Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

Görünen Köy...

“Bir büyük belirsizlik çağında yaşıyoruz.”

Günümüzde söze böyle başlamak moda oldu. Hemen her seviyede devlet adamı, her görüşte siyasetçi, her konudaki ilim insanları, diplomatlar, analistler, televizyon allemeleri, hülasa ‘büyük söz’ söylemek iddiasında olan herkes konuşmasına bu sözlerle başlıyor; “Bir belirsizlik dönemine giriyoruz” diyerek meçhulün cazibesine sığınıyorlar...

Batı yakasında değişen bir şey yok; bilinmeyen, belli olmayan, öngörülemeyen bir şey de yok. Dün ne yapıyorlarsa, dün neyi ne için yapıyorlarsa bugün de aynı şeyleri aynı sebeplerle yapıyorlar, yarın da aynısını yapacaklar. Kafamızı kuma sokmayalım; öğretilmiş ezberlerin içinde kendimizi kandırmayalım.

BENCE, görünen köye kılavuz istemez; bilinmeyen bir şey yok!

Çünkü, Batı yakasında değişen bir şey yok...

Dünyanın Batı Yakası’nın hikayesi, insanlık hafızasının acı ve utanç tarihidir; soykırım, köle ticareti, işkence, istila, adaletsizlik, sömürü, ahlaksızlık, kısacası insanlık dışı tüm değerlerin anlamlı bütünlük içinde bir medeniyete dönüştüğü bir dünyadır Batı Dünyası...

Batı Dünyası’nın patronu Amerika Birleşik Devletleridir.

ABD, Amerika kıtasının 1492 yılında keşfedilmesinden sonra istilacı Avrupalılar tarafından Asya kökenli Kızılderili yerlilerin soykırım yoluyla yok edilmesi ile kurulmuş, Afrikalı karaderili insanların köleleştirilmesi ile zenginleşmiş, kalkınmış ve küresel bir güç haline gelmiştir. Temelleri Kızılderili yerlilerin ve Afrikalı zencilerin kanları ve terleri ile karılmıştır.

Bugünkü ABD’nin büyük kısmı (güney eyaletleri Meksika’dan, Batı eyaletleri Fransa’dan, Alaska Rusya’dan) para ile satın alınmıştır. ABD’yi kuran ve azınlıkta olan Avrupalılar, çoğunluğu oluşturan Güney Amerikalıları, Afrikalıları ve Asyalıları bir dehşet dengesi içinde bir arada tutar, İngiliz aklıyla yönetir ve Yahudi sermayesine pazar eylerler...

ABD ve Avrupa devletleri varlıklarını/zenginliklerini dünyanın başka coğrafyalarının her türlü kaynaklarını zor kullanarak sömürmekle elde etmişlerdir. Barışla değil savaşla; hukuk tanımazlar, antlaşmalarına sadık kalmazlar. (6 adet F35 savaş uçağımızı parası ödendiği halde teslim etmediler, İngilizler de 1914 yılında iki savaş gemimizi vermemişlerdi)

Batı Dünyası’nın hukuk, adalet, insan hakları gibi değerlerin yok sayıldığı bu tavrı, genetikleşmiş bir karaktere dönüşmüştür; dün de bugün de yarın da Batı budur!

Bugün insanlığın yaşadığı bunalımın temel sebebi Batı’nın bu tavrıdır.

2026 yılına yeni bir bunalımla başladık. ABD, ikinci döneminin ikinci yılına ‘barış yılı olsun dileğiyle’ başlayan Başkan Trump’ın kararı ve emri ile bağımsız bir ülkeye resmen çöktü; seçilmiş devlet başkanını gece yarısı yatak odasından sürükleyerek ‘kaldırdı’ eşi ile birlikte zincirlere vurarak esir aldı, ülkesine götürdü.

Trump, “artık Venezuela’yı biz yöneteceğiz, petrolünü biz çıkartacağız ve tüm dünyaya biz pazarlayacağız, petrol gelirleri benim kontrolümde olacaktır” dedi.

Sırada başka ülkelerin de olduğunu övünerek tüm dünyanın gözlerinin içine bakarak televizyon ekranlarından söyledi.

Trump, 8 Ocak 2025 günü yani bir yıl önce yaptığı basın toplantısında ABD’ye “ulusal güvenlik ve iktisadi refah” getirmek için dünyaya barış getirmeyi taahhüt etmişti.

Venezuela örneğinde olduğu gibi bunu nasıl yapacağını göstermiş bulunmaktadır.

Hedefinde yakın komşularından başlayarak hemen her ülke var...

Trump’ın “Amerika’yı yeniden büyük yapmak” (MAGA) (Make America Great Again) için her şeyi yaparım, buna hakkım var. Bunun için hiçbir seçeneği dışlamıyorum” dediği husus, Hitler’in “über alles Deutchland” sloganı ile aynı...

Şakası da yok! “dünyayı yakarım” diyor...Hitler öyle yapmıştı...

Önemli olan husus; bu “Sarı Bela’dan” nasıl korunacağız?

Şeytan kulağına kurşun dolsun, bizi duymasın...

Mesela bir gün “Çanakkale ve İstanbul Boğazları çok önemli, Rusya’ya karşı koruyamayabilirsiniz, gücünüz yetmez, kontrolünü ABD’ye devredin” derse ne yapacağız?

Yunanistan’daki üsler yetmedi Kıbrıs adasını da uçak gemisi haline getirdi. ABD, Tump yönetiminde, bir gece Bizans rüyası görür sabah kalkar Haçlı seferine çıkmaya niyetlenirse ne yapacağız?

Besleyip büyüttüğü Irak’ın kuzeyindeki peşmerge ve PKK ile Suriye’nin kuzeyindeki YPG/PYD’yi birleştirip bir devlet kurmaya kalkarsa ve Türkiye’ye NATO toplantılarında açıkça gösterdikleri haritaları dayatırlarsa ne yapacağız?

Bana göre Trump’ın en korkunç cümlesi, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, benim dostum ve saygı duyduğum biri. Onun da bana saygı duyduğunu düşünüyorum." sözleridir.

Bir belirsizlik çağına girmiyoruz; gelen çağ Türk asrı olacaktır, inşallah...

Nasıl?

Güçlü olmakla...

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi

Yeni Yıl

06 Ocak 2026 Salı 07:00

Muhasebe

30 Aralık 2025 Salı 07:00

Acı gerçekler...

23 Aralık 2025 Salı 07:00

Feti Yıldız “Doğru Söz”

16 Aralık 2025 Salı 07:00

Mesele(!)

09 Aralık 2025 Salı 07:00

İznik’in mesajı

02 Aralık 2025 Salı 07:00

Mümkün mü?

25 Kasım 2025 Salı 06:59

Geçen Hafta

18 Kasım 2025 Salı 07:00

Neler Oluyor?

11 Kasım 2025 Salı 07:00

Tuzu Kuruların Adaleti...

04 Kasım 2025 Salı 07:00