Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

YOKSULLUK UTANCI…

Seçim ve geçim, gündemin iki gerçeği.

2023 yılının son günlerinde, “Çocuklarım aç kaldığı için derslerini anlamakta zorlanıyor. Biz anlatıyoruz ama kimse bizi duymuyor” diyerek yoksulluğuna isyan eden Ankara Mamak Tuzluçayır semtindeki bir annenin çığlığı ülkemizin en yalın gerçeği… 

“Her dört çocuktan birinin okula aç gittiği ülkemizde SEÇİM, önemli ancak karın doyurmuyor, Yoksulun, işsizin, borçlunun, dar ve sabit gelirlinin, eve akşam ekmek götürme telaşında olan babanın, ay sonu kapıya dayanacak ev sahibinden kaçan kiracının, ezcümle bu zülüm düzeninin ezdiği tüm garibanların yani toplumun yüzde altmıştan fazlasının GEÇİM derdine kulak tıkamak, bigane kalmak tam anlamıyla bir insanlık sorunudur!

Bu sonuca sebep olanlar; ülke yöneticileri, zulme itiraz etmeyen tuzu kurular(!), komşusu açken tok yatanlar; öncelikle toplumdan özür ve helallik dilemelidirler!

Gündemde seçim ve savaş var; her akşam televizyonların tartışmacı kadroları, gazetelerin köşe yazarları, siyasetçiler bu konularda kafa şişirmiş olsalar da gerçek gündem yoksulluktur ve durdurulamayan hayat pahalılığının can acıtan gerçekliğidir.

Sözün özeti, mart ayı sonunda yerel seçimlerin yapılacak olması, seçim gündeminin toplumun büyük kısmını yakından ilgilendirmiş olması, çok sesli ve görüntülü seçim kampanyalarının göz alıcı manzarası hatta ülkemizin etrafında ateşi hızla yükselen savaş ihtimalinin korkunç senaryoları; kısacası hiç bir şey, her geçen gün daha da ağırlaşan GEÇİM sorunlarını unutturmaya yetmiyor! 

Vatandaşın mutfağı, çarşı, pazar, market rafları yangın yeri…

Zincir marketlerde 1 gecede 700'ü aşkın üründe etiket değişikliği yapılmış; esnafın da ahlakı bozuldu; zam gelecek diye hemen her ürünün fiyatlarını günü birlik değiştiriyorlar. Denetim yapıldığı söylense de bu engellenemiyor. Vatandaş şaşkın; yarın daha pahalı olacağı korkusu ile hemen her ürünü ihtiyacından daha fazlası ile satın alıp stokluyor, kredi kartları ile geleceğe dönük borçlanıyorlar. İcra dairelerindeki toplam dosya sayısının 23 milyon 389 bin adet, borç tutarının 194 milyar 215 milyon tl olduğunu basından okuyoruz. Bu tespiti yapan muhalefet milletvekilinin ifadesi ile söylersek, “Geçim sıkıntısındaki vatandaş ister istemez kredilere ve kredi kartlarına yüklenmek zorunda kalıyor. Vatandaş bu borçları ödeyemeyince de icra takibine alınıyor.” 

Çalışanların ve emeklilerin maaşlarına yapılan yüzde 50 oranında zamlar, hayat pahalılığı ateşini söndüremiyor, zamlar emeklinin cebine girmeden erimiş durumda. 

Geçen hafta Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun yaptığı araştırmaya göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin ocak ayındaki aylık gıda harcaması (açlık sınırı) 17 bin 442 lira olmuş. Ölmemek için alınması gereken gıda bedeli olarak haneye girmesi gereken gelir miktarı. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı ise 48 bin 459 TL'ye yükselmiş. 

Ortalama ücrete dönüşen asgari ücret, siyasi iktidar tarafından 2024 yılı sonuna kadar 17 bin iki lira olarak belirlendi. Sayıları 6 milyona yaklaşan en düşük emekli aylığı alanların maaşı 7 bin 500 liradan 10 bin liraya yükseltildi. Henüz yılın ilk ayında 4 kişilik bir ailenin gıda gideri 17 bin 442 lira olunca bir ailede iki kişi çalışmış olsa da; bugün, simidin 15, çayın 10, bir kilo etin 500, bir litre sütün 30 lira olduğu ülkemizde bu maaşlarla bir yıl boyunca hayat pahalılığına karşı nasıl dayanılacak?

TÜRK-İŞ’in araştırmasına göre, Kasım 2023’te 10 işçiden 6’sı açlık sınırının altında bir ücret kazanıyor.

Emekli olan ve asgari ücretle iş bulabilen ŞANSLI insanların yanında çalışacak işi olmayan veya çalışamayanların durumunun anlatımı ise bu köşenin gücü dahilinde değildir!

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 10 Ocak 2024 tarihinde açıklanan işgücü istatistiklerine göre, 15 yaş ve üstü 65 milyon 494 bin kişiden 34 milyon 726 bin kişi, işgücü olarak çalışması gerekirken istihdam edilenlerin sayısı 31 milyon 611 bin kişi olmuş; 3 milyon 115 bin kişi işsiz. İşsizlik oranı yüzde 9,0. Bu sayı ve bu oran tartışmalı; gerçeği yansıtmıyor; DİSK’e göre geniş tanımlı işsiz sayısı 8,5 milyonun üzerinde.

Milyonlarca insanımız, bu ücretlerle iş bulmuş olsalar da hayat pahalılığı karşısında ve yoksulluk sarmalı altında eziliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre vatandaşın yaşadığı/hissettiği enflasyon oranı yüzde 124.9. Enflasyonun yıllık bazda yüzde 64,77 artmış olması vatandaş açısından hiçbir anlam taşımıyor.

BENCE 

Bugün, ülkemizin en önemli gündemi YOKSULLUKTUR. Ülkeyi çöküşe, Milleti çözülmeye sürükleyen gerçek bir beka sorunudur ve milletimize yakışmamaktadır!

Bu sonuçtan sorumlu olanlar; utanmalıdır!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi