Emre Özpeynirci

Emre Özpeynirci

Devlerin can simidi olduk!

2025 yılında Türkiye’de otomotiv satışları rekor seviyelere ulaşırken, dikkat çeken asıl tablo uluslararası markaların performansında ortaya çıktı. Türkiye artık sadece yüksek adetli bir pazar değil; küresel markalar için satış, büyüme ve üretim kararlarının şekillendiği merkezlerden biri haline geldi. Ancak ortaya çıkan bu tablonun tek nedeni güçlü iç talep değil. Avrupa’da giderek sertleşen emisyon regülasyonları ve yükselen CO₂ cezaları nedeniyle, yüksek emisyonlu, içten yanmalı ve elektrifikasyonu sınırlı modeller ciddi fiyat destekleriyle Türkiye gibi regülasyon baskısı daha düşük pazarlara yönlendirildi.

Bu koşullar altında Türkiye, bir yandan yüksek satış hacmiyle öne çıkarken, diğer yandan Avrupa’nın satmakta zorlandığı modeller için doğal bir denge pazarı haline geldi. Rekor satışların arkasında agresif kampanyalar, filo destekleri ve “stok eritme” stratejileri de önemli rol oynadı. Buna rağmen tablo net: Renault, Citroen, Peugeot ve Opel gibi Avrupa’nın köklü markaları için Türkiye artık yalnızca satış yapılan bir ülke değil; küresel sıralamaları değiştiren, üretim ve yatırım kararlarını etkileyen stratejik bir pazar konumunda. Kimi markalar için ikinci, kimileri için üçüncü en büyük pazar artık Türkiye.

FRANSA’DAN SONRA TÜRKİYE

MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu’nun paylaştığı verilere göre Renault, 2025 yılında Türkiye’de 144.331 adet satış gerçekleştirerek toplam pazarda liderliğe yükseldi. Türkiye, Fransa’nın ardından Renault’nun dünyada en çok satış yaptığı ikinci ülke oldu. Bu başarı yalnızca satışla sınırlı değil. Oyak Renault’ta üretimine başlanan Duster’ın ardından, iki yeni modelin daha Türkiye’de üretime alınması planlanıyor. Türkiye, Renault’nun küresel oyun planında artık net biçimde “stratejik üretim ülkesi”.

GLOBALDE 2. BÜYÜK PAZAR

Citroën Türkiye Marka Direktörü Bora Duran’ın açıklamaları tabloyu daha da netleştiriyor. Marka, 2025 yılında Türkiye’de 71.440 adetlik rekor satışa ulaştı ve yüzde 5,2 pazar payı elde etti. Türkiye, Fransa’nın ardından Citroën’in dünyadaki en büyük ikinci pazarı oldu. Bu sonuç, Türkiye’nin sadece hacim değil, marka algısı açısından da ne kadar kritik hale geldiğini gösteriyor.

DÜNYA PODYUMUNDA VARIZ

Peugeot Türkiye Marka Direktörü Gupse Kaplan, 2025’i “performans modu” olarak tanımlıyor. Marka, 86.459 adetlik satışla tarihinin en yüksek sonucuna ulaştı. Bu performans sayesinde Türkiye, Peugeot’nun dünyadaki en büyük üçüncü pazarı konumuna yükseldi. Kısacası Türkiye artık Peugeot dünyasında podyumda.

AVRUPA’YI GERİDE BIRAKAN AYLAR

Opel Türkiye Marka Direktörü Yiğit Yantaç’a göre marka, 2025’te 75.487 adetle tarihinin en yüksek satışını gerçekleştirdi. Türkiye, Opel’in küresel satış sıralamasında üçüncü büyük ülke konumunu korurken, yılın bazı aylarında İngiltere gibi köklü pazarları dahi geride bırakmayı başardı.

Türkiye pazarı artık yalnızca “yüksek vergi – zor pazar” tanımıyla açıklanamayacak kadar büyük. Satış hacmi, üretim kabiliyeti ve tüketici adaptasyonu sayesinde, Avrupa’nın durağanlaştığı noktada markalar için gerçek bir büyüme motoruna dönüşmüş durumda. Küresel otomotivde Türkiye’yi hesaba katmadan strateji kurmak artık neredeyse imkânsız.

kiralama

KİRALAMADA FİLO ERİYOR, MÜŞTERİ KAÇIYOR

TÜM Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), 2025 yılı kiralama sektörü raporunu açıkladı. Rapora göre araç kiralama sektörü, 2025 yılında hem filo büyüklüğü hem de müşteri sayısı açısından yine daralma yaşadı. 2025 yılı sonu itibarıyla kiralama sektörünün toplam araç parkı 372 bin 335 adet olarak gerçekleşti. Bir önceki yıl bu rakam 402 bin 800 adet seviyesindeydi. Böylece sektör, bir yıl içinde 30 bin 465 adetlik filo kaybı yaşadı. Daralmanın en büyük bölümü operasyonel kiralama tarafında gerçekleşti. 2024 sonunda 252 bin adet olan operasyonel kiralama filosu, 2025 sonunda 234 bin adede geriledi. Yaklaşık 18 bin adetlik düşüş, toplam kaybın önemli kısmını oluşturdu. Günlük kiralama segmentinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. 2024’te yaklaşık 150 bin adet olan günlük kiralama araç parkı, 2025 sonunda 138 bin adede indi.

PAZARIN %7’SİNİ BULAMADI

Filo küçülmesine paralel olarak müşteri sayısında da gerileme yaşandı. Operasyonel kiralama ve filo yönetimi hizmeti alan toplam müşteri sayısı, 27 bin 800’den 23 bin 900’e düştü. Sektörün araç alımları da sınırlı kaldı. Araç kiralama şirketleri, 2025 yılında 278 milyar 158 milyon TL tutarında 91 bin adet araç satın aldı. Toplam otomotiv pazarının 1 milyon 368 bin 400 adetle kapandığı dikkate alındığında, kiralama sektörünün payı %7’nin altında kaldı. TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekerek, uzun vadeli ve uygun koşullarda finansmana erişimde yaşanan sorunların büyümeyi sınırladığını vurguladı. Tangün, dezenflasyon süreciyle birlikte faiz oranlarında yaşanacak kademeli düşüşün 2026 yılında sektör için toparlanma alanı yaratabileceğini, uygun vadeli finansman imkânlarının güçlenmesinin operasyonel kiralama sektörünün büyüme ivmesini yeniden destekleyeceğini ifade etti.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Emre Özpeynirci Arşivi

Vegas’ta şov başlıyor!

05 Ocak 2026 Pazartesi 07:00

Avrupa'nın emisyon çöplüğü olduk

29 Aralık 2025 Pazartesi 07:00

‘Made in EU’ Korkusu

22 Aralık 2025 Pazartesi 07:00

Rekor vitrinde, durgunluk fabrikada

15 Aralık 2025 Pazartesi 07:00

Fransızların Türkiye Aşkı

08 Aralık 2025 Pazartesi 07:00