Emre Özpeynirci
Vegas’ta şov başlıyor!
Bugün dünyanın tartışmasız en büyük tüketici elektroniği fuarı olan CES yani Consumer Electronics Show (Tüketici Elektroniği Fuarı) her yıl olduğu gibi bu yıl da Las Vegas Nevada’da başlıyor. 6-9 Ocak 2025 tarihlerinde Las Vegas Convention Center fuar alanında düzenlenecek bu en büyük teknoloji şovunu Gazete Pencere olarak geçen sene olduğu gibi yine yerinde takip edeceğiz. Geçtiğimiz yıl 4.500’ün üzerinde katılımcıyı, yaklaşık 150 bin ziyaretçiyi ve 6 binden fazla medya mensubunu ağırlayan fuar, teknoloji dünyasının nabzını tutmaya hazırlanıyor. Otomotiv markaları ise uzun süredir CES’i, klasik otomobil fuarlarının ötesinde, geleceğin teknolojilerini sergiledikleri bir vitrin olarak konumlandırıyor. Bu yıl CES’te otomotiv dünyasını bekleyen dönüşüm başlıklarını şöyle özetlemek mümkün:
Düşünen kokpitler
Araç içi asistanlar artık sadece komut alan sistemler değil. Bosch’un “AI Extension Platform”u, mevcut kokpitleri saniyeler içinde akıllı bir yol arkadaşına dönüştürüyor. Sürücü “Üşüdüm” dediğinde sistem yalnızca klimayı açmakla kalmıyor, geçmiş tercihlere göre koltuk ısıtmasını da optimize ediyor. LG ise “Affectionate Intelligence” (Şefkatli Zekâ) yaklaşımıyla, sürücünün ruh hâlini ve yorgunluk seviyesini göz bebekleri ve ses tonundan analiz eden dijital kokpitlerini sahneye çıkarıyor.
Devasa hesaplama gücü
Otomobillerin beyni hiç olmadığı kadar güçleniyor. NVIDIA’nın yeni nesil otonom sürüş platformları ve Tesla’nın, önceki nesle göre 40 kat daha hızlı olduğu belirtilen AI5 çipi, aracın çevresini bir insan gibi algılayabilmesini mümkün kılıyor. Üstelik bu çipler o kadar verimli ki, artık büyük ve gürültülü soğutma sistemlerine ihtiyaç duyulmayan sessiz tasarımlar öne çıkıyor.
Dijital ikizler ve sanal testler
Araçların yalnızca fiziksel halleri değil, dijital kopyaları da yarışıyor. Siemens ve Amazon (AWS) gibi teknoloji devleri, henüz üretim bandına girmemiş araçların milyonlarca kilometrelik testleri sanal ortamda tamamladığı ‘Dijital İkiz’ teknolojilerini sergiliyor. Amaç; batarya ömrü tahminlerinden güvenlik testlerine kadar hata payını minimuma indirmek.
Gelişmiş sensörler
ZF’nin “AI Road Sense” sistemi, yolu 2 santimetre hassasiyetle üç boyutlu olarak tarıyor ve süspansiyonu milisaniyeler içinde yol şartlarına göre ayarlıyor. Valeo’nun Panovision teknolojisi ise sürücünün dikkatinin dağıldığını algılayarak artırılmış gerçeklik destekli uyarılarla devreye giriyor.

2026’da teslimatlar başlıyor
Sony ve Honda’nın uzun süredir beklenen ortaklığı AFEELA 1, üretim öncesi son haliyle CES 2026’nın yıldızı olmaya hazırlanıyor. Bu araç sadece bir elektrikli otomobil değil, içinde yaşanacak bir "mobil eğlence alanı" olarak tasarlandı. Dünyanın ilk PlayStation (PS Remote Play) entegreli otomobili olan AFEELA, sürücü ve yolculara park halindeyken veya uygun koşullarda kesintisiz oyun deneyimi sunuyor. Ön paneli boydan boya kaplayan devasa ekranlar, Epic Games'in Unreal Engine motoruyla güçlendirilmiş 3D grafiklerle donatıldı.483 beygir gücü, 91 kWh batarya ve yaklaşık 480-500 km menzil sunan araç, 90.000 dolardan başlayan fiyatlarla 2026'da teslim edilmeye başlanacak.

Robot süpürgeden 1000 beygirlik canavara
XIAOMI ve Huawei’den sonra bir başka Çinli teknoloji devi daha otomobil dünyasına adım atıyor. Evlerimizin vazgeçilmezi olan robot süpürgelerin mimarı Dreame, CES 2026’da ilk elektrikli süper otomobilini tanıtmaya hazırlanıyor. ‘Starry Sky Plan’ kod adıyla yürütülen proje kapsamında geliştirilen araç, Dreame’in süpürge motorlarındaki yüksek devir tecrübesini yollara taşıyacak. Tam 1000 beygir gücünde olması beklenen bu performans canavarı, sadece bir ulaşım aracı değil, Bugatti çizgilerini andıran tasarımıyla bir "hiper otomobil" iddiası taşıyor. 0-100 km/s hızlanmasının 2 saniyenin altında olması bekleniyor. Aracın seri üretiminin 2027 yılında başlaması bekleniyor.

