Emre Özpeynirci
Aptal otomobiller çağının sonu geldi!
Yıllardır otomotiv ve teknoloji dünyası bize ‘akıllı otomobil’ masalları anlatıp durdu. Ancak dürüst olalım; bugüne kadar bu akıllılık hali, düğmesine bastığınızda zar zor anlayan sesli komutlar ya da dokunmatik bir ekrana hapsedilmiş eski usul navigasyonlardan öteye gidemedi. Birçoğumuz için aracınızla konuşmaya çalışmak, duvarla konuşmaktan daha yorucuydu. Bu dönem resmi olarak sona erdi. Volvo’nun geçen hafta İsveç’in Stockholm şehrinde dünyaya tanıttığı EX60 ile birlikte, bir ‘Büyük Dil Modeli’nin (LLM) bir aracın işletim sisteminin çekirdeğine ilk gerçek entegrasyonuna tanık olduk. Bu sadece yeni bir özellik değil; ‘yapay zeka tanımlı araç’ döneminin başlangıcı olarak da kabul edilebilir.
Google’ın yapay zeka asistanı Gemini’nin ilk kez bir modele yani EX60’a dahil edilmesi sadece daha iyi bir sesli asistan demek değil; bu, insanların makinelerle etkileşim kurma biçiminde köklü bir değişim olarak da kabul ediliyor. Ayrıca yeni NVIDIA DRIVE Orin ve Qualcomm Snapdragon Cockpit (merkezi sinir sistemi ve beyin lobları) platformlarının gerçekten etkili işlem gücünden yararlanan Volvo, sadece komutlara uymayan; niyeti, bağlamı ve nüansları anlayan bir araç yaratmış. Açıkçası; NVIDIA dışarıya bakar ve güvenliği sağlar, Qualcomm ise içeriye bakar ve konforu sağlar. Bu iki sistem araç içinde süper bilgisayarı (HuginCore) oluşturuyor. Bu değişim tüm sektöre dalga dalga yayılacak ve diğer tüm üreticileri eski yazılım yığınlarını terk etmeye veya demode olma riskini göze almaya zorlayacak gibi duruyor.

SİNİR BOZUCU KOMUTLAR BİTTİ
Son yıllarda bir otomobille etkileşim kurmak; ‘Annemi ara’, ‘Klimayı aç’, ‘Tarkan çal’ gibi bir dizi kopuk ve çoğu zaman sinir bozucu komutlardan ibaretti. Senaryodan biraz saptığınızda veya sesi tanımadığında sistem çökerdi. Gemini entegrasyonu ise etkileşim modelini bir komut satırından bir sohbete dönüştürüyor. EX60'ta sürüş deneyimi iş birliğine dayalı hale geliyor. Artık araca şunları söyleyebilirsiniz: "Gelecek Çarşamba rezervasyon yaptırdığım o otele gidiyorum, e-postamdan adresi bulup yol üstünde saat 22:00'ye kadar açık olan iyi bir İtalyan restoranı bulur musun?"
Geleneksel bir araçta bu; akıllı telefon, durdurulmuş bir araç ve hüsran içeren üç aşamalı bir kabustur. Gemini ile bu tek bir doğal cümle haline geliyor. Araç isteği çözümler, (izinle) Google Workspace verilerinize erişiyor, bunu gerçek zamanlı navigasyon ve çalışma saatleriyle karşılaştırıp, bir çözüm sunar. Bu yetenek, aracı pasif bir araçtan aktif bir asistana dönüştürür. Sürücü üzerindeki bilişsel yük önemli ölçüde azalıyor. Düşünün saatte 100 km hızla giderken bir dokunmatik ekranla boğuşmak (ki bu bilinen bir güvenlik tehlikesidir) yerine, gözlerinizi yolda tutup karmaşık görevleri yapay zekaya devredebileceksiniz Bu, donanımın yalnızca sürekli gelişen bir dijital zeka için bir kap olduğu ‘yazılım tanımlı araç’ vizyonunun gerçekleşmesidir.
YAPAY ZEKA GÜVENLİKTE KRİTİK ROL OYNAYACAK
Konuşkan bir asistanın rahatlığı tabi ki önemli ama ‘Gemini’ gibi bir modeli Volvo HuginCore sistemine yerleştirmenin güvenlik üzerindeki etkileri de çok önemli. Bildiğiniz gibi güvenlik her zaman Volvo’nun kutup yıldızı olmuştur ve yapay zeka yolcu korumanın resmen bir sonraki cephesi olmuş. Mevcut sürüş destek sistemleri tepkiseldir veya kurallara dayalıdır. Bir çizgiyi görürler ve sizi orada tutarlar; bir engel görürler ve fren yaparlar. Yapay zeka entegreli bir sistem ise öngörülü ve bağlamsal olabiliyor. Gemini, sürücünün durumunu ve çevresel bağlamı anlayarak etkileşimlerini ayarlayabiliyor. Eğer aracın sensörleri (NVIDIA AGX Orin tarafından işlenen verilerle) yoğun trafik, kar veya diğer sürücülerin dengesiz hareketlerini tespit ederse, yapay zeka kritik olmayan bildirimleri akıllıca engelleyebilir. O anın size bir kısa mesaj okumak veya bir podcast önermek için doğru zaman olmadığını bilir. Dahası, geleceğin araç yapay zekasının ‘duygusal zekası’ güvenlikte kritik bir rol oynayacak. Yol öfkesi ve uykulu sürüş, kazaların başlıca nedenleridir. Entegre bir yapay zeka, sürücünün sesinden veya sürüş modellerinden stres veya yorgunluk belirtilerini algılayabilir ve sadece bir bip sesiyle değil, bir sohbetle müdahale edebilir: "Yorgun geliyorsun; 5 kilometre ileride kafe bulunan bir şarj istasyonu var. Orada duralım mı?" Bu düzeyde bir empatik müdahale, yalnızca Gemini'ın sunduğu gelişmiş doğal dil anlama yeteneği ile mümkündür.

