ve gelelim siyaset erbabına... Siyasetçi doğası gereği "gazı" sever. Her icraatı övülsün, alkışlansın ister. Övgüyü, alkışı eksik edersen nankörsün. Mesela Trump... Tam bir övgü manyağı... Bu eski kumarhaneci sadece Amerika için değil, bütün dünya için bir lütuf olduğunu düşünüyor bariz şekilde. Bir yandan "sekiz savaşı bitirdim" deyip Nobel Barış Ödülünü istiyor, diğer yandan Netanyahu ile kolkola İran'a savaş açıp Ortadoğu'yu kan gölüne çeviriyor. Ama marifetlerine iltifat istiyor yine de... Fehmi Koru'nun yazdığına göre "kendisini ülkenin kurucusu George Washington’dan sonraki en önemli başkan olarak ilan etmeyi ve hatta dört büyük başkanın -George Washington, Thomas Jefferson, Theodore Roosevelt ve Abraham Lincoln’un- kocaman büstlerinin nakşedildiği Rushmore Dağı’nda beşinci başkan olarak yer almayı" düşlüyormuş.

4 Temmuz'da ABD'nin kuruluşunun 250. yıl dönümünde Rushmoore Dağı'na çıkmış kitlesel bir şov yapmak için. Fakat aynı gün şarkıcı Taylor Swift’in New York’ta düğünü olduğu için Trump'ın şovu gölgede kalmış ve morali bozuk halde Türkiye'deki NATO zirvesine gelmiş. Vah ki vah...

6.FİLO'NUN ÖZRÜ DİLENDİ

Neyse ki Ankara'daki zirvede beklediği ilginin fazlasını gördü. O daha gelmeden yıllar önce 6. Filo askerlerini Dolmabahçe'de boğazın serin sularına döken Deniz Gezmişlere inat, Boğaz köprüsü Amerikan bayrağının renklerine büründü. Geçeceği yollar bir güzel makyajlandı. Geceliği 17 bin 500 dolar olan 190 metrekarelik suiti hazırdı. Gelişini protesto etmeye kalkanların bazılarının kemikleri kırıldı, akademisyenler ve piknikteki TEMA'cı teyzeler bile gözaltına alındı....

RUTTE'NİN BİLDİĞİNİ ERDOĞAN DA BİLİYOR....

Zirve sırasında da övgülere boğuldu Trump. NATO Genel Sekreteri Rutte ile ortak açıklama yaparken Rutte, Trump'ı ABD'nin 34. başkanı Eisenhower ile kıyaslayınca, Trump araya girdi ve "İşte bu yüzden seviyorum bu adamı" dedi. Artık Rutte'nin yeri sağlam diyebiliriz, Trump başkan olduğu sürece Rutte de NATO genel sekreterliği koltuğunu koruyacak.

Trump'ın bu yönünü Erdoğan da biliyor. Hatırlayın Mayıs ayındaki mesajı... Trump sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a atfen "Başkan Trump dünyanın asırlardır beklediği lider. Sadece güçten bahsetmiyor o gücün bizzat kendisi" mesajını paylaştı. Altına da "Teşekkürler Başkan Erdoğan" notunu düştü. Türkiye'deki muhalefet bu lafın peşine düşünce, Trump da 5-6 saat sonra kaldırdı o mesajı... İktidar cenahı da Erdoğan'ın böyle bir mesaj göndermediğini duyurdu. İyi ki duyurdu, aksi halde Trump başkan olduğu sürece Rutte gibi Erdoğan'ın da koltuğunun sağlam olduğu yorumları yapılırdı. Muhalefetin her gün yediği dayaklar da buna bağlanırdı doğal olarak...

Övgü bekleyen muhataplarına övgüyü de esirgemez. Trump da her fırsatta Erdoğan'a övgüler yağdırmıyor mu? "O harika bir lider" diyor, Bazen peşinden "Ne istersem yapıyor" gibi suyu bulandıran ifadelerde kullanıyor ama biz bunu Trump'ın densizliğine yoruyoruz. "Mesela papazı serbest bırakmak dışında ne istedin de yaptı?" sorusunu sorup öküz altında buzağı arıyormuş gibi de yapmıyoruz...

ERDOĞAN DA "BİZİM DÜNYAMIZDA TEZAHÜRATA YER YOK" DER Mİ ACABA?

Övgüyü, iltifatı seven sadece Trump değil. Gördüğüm kadarıyla Erdoğan da seviyor. Öyle olmasa bakanından bürokratına, vekilinden il, ilçe başkanına hatta muhtarına kadar...

Tekmili birden "Cumhurbaşkanımızın önderliğinde... Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle..." diye söze başlar mı? Allah'ın verdiği nefesi bile cumhurbaşkanının sayesinde alıyor boyutuna vardırır mı işi? En yüksek alkışı tutma yarışına giren saray şakşakçılarının elleri çoktan şişti, ama her akşam ekranlarda devam ediyorlar alkışa. "Alkışı abartmayın makul seviyede kalsın" diyene rastlamadık. Erdoğan da Kadir İnanır gibi "Kesin Ulen. Bizim dünyamızda tezahürata yer yok" der mi acaba? Sıkılmamış olamaz bunlardan...

Benim hala bir ümidim var. Erdoğan "kimsenin ekmeğiyle oynamaz" ama bu şakşakçıları uzak diyarlara gönderebilir. Gerekirse elçi, ateşe, konsolos falan yapabilir. Mesela Egemen Bağış gitti fena mı oldu? Çünkü bu takım Ankara'ya yakın oldukça hiç beklenmedik bir anda yerli yersiz çıkarır kafayı ve patlatır alkışı...Memleketin normalleşmesinin bile önüne geçer bunlar...

"İyi de peki bunlar giderse kim şakşakçılık yapacak" diye bir endişe varsa merak etmeyin. Yenileri sırada. Hali hazırda devşirmeler var zaten, onların yanına butlancıları da ekleyin, her ekranda 5'li kelebeğiniz hazır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fikret Bulut Arşivi