Erkeklerin dünyasında bir savaşçı: Karyalı Artemisia

Herodot gibi tarihçilerin saygıyla andıkları amiral, stratejist Kraliçe Artemisia sadece kendi çağında değil kendinden sonraki dönemlerde değerlendirildiğinde de müstesna bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Sürekli muharebe halinde olan Yunanlılar ve Persler arasında Ege’ye yakışır bir kültürel köprü rolü üstlenen Karya’nın güçlü kraliçesi, bir savaş, siyaset ve diplomasi uzmanıydı. Kadınların eğitim alamadığı, hukuki ve miras haklarından istifade edemedikleri M.Ö 5. Yüzyılın dünyasında klasik ataerkil normları zorlayıp yer yer altüst eden bir kadın. Artemisia, bugün çok daha iyi bir şekilde hatırlanmayı hak ediyor. Heyhat, hayatı Kleopatra gibi entrikalı bir aşk hikayesi eşliğinde trajedi olarak sunulmadığı için unutulup gitmiş. Oysa Anadolu tarihinin en önemli kadınlardan biri…O yüzden de bugün sizleri binlerce yıl öncesinin Halikarnas’ına götürüp Artemisia’yı anlatacağım.

DÜNYANIN İLK KADIN AMİRALİ

Kendisi de aynı bölgede yaşamış olan Herodot’a göre Artemisia’nın babası Karya kralı, daha doğrusu tiranı Lygdamis’ti. Annesiyse Girit’ten gelmişti. Dolayısıyla Artemisia hem Karya hem de Helen kültürüyle yetişmişti. Yaşadığı dönem olan M.Ö. 5 Yüzyılda Anadolu, Pers İmparatorluğu’nun egemenliği altındaydı. Kocası öldükten sonra küçük yaştaki oğlunun yerine naip olarak tahta oturdu ve naipliğin ötesinde bilfiil hükümdar konumuna geldi ki bu da tarihte çok nadir olan bir şeydir. Kraliçeliği sırasında ülkesi her ne kadar bir Pers vasallığı olsa da o ülkesini bizzat kendi yönetti ve arada kalan ulusunu koruma altına almak için Perslerle ilişkileri iyi bir diplomatik zemine oturttu. Artemisia, efsanevi Pers Kralı Xerxes’e bağlı bir vasal olmanın ötesinde aynı zamanda krala danışmanlık ve komutanlık da yaptı. Tarihin en önemli savaşlarından biri sayılan Salamis Deniz Savaşına beş gemisiyle katılıp pek çok tarihçinin yazdığı üzere stratejik kararlar alarak hükümdarın gözüne girdi.

KALİNDA TİRANI’NIN GEMİSİNİ BATIRDI

Yıl M.Ö. 480’de Artemisia, Xerxes’e karşı durmuş, denizin içine doğan Yunanlılara karşı bir deniz savaşına girmenin ne kadar yanlış olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Herodot’a göre savaş konseyinde savaşa karşı çıkan tek kişi odur. Ama Xerxes, başkomutanı Mardonios’u dinlemiş ve savaşa katılmıştır. Herodot ve Plütarkos gibi tarihçilerin anlatımına göre Artemisia, Salamis muharebesine 5 ihtişamlı gemiyle katılır. Savaş sırasında Atinalılar Artemisia’yı takibe alınca o da müttefiki ama hiç hazzetmediği Kalinda Tiranı Damasithymos’un gemisini batırır. Böylece Atinalılar, Artemisia’nın gemisini kendilerinden sanıp onu rahat bırakırlar. Bu hareketiyle “erkek gibi savaştığı” için Xerxes’in övgülerini alır diye ekler Herodot.

ANTİK ÇAĞ’IN TARİHÇİLERİNİ BİRLEŞTİRDİ

Plütarkos da kardeşi Ariamenes’in naaşını alıp Xerxes’in huzuruna çıktığını, yani neyi kaybettiğini gösterme cesareti ve eleştirisini getirdiğini not eder. Sonuçta Persler ve uyduları yenilmiştir ama Artemisia tüm kayıplarına rağmen tahtını korumuştur. Tüm bu anlatılardan, savaşçı, korkusuz, stratejik düşünme yetisine sahip bir kadın çıkar. Antik çağda Diodoros Siculus, Herodot, Plütarkos ve Polyaenus gibi tarihçiler her zaman çok güvenilir olmayabilir fakat burada hepsinin tutarlı bir şekilde resmettikleri kadının antik dünyada istisnai bir konumda olduğunu görürüz. Erkek egemen sistemde başlı başına bir devrim niteliğindedir çünkü kadınların yönetici olamayacağı doktrinini çürütür, kültürel sınırların aşılabildiğini kanıtlar ve gücün cinsiyetten kaynaklanmayacağını ispatlar.

Salamis savaşından sonra Artemisia hakkında fazla bilgi yoktur. Perslerin Anadolu’daki hegemonyası bir süre daha devam ettiği için Artemisia ve ailesinin onlara sadık kaldığı söylenir. Yunanlı tarihçiler tarafından Helen kültürünü Halikarnas’ta yaşattığı için “bizden” olarak nitelenir. Onlara karşı savaşmasına rağmen Artemisia’yı hayranlık ve rahatsızlıkla bir tür “uyarıcı hikâye” olarak anlatırlar. Zira Amazon gibi kadınlar her daim tehlikelidir. Doğu’nun, yani Perslerin Yunan dünyasında anlaşılmasına yardımcı olan nadir karakterlerden biri olan Artemisia tarihe çok kültürlü, zeki, yalnızca asker değil, adil ve diplomatik bir hükümdar olarak kalır. Ne mutlu ki Anadolumuz onca güçlü kadını görmüş. Onları hatırlamak, öykünmek, onları yaşatacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Pelin Batu Arşivi

Devrimin dipnotu: Charlotte Corday

26 Ekim 2025 Pazar 07:00