TRAFİKTE ZAMAN ARTIK BOŞA GEÇMEYECEK
2030'a doğru ilerlerken ofis, ev ve otomobil arasındaki ayrım bulanıklaşacak. Milyonlarca büyük şehir sakini ve iş profesyoneli için otomobil, verimliliğin ölü bölgesidir. Gemini net olarak bunu değiştiriyor. Volvo EX60 etkili bir şekilde tekerlekli bir ofise dönüşüyor. Sürücüler işe gidiş geliş sürelerini beyin fırtınası yapmak, gerçekten işe yarayan dikte yöntemiyle e-posta taslakları hazırlamak veya dinledikleri toplantıları özetlemek için kullanabilirler. "Gemini, son görüşmedeki ana noktaları özetle ve ekibe e-postayla gönder" diyebilirsiniz; araç bunu halleder. Bu yetenek, trafikte geçen boşa zamanı kazanılmış zamana dönüştürür. Emlakçılar, satış profesyonelleri ve saha mühendisleri için bu bir dönüm noktası gibi. Araç, sizinle birlikte seyahat eden son derece yetenekli bir idari asistan haline gelir.
‘NE KADAR HIZLI?’ YERİNE ‘NE KADAR AKILLI?’ SORUSU
Bu özellikler ne zaman standart olacak? Tuşlu telefonlardan akıllı telefonlara geçişe benzer şekilde hızlı bir benimseme eğrisi öngörülüyor. Volvo, 2026'da EX60 ile ilk hamleyi yapan isim ancak rekabet baskısı çok büyük olacak. 1-2 yıl içinde herhangi bir premium araç için "Gemini sınıfı" bir yapay zeka asistanının temel gereksinim olmasını bekleyebiliriz. 2030 yılına gelindiğinde, Qualcomm’un dijital şasilerinin yaygınlaşmasıyla ekonomik modellerde bile standart hale gelmesi muhtemel. Bu durum satın alma davranışını etkileyecek mi? Kesinlikle. Bir tüketici kendisini sezgisel olarak anlayan bir aracı bir kez deneyimlediğinde, ‘aptal’ bir araca geri dönmek, bir iPhone'u çevirmeli bir telefonla takas etmek gibi hissettirecektir. Otomotiv pazarındaki farklılaşma, artık beygir gücü ve viraj alma hızından (ortalama sürücünün ihtiyaçlarını çoktan aşmış metrikler) dijital yetkinliğe kayıyor. Alıcılar, “Bu otomobil ne kadar hızlı?” veya “Kaç beygir” diye sormadan önce “Bu otomobil ne kadar akıllı, beni ne kadar anlıyor?” diye sormaya başlayacaklar. Yetkin bir LLM entegre edemeyen üreticiler, dokunmatik ekran devrimine direnen telefon üreticileri gibi araç satmakta zorlanacaklar. Volvo EX60 teknolojinin hazır olduğunu kanıtlıyor; pazar artık benimseme hızına karar verecek ve bu hız muhtemelen baş döndürücü olacak.

810 KM MENZİLLE AĞUSTOSTA TÜRKİYE’DE
Volvo, tamamen elektrikli yeni D-SUV modeli EX60 ile menzil, şarj hızı ve performans alanında da segmentte yeni bir dönem başlatmayı hedefliyor. Dört tekerlekten çekişli versiyonuyla tek şarjla 810 kilometreye kadar menzil sunan EX60, Volvo’nun bugüne kadar ürettiği en uzun menzilli elektrikli modeli olurken, sınıfında da yeni bir referans oluşturuyor. EX60, 400 kW hızlı şarj altyapısında yalnızca 10 dakikada 340 kilometreye kadar menzil kazanabiliyor. Model; 810 km menzil sunan P12 AWD, 660 km menzilli P10 AWD ve 620 km menzilli P6 versiyonlarıyla sunuluyor. Tüm versiyonlar 10 yıl batarya garantisi ile destekleniyor. Yeni nesil SPA3 elektrikli platformu üzerine geliştirilen EX60, hücreden gövdeye batarya entegrasyonu, yeni elektrik motorları ve mega casting teknolojisiyle daha yüksek verimlilik ve daha düşük ağırlık sunuyor. İsveç’te bu bahar üretime girecek olan Volvo EX60, güvenlik tarafında ise dünyada seri üretimde ilk olan çoklu adaptif emniyet kemeri teknolojisiyle, sürücü ve yolculara fiziksel özelliklere göre kişiselleştirilmiş koruma vadediyor. Volvo Türkiye Genel Müdürü Alican Emiroğlu, bu yeni ve akıllı aracı Ağustos ayında Türkiye’de satışa sunacaklarını belirterek, “Arkadan itişli versiyonu getirmeyeceğiz, sadece 4 çekerler gelecek. 5 ayda en az 500 adet satış hedefliyoruz. Bu model Türkiye’de o zamana kadar değişmezse ilk yapay zekanın entegre olduğu araç olacak. EX60, elektrifikasyona geçişte tüm kaygıları ortadan kaldırdığımız bir noktaya geldiğimizi gösteriyor.” dedi.