İnsanlık için ilerleme
Hyundai Motor Group, CES 2026’da "Partnering Human Progress" (İnsanlık İlerlemesine Ortaklık) temasıyla, yapay zeka ve robotik alanındaki yeni vizyonunu dünyaya duyuruyor. Boston Dynamics’in laboratuvar aşamasından çıkan yeni nesil insansı robotu Atlas, ilk kez halka açık bir sahnede sergilenecek. Bu, robotların "iş arkadaşı" olarak ticarileşmesi yolunda dev bir adım olarak görülüyor. 6-9 Ocak tarihleri arasında ziyaretçiler; Atlas, Spot ve MobED gibi robotların günlük yaşamda ve iş ortamlarında nasıl çalışacağını canlı gösterilerle deneyimleyebilecek. Hyundai ayrıca üretim süreçlerini tamamen veri ve yazılımla yöneten "Software-Defined Factory" stratejisini açıklayacak. Bu sistemle, robotların eğitimi ve operasyonları tüm üretim zincirine entegre edilecek. Şirket, yapay zeka ve robotiği sadece birer araç olarak değil, grubun tüm iş ağını kapsayan bir değer zinciri olarak konumlandırıyor.

Almanların yazılım savaşı
CES 2026, otomotiv dünyasının iki ezeli rakibi Mercedes ve BMW’nin teknoloji şovuna ev sahipliği yapıyor. Her iki marka da araçlarını sadece birer ulaşım aracı değil, yapay zekayla donatılmış dijital yaşam alanları olarak yeniden tanımlıyor. Mercedes, fuarda elektrikli GLC’nin ABD prömiyerini gerçekleştirerek gövde gösterisi yapıyor. BMW ise otomobilde yapay zeka ile etkileşimi kökten değiştiren "Neue Klasse" vizyonunun ilk meyvesi olan yeni iX3 ile sahne alıyor. BMW, Amazon ile yaptığı iş birliği sayesinde aracına Alexa+ teknolojisini entegre eden dünyadaki ilk üretici oldu.

Karsan’dan GLOBAL adım
Bu yıl CES 2026’ya Türkiye’den irili ufaklı yaklaşık 60 şirket katılırken, en dikkat çekici oyunculardan biri Karsan olacak. Bursa merkezli marka, CES’e bir otomotiv üreticisi olarak değil, mobilitenin geleceğini şekillendirmeyi hedefleyen küresel bir teknoloji markası olarak çıkıyor. Karsan, Las Vegas’ta AI (Autonomous Intelligence / Otonom Zekâ) vizyonunu dünyaya tanıtacak. Mesaj net: “Gelecek yalnızca elektrikli değil, aynı zamanda akıllı.”
Bu yaklaşım, Karsan’ın yalnızca sıfır emisyonlu araçlar üretmekle yetinmediğini; otonom ve akıllı ulaşım çözümleriyle şehirlerin geleceğine talip olduğunu gösteriyor. Bu nedenle CES 2026 katılımı, klasik bir fuar faaliyeti değil; global marka yolculuğunda stratejik bir teknoloji hamlesi olarak öne çıkıyor. Karsan CEO’su Okan Baş, otonom mobiliteye olan ilginin hızla arttığını şu sözlerle özetliyor: “Otonom toplu ulaşım artık bir hayal değil. Sadece 2025 yılı içinde yedi farklı Avrupa ülkesinde dokuz yeni otonom projeye imza attık; bunların beşini aktif olarak hayata geçirdik. Bu ivmeyle yakında 12 ülkede toplam 16 projeye ulaşacağız.”

Baş, Avrupa’da Autonomous e-ATAK ile tam boy otonom çözümler sunduklarını, Kuzey Amerika’da ise Autonomous e-JEST ile daha kompakt ve esnek, ‘on demand’ mobilite ihtiyaçlarına odaklandıklarını belirtiyor. Bugüne kadar 150 bin kilometrenin üzerinde otonom sürüş, 60 binden fazla yolcu ve %99,5 başarı oranına ulaştıklarını vurgulayan Okan Baş, “Bu veriler, otonom toplu taşımanın sahada çalıştığını ve ölçeklenebilir olduğunu net biçimde ortaya koyuyor” diyor.
Nihai hedef ise açık: Sürücü bulma zorlukları ve artan operasyonel maliyetler, şehirleri otonom çözümlere zorluyor. Karsan, bu dönüşümü regülasyonlarla uyumlu, güvenli ve sürdürülebilir biçimde yönetmeyi hedefliyor. Amaç, güvenlik sürücüsünün tamamen ortadan kalktığı gerçek sürücüsüz toplu taşıma sistemleri.